1980’lerde bir “Kolejlere Giriş Sınavı” yapılmış ve Robert Kolej’i kazanan sınav birincisi ile gazeteciler mülakat yapmıştı. Âdet olduğu üzere, kendisine “Büyüyünce ne olacaksın” sorusu yöneltilen sivri zekâlı çocuk şöyle demişti: “Robert Kolej’den sonra Boğaziçi Üniversitesi’ne gireceğim. Orada işletme okuduktan sonra Orta Doğu ülkelerine ihracat yapacağım!” Bu cevap, aslında zamanın ruhunu yansıtıyordu. Dönem, “yurtdışına açılma” dönemiydi. Özal döneminde yabancı dilde eğitim yapan okullardan mezun gençler Türkiye’nin ihracat hamlesinin öncülüğünü yapmışlardı. Ama artık, işler değişiyor. Nasıl mı? Anlatalım.
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın davetlisi olarak 25-29 aralık tarihleri arasında Fas’ta bulundum. Kazablanka, Marakeş, Fez ve Rabat’ı ziyaret etme imkânımız oldu. Bu yazıda, çok ilginç bir ülke olan Fas’tan bahsetmeyeceğim. Bu yazıyı Fethullah Hoca cemaatine ait okullarla ilgili izlenimlerimle sınırlı tutmak istiyorum.
Fas’ta Fethullah Hoca Efendi hareketi tarafından kurulmuş dört okul var. Bu okulların tümü
Muhammad al Fatih (Fatih Sultan Mehmet) eğitim kurumları içinde yer alıyor. Tanca’daki okulda 850, Fez’de 250, Kazablanka’da 20 ve Tetouan’da ise 120 Faslı öğrenci çeşitli düzeylerde (ilk, orta, lise) eğitim görüyor. Bu okullarda Faslı öğretmenlerin yanı sıra Türkiye’den gitmiş olan 24 öğretmen ve yönetici çalışıyor. Okulların eğitim kalitesi gayet iyi olmalı ki veliler yılda yaklaşık 1000 avro okul ücreti ödüyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.