Geçen hafta, CHP lideri Baykal’ın ‘yatakta röveşata’ görüntüleri ve istifasından sonra, “siyasette liderlik nedir” veya “lider-örgüt ilişkisi nasıl olmalıdır” gibi sorular üzerine epey laf edildi. Birkaç ay önce, Ümit Fırat dostumuz, şu anda hapiste olan Şemdin Sakık’ın “örgüt-lider ilişkisi” hakkında yazdıklarını bana anlatmıştı. PKK’nın “ikinci adamı” olmakla suçlanan Şemdin Sakık’ın 12 Ocak 2009 tarihinde kendisini savunmak amacıyla yazdığı bir mektubu internette buldum. Mektup şöyle:
“İkinci adam sıfatı Batı kültüründe var, ama Doğu kültüründe yoktur. Bilinir ki, Batı’da yardımcı, Doğu’da yâver vardır. Birincisi ‘ikinci adam’lığa, ikincisi kuryeliğe tekabül eder. Batı’da danışman, Doğu’da soytarı ya da başka bir deyimle dalkavuk vardır. ‘Danışman’ fikir, ‘dalkavuk’ alkış üretir. ... Örneğin, sayısız imparatorluğa tanık olan Doğu’da; firavun, hakan, çar, şah, padişah, sultan ve kralların ikinci adamları olmamıştır; zira her birisi, kendini ‘yarı tanrı’ katında gördüğü için yardımcılara ihtiyaç duymamışlardır.
‘Tek adam’ geleneği, Rönesans’la birlikte Batı’da tümden tarihe karışırken, Doğu’da varlığını sürdürdü. İmparatorlukların enkazı üzerinde inşa edilen ulus-devlet döneminde de devam etti: Gerçek anlamda yardımcısı olan bir devlet başkanına tanık olunmadı. En küçük devletin başı bile kendisini ulaşılmaz yükseklerde gördü.
Yazının devamını okumak için tıklayın.