
Döndük mü Bursa’dan?
Döndük.
Geldik mi Dersaadet’e?
Geldik.
Lakin Dersaadet bazen dersaadet, çoğu zaman derrezalet.
Olsun. Kavuşmamız tiryakından ayrı düşmüş bir tiryakinin hali gibi, pek duygusaldı.
Bir ara yeri öpsem mi diye düşündüm ama çok kirliydi, vazgeçtim.
***
Bilenler biliyor, on gün boyunca Bursa civarında İbnülcemal Ahmet Tevfik’in izini sürdük.
Velosipetle, mürşidimizin bir asır evvel geçtiği yolları, konakladığı hanları, içtiği suları aradık.
Geçen haftaki yazıda Mudanya’da kalmıştık.
İlk gün, Ahmet Tevfik ve “adı yok’ arkadaşının kaldığı İstanbul Oteli’ni aradık.
Aileden fotoğrafçı Çetin Bey hariç kimse bu otelden haberdar değildi. Çetin Bey’den otelin hayli zaman önce yıkıldığını öğrendik ve yerinde yeller esen havasını aldık.
Ertesi gün Bursa yolundaydık. Üstadın geçtiği yolu kullanarak Tepe Derbendi’ne tırmandık. Nilüfer Köprüsü’nü, Büyük ve Küçük Bekleme’yi geçtik. Ziraat Mektebi’ne uğradık.
Bursa’da Setbaşı’ndan, Tophane’ye, Ulu Cami’den Tahtakale’ye, Osmangazi ve Orhangazi türbelerine uzandık.
Bursa’dan Aksu’ya gidiş başlı başına bir maceraydı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.