
Bisiklet ahalisi olarak yıllardır şikâyet eder dururuz: İspanya Turu/ Vuelta’ya hâkim olan bozkır manzaraları seyir keyfi vermiyor. İnsanın gözü alışkanlıktan mıdır nedir, kahve değil; mavi/yeşil tonlar arıyor.
Kendi payıma ben bozkıra bayılırım. Ama bisiklet yarışında değil; bozlak dinlerken... Çekiç Ali tezeneyi sazın döşüne aynı ismi gibi vurarak Allı Turnam’ı söylerken.
Neyse ki Vuelta’da son haftaya girerken bozkır görüntülerinde bir kırılma oldu. Manzaralar, İtalya Turu/ Giro’yu andırmaya başladı.
Özellikle son günlerde koşulan sisli ve yağmurlu etapların kareleri mayısta koşulan Giro’dan çekilmiş gibiydi.
(Biri “ilk” diğeri “son” bile olsa bahar bahardır. Ve Bisiklet Manifestosu’nda da dendiği gibi “bisiklet aşktır: her bahar sırtınızı ürpertir.”)
***
Giro ile Vuelta benzerliği sadece iklimle sınırlı değildi.
İzleyenler biliyor, 2010 Giro’yu “Korkunç Ivan” lakaplı Ivan Basso kazandı. Basso’nun zaferinde genç takım arkadaşı Vincenzo Nibali’nin büyük payı vardı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.