
Yol bisikleti dünya şampiyonası, 28 eylülde Avustralya/ Melbörn’de başladı.
Sezon boyunca farklı takımlarda, birbirlerine karşı mücadele etmiş sporcular, şimdi aynı ülkenin yurttaşları olarak başkalarıyla mücadele ediyorlar.
Bisiklet dünya şampiyonaları bize “bisikletin ötekileri”ni fark etme, görme, tanıma imkânı sunar. Sezon boyunca kadraja giremeyen gençleri, kadınları ve “yoksulları” yollarda pedal çevirirken görürüz.
Özellikle “Dünyanın Bütün Afrika’larından” gelen sporcular, bisiklete hâkim olan “beyaz adam” manzarasını bozarak çok hayırlı bir iş görürler.
Hoş, “beyaz adam” “üstünlüğünü” yine konuşturur, podyumları yine o işgal eder, o kara çocuklara yine onları alkışlamak düşer ama... Bisiklet gibi devrimci bir spor, gün gelir “yine”yi yeniye bırakır.
***
Bu yılın cevabı en merak edilen sorusu Fabian Cancellara’yla ilgili. Her yerde Spartaküs lakaplı İsviçreli pedalın dördüncü kez şampiyon olup olmayacağı konuşuluyor. Sezon boyunca gösterdiği performansı düşününce, olmaması için hiçbir sebep yok... demiyoruz tabii ki. Bisiklet gibi şansın çok etkili olduğu bir sporda büyük laflar etmemeyi öğrendik.
(Spartaküs demişken; Spartacus dizisini izliyor musunuz? O nedir ya? Kimmeryalı Conan sanki: Bir elimde balta, umurumda mı dünya.
Yazının devamını okumak için tıklayın.