1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:41
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayhan Aktar İLGİNÇ ZAMANLAR 04.08.2008
Ayhan Aktar
Yanılmışım!
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayhan Aktar - Yanılmışım! Ayhan Aktar - Yanılmışım! Ayhan Aktar - Yanılmışım! Ayhan Aktar - Yanılmışım! Ayhan Aktar - Yanılmışım! Ayhan Aktar - Yanılmışım! Ayhan Aktar - Yanılmışım! Ayhan Aktar - Yanılmışım!
Ayhan Aktar köşe yazılarını web sitenize ekleyin

AK Parti’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne dava açıldığı günden itibaren ben partinin kapatılacağını düşünüyordum. Çevremde fikrimi soran dostlara davanın siyasi niteliğinin altını çizerek, “eğer bu dava 9 üyenin kabul ve sadece 2 üyenin ret oyu ile yüksek mahkemenin gündemine taşındı ise, sonuç şimdiden bellidir. Kapatırlar!” diyordum. Özeleştiri yapıyorum: Yanılmışım!

Çarşamba akşamı karar açıklandıktan sonra, “acaba nerede yanıldım” diye kendimi sorgulamaya başladım. Sosyolog olmanın getirdiği bazı mesleki sakatlıkların (professional deformations) beni yanılgıya sürüklediğini sanıyorum. Biz sosyologlar bireyin verdiği kararların kendi sınıfsal konumu, aldığı eğitim, sosyalleşme süreci ve içinde yaşadığı kültürel çevre tarafından şekillendiğini düşünürüz. Sosyal bilimci kafası böyle çalışır. Kapatma davası mahkemenin gündemine taşındığı gün, bendeniz Anayasa Mahkemesi’nin web sitesine girerek üyelerin özgeçmişlerine göz atmıştım. Özgeçmişlerden kalkınarak, “bu heyet AKP’yi kapatır” kanaatine varmıştım. Yanılmışım!

Demek ki benim yaklaşımım, yüksek mahkeme üyelerinin her şeyden önce hukuka olan bağlılıklarını yeteri kadar ciddiye almamıştı. Hangi üyenin nasıl oy kullandığı basında yer aldığına göre, önce “AKP kapatılsın” diyen üyelerin özgeçmişlerini özetleyelim:

Z. Ayla Perktaş, (Ankara Hukuk Fakültesi, Danıştay Üyesi).

Fulya Kantarcıoğlu, (Ankara Hukuk Fakültesi, Danıştay Üyesi).

Şevket Apalak, (Ankara Hukuk Fakültesi, Danıştay, İdare Mahkemesi Üyesi).

Mehmet Erten, (İstanbul Hukuk Fakültesi, Ceza Hâkimi, Yargıtay Üyesi).

A. Necmi Özler, (İstanbul Hukuk Fakültesi, Askerî Hâkim, Askerî Yargıtay Üyesi).

Osman Paksüt, (Ankara Hukuk Fakültesi, Emekli Büyükelçi).

Yukarıda görüldüğü gibi, “AKP kapatılsın” diyen üyeler ağırlıklı olarak Danıştay kökenli. Danıştay ve İdare Mahkemeleri’nde bildiğimiz usulde insanların hâkim karşısında çıktığı türde yargılama olmaz. İdare Hukuku’nda kararlar dosya tetkik edilerek verilir. Danıştay üyeleri de ağırlıklı olarak ‘idare’nin menfaatlerini kollayan bir hukuk formasyonuna sahiptir. Bu üyelerin neden kapatma yönünde oy kullandıklarını açıklamak kolaylaşmaktadır. Önceden meslekten diplomat, Yargıtay ve Askerî Yargıtay üyesi olan üyeleri de bu gruba ilave ettiğimiz zaman “AKP kapatılsın” diyen altı üyenin tavrı benim ‘sosyolojik analizlerim ile uyumlu’ sonuç arz ediyor. Gelelim, analizlerin çuvalladığı noktaya. Yâni, “AKP kapatılmasın, ama parası kesilsin” diyen üyelere:

Serdar Özgüldür, (Kara Harp Okulu - İstanbul Hukuk Fakültesi, Askerî Hâkim, Askerî İdare Mahkemesi üyesi)

Prof. Sacit Adalı, (Ankara Üniversitesi, SBF, Öğretim Üyesi)

Ahmet Akyalçın, (Ankara Hukuk Fakültesi, Savcı ve Ceza Hâkimi, Yargıtay Üyesi)

Serruh Kaleli, (Ankara Hukuk Fakültesi, Serbest Avukat, Barolar Birliği kontenjanından üye)

Dikkat ederseniz, bu dört üyeden sadece bir tanesi “AKP kapatılsın” diyen grubun yanında yer alsa ve o yönde oy kullansa, nitelikli çoğunluk sağlanacak ve AKP kapatılacaktı. Örneğin, kariyerine Foça Amfibi Deniz Piyade Alay Komutanlığı’nda başlayan ve daha sonra hukuk fakültesini dışarıdan bitirerek askerî hâkimlik ve savcılık mesleğine intisap eden Sn. Serdar Özgüldür’ün aldığı eğitim dolayısıyla ‘laiklik karşıtı faaliyetlere odak olma’ konusunda daha sert davranacağını tahmin etmiştim. Herhalde, Cemil Çiçek’in AKP için yaptığı hukuki savunma o kadar ikna edici oldu ki bazı üyeler kapatma yönünde oy kullanmaktan vazgeçtiler. Yanılmışım!

Son olarak, birkaç ay önce “bu dava Anayasa Mahkemesi’nin önüne gelmesin!” yönünde Haşim Kılıç ile birlikte oy kullanan Prof. Sacit Adalı’nın kararını açıklamakta güçlük çekiyorum. Bu durum gazeteci Mehmet Tezkan’ın da dikkatini çekmiş, Sn. Adalı’yı şöyle anlatıyor: “İslami kesime yakınlığıyla biliniyor. Muhafazakâr, mütedeyyin bir yaşam tarzı var. Yıllardır önemli kararlarda Haşim Kılıç ile Sacit Adalı adını hep duymuşsunuzdur. ... Türban değişikliği Anayasa’ya aykırı değildir diyen iki üye kim? Haşim Kılıç ve Sacit Adalı. … Bu kez farklı davrandı. … AKP kapatılsın demedi ama laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelmiştir kararına da imza attı” (Vatan, 31 temmuz). Evet, benim sosyolojik analiz burada da çuvalladı. Başsavcı Abdurrahman Bey’in “Google iddianamesi” diye basında “tu kaka” edilen iddianamesi muhakkak Prof. Adalı’yı etkilemiş olmalı diye düşünüyorum. Velhasıl, yine yanılmışım!

Ama bu vesile ile bazılarının hakkını teslim etmek gerekiyor. İşte Bilal Çetin’in karardan bir gün önce Vatan’da yazdığı yazı: “Önceki gün Anayasa Mahkemesi’nin toplantıya başladığı saatlerde, çok güvendiğim ... bir haber kaynağım telefon etti: Anayasa Mahkemesi’nin 11 üyesi AKP’nin, laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelip gelmediği yönünde uzun tartışmalar yapacak. Ve sonuçta kapatma eğilimi ağır basacak ve oylamaya geçilecek. Oylama sonunda da karar, 6’ya 5 kapatma yönünde çıkacak. Ama tabii ki Anayasa gereği nitelikli çoğunluk olan 7 oy çıkmadığı için AKP kapatılmayacak. AKP kapatılmayacak ama ciddi bir imaj ve prestij kaybına uğratılacak. Toplum ve kamuoyu nazarında sicili zedelenmiş olacak. Çok ciddi bir uyarı almış olacak. Bundan sonraki süreçte iktidar partisi imajını düzeltebilmek, laikliğe duyarlığı kesimlerin güvenini yeniden kazanabilmek için daha dikkatli hareket etmek, imajını düzeltmek zorunda kalacak...”

Ah keşke, benim de “her şeyi önceden bilen” haber kaynaklarım olsaydı da sosyolojik analizlerimle etrafımı yanıltmasaydım! Kıskançlıktan çatlamak üzereyim...

 

Diğer Ayhan Aktar Makaleleri:
  1. 13 eylülü düşünmek... - 30.08.2010
  2. Alevilerin karşılıksız aşkı... - 23.08.2010
  3. Muhalefetin sefaleti... - 16.08.2010
  4. Gandi Kemal’in CHP ile imtihanı... - 09.08.2010
  5. Yüzde 10’luk seçim barajı... - 02.08.2010
  6. Müslüman’ın tatili... - 19.07.2010
  7. Bu sefer, ‘yemedi’ galiba! - 12.07.2010
  8. Vesayetten kurtulmak... - 28.06.2010
  9. Bindik bir alâmete; gideriz kıyamete... - 21.06.2010
  10. ‘Kâğıt üzerinde vatandaş’ ve vakıfları... - 14.06.2010
  11. Mavi Marmara’da olmak... - 07.06.2010
  12. Pardon, Gandi Kemal Oğuz Türklerinden imiş! - 31.05.2010
  13. Gandi Kemal’in açmazları... - 24.05.2010
  14. ‘İkinci adam’ var mı - 17.05.2010
  15. Demokrasiye ‘alaturka’ geçiş... - 10.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Yanılmışım! - Ayhan Aktar
03.09.2010 06:41:45