Bugün Beşiktaş Adliye’sinde Dink Cinayeti davasının duruşması var. Hrant’ın katili diye ortaya sürülenleri kimlerin azmettirdiği, yıllar boyu Karadeniz bölgesinde psikolojik operasyonlar düzenleyerek it-kopuğun silaha sarılmasını sağlayanların kimliği bizce hâlâ meçhul. Sevgili Rakel Dink’in anlatımı ile “bir bebekten katil yaratan karanlığın” hâlâ aydınlatılmasını bekliyoruz. Bu amaçla kaleme alınan metni dikkatinize sunuyorum:
Sayın Başbakan,
Arkadaşımız Hrant Dink’i öldürdüler.
Beşinci yılına yaklaşan adalet arayışımız kadük kalmıştır.
Dilekçe verdiğimiz topyekûn devlet, kendini katile yakın gördü.
Zaten; katil, polis, bayrak ve muzaffer gülümseme kahramanlık posterinde poz vermişti.
Bir türlü ilamını malum edemediğiniz o kalabalık güruh, elbirliği ile kıstırmışlar, hain pusuda kurşun sıkmışlar, kaçmışlar, saklanmışlardı
Şikâyetçiyiz.
“Namus Sözümdür Adalet” diye ölü evinde ant içtiğiniz halde, Hrant Dink’i işaret parmağıyla gösterip “bunu” diyen yardımcınızı “Meclis Başkanı”, resmî makamda, adamları resmen “yakarız canını bak” diyen valinizi “Vekil”, emanet edilen canı kollamayan, kötülerin işini kolaylaştıran Emniyet Müdürü’nüzü “Vali”, 17 yaşındaki O.S’yi kocaman “Ogün Samast” ettiniz.
Kan adaletle susar, şikâyetçiyiz.
İsim verdik soruşturun diye, İçişleri Bakanı’nız olmaz onlar bizim çocuklar dedi.
Dışişleri Bakanı’nız AİHM savunmasında bu toprakların yiğit evladına “Nazi” dedi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.