Sizlere bu yazıyı Diyarbakır’dan yazmayı düşünüyordum, ama kısmet değilmiş. Yaklaşık iki ay önce, Abant Platformu tarafından düzenlenen “Kürt Sorunu: Barış ve Geleceği Birlikte Aramak” isimli toplantıya katılmıştım. Çok farklı siyaset ve kökenlerden gelen aydınlar iki gün boyunca Kürt meselesini tartışmış ve kamuoyuna bir de sonuç bildirgesi açıklanmıştı. Kürt meselesinin tartışılmasını bile denetlemek isteyen DTP’liler ise Abant toplantısını boykot etmişlerdi. Ama hesapları şaştı. Diyarbakır’da bir yerel TV kanalı toplantıyı başından sonuna naklen yayınlayınca, bölgede kahvehaneler dolup taşmış ve halk Abant’taki tartışmaları sonuna kadar izlemişti!
Abant’taki seviyeli tartışma ortamı bölgeden gelen dostlarımızı etkilemiş olmalı ki, bu sefer de Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) öncülüğünde altı sivil toplum kuruluşu geçtiğimiz hafta sonu bizleri Diyarbakır’a davet ettiler. Fakat, bu davet anlaşılan bazı ‘siyasi komiser’lerin hoşuna gitmemiş ki kimin sözcüsü oldukları bölgede iyi bilinen bir internet sitesinde yayımlanan tehditler sonucunda Diyarbakırlı işadamları bu daveti son anda iptal etmek zorunda kaldılar.
Diyarbakır sivil toplum kuruluşlarının ortak basın açıklaması şöyle: “Diyarbakır’da bugün yapmayı planladığımız ‘Kürt Sorunu: Barış ve Geleceği Birlikte Aramak’ konulu Abant Platformu Sonuç Bildirgesi’nin tartışılacağı toplantının yapılmaması için; kendileri dışındaki hiçbir düşünceye tahammül edemeyen bir anlayış tarafından gerek çağrıcılara, gerekse davetlilere yoğun baskı ve tehditlerde bulunulmuştur. Kürt sorunun çözümü noktasında; yıllardır iyi niyetli, demokratik öz taşıyan her türlü girişime destek verdik... Bizler, her zaman sorunun değil, çözümün bir parçası olmaya özen gösterdik. Çok önemli bir sorumluluk taşıdığımız bir dönemde, gerginliğin tarafı olmamak amacıyla... ve davetlileri zor durumda bırakmamak adına, toplantıyı şimdilik iptal etmiş bulunuyoruz” (Zaman, 13 Eylül).
Yazının devamını okumak için tıklayın.