Bir Fransa Turu daha geldi kapıya dayandı muhterem okur. Önümüzdeki cumartesi Monaco’dan başlayan yol hikayesi 26 temmuzda Paris’te bitecek.
Biliyorsun Fransızlar her yıl, tur için bir sürü atraksiyon yapar. Bunlardan bu sene de bol miktarda mevcut. Lakin ne yaparlarsa yapsınlar birazdan kamuya açacağım fikir kadar yaratıcı olamazlar.
Aslında yıllardır Fransa Turu’na dair fikirler geliştirir dururum ama, ne dinleyen var, ne uygulayan. Kendi kendine çalan bir davul zurna misali konuşup duruyoruz şurada.
Mesela, taaa ne zamandan beri söylerim: Bakın kardeşim, şimdiye kadar her etaptan önce bir kurban kesseydiniz, bu kazaların hiçbirisi olmazdı. Hadi vejetaryenler mejetaryenler, steril Evropa ahalisi engel çıkarttı ve yapamadınız; bari her çıkıştan sonra sporcuların arkasından bir kova su dökün be bilader. “Güle güle gidin aslanlarım “deyiverin, “Yolunuz açık olsun yiğitlerim” deyiverin. Ya da takın her bisiklete bir nazar boncuğu. Asın her sporcunun boynuna bir çapraz “Maşallah...” Nefis olur, leziz olur, yahşi olur. Sekiz sütuna manşet olur: “Fenni Sünnetçi Sunullah Champ Elysee’de de hizmetinizde!”
Biliyorum yine kulak asmayacaksınız ama, yine de söylüyorum: Bu yıl size buradan, Kırkpınar’dan bir cazgır gönderelim.
Yazının devamını okumak için tıklayın.