Suriye politikasına ilişkin bir yazımda Türkiye’nin Suriye’ye muhtemel askerî müdahalesi ile ilgili olarak şunları söylemiştim:
“Bendeniz Suriye rejiminin ancak Türkiye’nin bir askerî müdahalesi sonucunda yıkılacağını düşünüyorum. Peki, Baas rejiminin halka zulüm yapması, Sünni sivilleri bombalaması halkımız nezdinde ordunun Suriye’ye girmesi için yeterli bir sebep midir? Bence hayır! Daha ciddi birtakım sebepler lazım! Ancak PKK’nın Suriye tarafından desteklendiğini gösterdiğiniz zaman, ‘terörle mücadele’ etiketi altında böyle bir askerî operasyonun mazeretini hazırlayabilirsiniz. Aksi takdirde, Türkiye’de kimse oğlunun Suriye’de şehit düşmesini içine sindiremez. Tabii ki Türkiye’nin Suriye’ye karşı girişeceği bir askerî müdahale ABD, NATO ve AB tarafından alkışlanacaktır. Hatta Suriye’nin zulüm altındaki Sünni nüfusunun sevineceğini düşünebiliriz” (Taraf, 5 aralık).
Evet, Suriye nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Sünnilerin olası bir askerî müdahaleye sevineceklerini tahmin ediyordum. Fakat bunun “askerî müdahaleye davet” şeklinde ortaya çıkacağı aklıma gelmemişti.
Geçtiğimiz hafta, Arap Birliği bir gözlemci heyetini Suriye’ye yolladı. Suriye’nin kuzeyindeki Humus şehri zaten Esad rejimine karşı muhalefetin merkezidir. Haftalardır Suriye ordusunun kuşatması altındaki şehirde kan gövdeyi götürüyor. Suriye muhalefeti, Arap Birliği gözlemcilerini Humus’ta bir gösteri örgütleyerek karşılamışlar. Sabah’ın haberi şöyle:
“Suriye’de ordunun haftalardır kuşatma altında tuttuğu Humus, dün isyanın başlangıcından bu yana düzenlenen en büyük gösterilerden birine sahne oldu. Arap Birliği gözlemcilerinin ziyareti sırasında kent merkezinde toplanan 70 bin civarında insan Türk bayrakları açarak Büyük Erdoğan sloganları attı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.