Abant Platformu’nun düzenlediği toplantıda serin bir havada yine Abant’ta “Vesayet ve Demokrasi” sorunlarını tartıştık. Vesayet dediğimiz şey, seçimle gelen bireylerden oluşan kurulların iradesinin, üyeleri atama sonucunda oluşan kurullara tâbi olması demektir. Tabiatıyla, konu Anayasa Mahkemesi’nin son günlerde çokça tartışılan statüsü ve yıpranmışlığı etrafında döndü dolaştı. Özellikle, AKP’lilerin desteği ile TBMM’den geçen ve önümüzdeki günlerde Anayasa Mahkemesi tarafından ele alınacak olan değişiklik paketinin akıbeti tartışıldı. Zaten tebliğ sunanlar arasında Prof. Ergun Özbudun, Prof. Serap Yazıcı, Prof. Mustafa Erdoğan gibi anayasa hukukçularının bulunması Türk anayasa geleneğinin enine boyuna ele alınmasına neden oldu.
Bence toplantının en ilginç konuşması Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından yapıldı. Sn. Ergin “Vesayet anlayışının siyasi partilere güvenmediğini, bu nedenle Türkiye’nin siyasi partiler mezarlığına çevrildiğini” söyledi. Türkiye’deki vesayetçi yapıyı, “Demokrasimizin bir hastalığıdır. Millet iradesinin haciz altına alınmasıdır” şeklinde özetledi. Bakan Ergin, “Bu hastalıklı zihniyetin, halkı cahil ve kendini yönetemez” olarak gördüğünü kaydetti. Ergin, “Göbeğini kaşıyan adamların ya da köylülerin oy verdiği bir parti isterse yüzde 80-90 oranında oy alsın, iktidar olamaz. Seçkin vasilerin uygun görmediği, onaylamadığı hiçbir adımı atamaz” dedi. Bu zihniyetin algısına göre, “Parlamentonun bütün kötülüklerin kaynağı” olduğunu belirten Ergin, “Bu yüzdendir ki ülkemiz âdeta siyasi partiler mezarlığı olmuştur.
Yazının devamını okumak için tıklayın.