Komşumuz Yunanistan’ın bütçe açığının GSYİH’nın yüzde 12,7’sine yükselmesi ve kamu kesiminin iç borcunun yine GSYİH’nın yüzde 113,4’üne yükselmiş olması Yunanistan’ın krizini gündemin tepesine taşıdı. Kısacası, Yunanistan’ın üretmeyen ve fakat sürekli olarak borçlanan bir ülke olması, AB’de tehlike çanlarını çaldırıyor. Yunanistan’ın krizi artık AB’nin krizi haline geldi. Çünkü avro, dolar karşısında değer kaybediyor. Yaşanan kriz sonucunda acaba Yunan ekonomisi tekrar “üreten bir ekonomi” haline gelebilecek mi? Son günlerde bu mesele tartışılıyor.
İkinci mesele ise, PASOK hükümetinin bütçe açığını azaltmak için askerî harcamalarda kısıntı yapması ihtimalidir. Malum, PASOK sol bir partidir ve memur maaşlarını azaltmak veya kamu harcamalarını durdurmak onların benimseyeceği bir politika değildir. PASOK yönetimi, haklı olarak, Yunanistan’da yeni bir grev ve protesto dalgasının patlamasından da korkmaktadır.
Eurointelligence isimli araştırma kuruluşunun uzmanlarından Jacques Delpa’nın 11 Şubat 2010 tarihli analizine göre, Yunanistan her yıl GSYİH’nın yüzde 4,3’ü kadar savunma harcaması yapmaktadır. Bu oran Türkiye için yüzde 5,3, Kıbrıs Cumhuriyeti (Rum kesimi) için ise yüzde 3,8 civarındadır. AB ülkelerinde bu oranlar yüzde 1,5 civarındadır. Kısacası, Yunanistan AB ortalamasının yaklaşık üç misli ve Türkiye de yaklaşık dört misli parayı silah alımına ayırmaktadır.
Eğer Yunanistan, askerî harcamalarını önümüzdeki yıllarda yüzde 1 seviyesine indirirse, GSYİH’nın yüzde 3,3’ü kadar parayı tasarruf etmiş olacak ve yüzde 12,7’lik bütçe açığının üçte birini kapatmış olacaktır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.