21 haziran tarihli yazımda şöyle demiştim: “Yakında Anayasa Mahkemesi değişiklik paketini esastan inceleyecek ve muhtemelen bu değişiklik paketinin 1982 Anayasası’nın ruhuna aykırı olduğuna karar verecektir. Tersi, sürpriz olur!” Evet, son karar benim için sürpriz oldu. Bendeniz, Anayasa Mahkemesi’nin kompozisyonu ve HSYK ile ilgili maddelerin iptal edileceğini tahmin ediyordum, maalesef yanıldım.
Peki, kendilerini devletimizin esas sahipleri olarak görenler neden böyle bir karar aldılar? Neden, HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek ve arkadaşlarını feda etmeyi tercih ettiler? Acaba, bu konuda Ahmet Altan’ın dedikleri geçerli mi? Sevgili Ahmet Altan, devletlû takımının duygu dünyasını özetlediği yazısında, söyle diyordu:
“Son dünya kupası sırasında çok sık duyduğumuz bir deyimle söylersek, oyun disiplininden koptular. Fevkalade dağınık oynuyorlar. Kemalist rejimin devlet ricali paniğe kapılmış gözüküyor... Önce Genelkurmay Başkanı, sürmekte olan davalara müdahale ederek, askerî yargının açık hükmüne rağmen siyasete bulaşarak suç işledi. Ardından, Anayasa Mahkemesi, bizzat başkanının itirafıyla, Anayasa değişikliklerini ‘esastan’ incelemeye kalkışarak Anayasa’yı çiğnedi. Yasaları çiğneyen ve bunu ‘kılıfına uydurmaya’ bile çalışacak mecali kalmamış bir Genelkurmay Başkanı ile bir Anayasa Mahkemesi var karşımızda” (9 temmuz).
Şimdilik, solaryum yanığı suratlı TV yorumcusunun “paşam, kahvenizi nasıl alırsınız?” edası ile sormuş olduğu “çanak” soruları ve onlara cevap veren Malum Paşa’nın birlikte sürdürdükleri psikolojik operasyon çalışmalarını bir kenara bırakalım.
Yazının devamını okumak için tıklayın.