Artık sözün bittiği yere geldik. 12 Eylül referandumu ile ilgili olarak HAYIR ve BOYKOT cephesindekilere söyleyecek söz kalmadı. Çünkü, bu cenah için referandumda hukuk, toplumsal değişim veya reform oylanmayacak. Referandumun sonucunu korkular ve ataerkil şartlanmalar belirleyecek.
HAYIR diyenlerin önemli bir kısmı, bu tasarı sırf AKP Meclis Grubu tarafından hazırlandığı için koskoca bir HAYIR’ı hak ettiğini düşünüyorlar. Onların gözünde, tasarının içeriğinin hiçbir önemi yok! Siz istediğiniz kadar, “Yahu, askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının, memurlara grev hakkı verilmesinin, yüksek yargıdaki Kemalist-Alevi cuntasının dağıtılmasının ve son olarak TBMM’nin tepesinde bir senato gibi davranan ve zırt vırt parti kapatan Anayasa Mahkemesi’nin gücünün tırpanlanmasının ne zararı var?” diye tartışın. Bir şey değişmez!
Cam gibi gözlerle dinliyorlar. Daha sert laflar ederseniz de “Ay valla, sen de Fethullahçı olmuşsun!” gibilerden bir cevap alıyorsunuz. Koskoca bir file “sıfır numara saçma” ile ateş eden bir gariban avcı konumuna düşüyorsunuz. Hayvan, üstünü silkeleyip ormanın karanlıklarına doğru yürüyor...
Sanki lunaparktaki korku tüneline girmiş gibiler. Sürekli korkuyorlar ve çığlıklar atarak tünel içinde dönüp duruyorlar. Bunlar, genellikle eğitimli, iyi para kazanan ülkenin batısında oturan kentli kesimler. Kürt dendiğinde “Aman, PKK’lılar geliyor” diye zıplayan ve İzmir’de DTP konvoyuna taş atan “çağdaş görünümlü” kızlar da bu gruptan. Muhalefet, referandumu “AKP’nin politikalarına EVET veya HAYIR diyenler” olarak sunduğu için saflarını seçtiler.
Yazının devamını okumak için tıklayın.