Geçen hafta Kılıçdaroğlu’nun kurultay konuşmasını değerlendirmiştim. Yazının sonunda, “Devlet kuran parti” olan CHP’nin Dersim’in Kureyşanlı aşiretinden Kürt-Alevi Kemal Kılıçdaroğlu’ya kurtarıcı olarak sarılmasının tarihin bir cilvesi olduğunu ifade etmiştim. Hatta, 1938’de CHP’nin katliam yaptığı Dersim’den birini 2010 yılında kurtarıcı olarak görmesinin “ilâhi adalet”in bir tecellisi sayılması gerektiğini ifade etmiştim. Ertesi gün bir arkadaşım aradı ve aramızda şu konuşma geçti.
– “Ayhan, sen Hürriyet okumuyorsun galiba?”
– “Haklısın, okumuyorum. Benim doktorum Hürriyet okumamı yasakladı! ‘Hocam, siz zaten kilolusunuz, sigara da içiyorsunuz. O gazetedeki saçma sapan yazıları okuyup sinirlenmeyin, asabınız bozulmasın ve ayrıca akıl sağlığınızı da tehlikeye atmayın’ dedi. Ben de doktor tavsiyesine uyup, Hürriyet okumuyorum.”
– “İyi ama, bu sefer hata yapmışsın?”
– “Ne yapmışım?”
– “Pazar günü, Hürriyet’te Soner Yalçın’ın Kılıçdaroğlu hakkında bilinmeyen tek gerçek başlıklı yazısını okusaydın, o son cümleyi yazmazdın!” dedi.
Tabii, hemen Soner Yalçın’ın yazısını okudum. Kemal Bey adına biraz üzüldüm.
Efendim, yazının başında Soner Yalçın ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında bir ahbaplık olduğunu öğreniyoruz. Bir gün, Soner Yalçın lafı Dersim’e ve Zazalara getiriyor. Bunun üzerine Kemal Bey, Soner Yalçın’a bir zarf yolluyor. Zarfın içinden TRT Avrasya televizyonunda yayımlanmış bir programın daktilo edilmiş metni çıkıyor. Prof. Alemdar Yalçın’ın hazırladığı bir program bu. Prof. Yalçın’ın ‘Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Merkezi’nde yöneticilik yaptığını öğreniyoruz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.