1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 11:45
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 01.05.2011
Ayşe Hür
1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı!
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı! Ayşe Hür - 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı! Ayşe Hür - 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı! Ayşe Hür - 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı! Ayşe Hür - 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı! Ayşe Hür - 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı! Ayşe Hür - 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı! Ayşe Hür - 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı!
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin
1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı!

Bugün 1 Mayıs. 12 Eylül öncesinin ünlü marşında dendiği gibi “İşçinin emekçinin bayramı/ Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkın bayramı.”


Her ne kadar Türkiye’de “devrimin şanlı yolunda ilerleyen bir halk” yoksa da, Ortadoğu ülkelerindeki “devrimsi” hareketlerle teselli bulabiliriz.


Daha önce bu sayfalarda iki kez Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerindeki emek tarihine ve 1 Mayıs anmalarının tarihine değindim. Üstelik üzerine yazılacak çok konu var. “Çılgın Proje”, Suriye’deki ayaklanma, internet sansürü ilk aklıma gelenler. Ancak, bu hafta, Osmanlı emek tarihinden bir özet yapacağım, çünkü sınıf mücadelesini, en az kimlik mücadeleleri kadar önemli buluyorum.


Ancak yapacağım özetin ağırlık merkezini Ermeni emekçilerin emek tarihi oluşturacak. Böylece geçtiğimiz hafta Türkiye’nin dört merkezinde yapılan 24 Nisan (1915) anmaları sırasında ortaya çıkan dayanışma ruhunu biraz daha devam ettirmeyi umuyorum.

***

Üretim sürecinin lonca teşkilatı ve usta-çırak ilişkisine dayalı olduğu Osmanlı Devleti’nde Batı tipi bir sendikalaşma ortaya geç çıkmıştı ama devletin işçi hareketlerine tepkisi başından itibaren sert oldu. 1845 tarihli Polis Nizamnamesi’ne göre işçi dernekleri kapatılacak, toplu iş bırakanlar polis tarafından cezalandırılacaktı. İlk işçi derneklerinin kurulduğuna dair haberler 1860’larda çıkmıştır ancak Ameleperver, Amele Siyanet gibi cemiyetler Levantenlerin ve Batıcı Osmanlı aydınlarının işçilere ve yoksullara destek için kurdukları yardım dernekleridir. Örgütsüzlüğe rağmen ilk grev tersane işçileri tarafından 1872’de yapılacaktır.

O dönemde İstanbul’da ezici bölümü savunma, tekstil, tütün, gıda, cam, haberleşme ve ulaşım sektöründe çalışan 50 bin kadar işçi vardı. Bunlardan büyük ölçekli kuruluşlarda çalışan 15-20 bin kişilik bölüm Osmanlı işçi hareketinin dinamik çekirdeğini oluşturuyordu. Bunların etrafında daha modern teknoloji ile çalışan ve ağırlığını Ermeni, Rum, Yahudi ve Bulgar işçilerin oluşturduğu ikinci bir halka vardı. En dıştaki niteliksiz işçiler halkasında ise (örneğin inşaat sektöründe) daha çok Müslüman/Türk-Kürt işçiler yer alıyordu.

 


Abdülhamit’in hafiyeleri

1880-1908 arasındaki işçi eylemlerine dair bilgilerimiz sınırlı. Bilinenler arasında 1885’te Odunkapı Bıçkı işçilerinin, 1886’da Beyoğlu’ndaki bazı tezgâhtarların, 1906’da İstanbul’daki tütün ve matbaa işçilerinin yaptıkları grevler ve direnişler var. Yine bugünkü anlamda ilk işçi örgütü Tophane Fabrikası işçileri tarafından 1894-1895’te kurulan Osmanlı Amele Cemiyeti idi. Cemiyetin Abdülhamit’in hafiyelerinin takibinden kurtulamadığını söylemeye her halde gerek yok.

İmparatorluğun diğer bölgelerinde olduğu gibi İstanbul’da da işçi hareketlerinde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin (İTC) II. Abdülhamit’e Meşrutiyet’i ikinci kez ilan ettirdiği 1908 yılından itibaren büyük bir sıçrama yaşandı. Osmanlı Devleti’nde ilk “Amele Bayramı”nın, 1 Mayıs 1909’da Selanik’te kutlandığı rivayet olunur. 1912 yılında İstanbul Pangaltı’ndaki Belvü Bağçesi’nde bir kutlama yapıldığına dair bilgimiz ise, Osmanlı sosyalisti ‘İştirakçi’ Hilmi’nin yayımladığı İştirak dergisinin 2. sayısındaki birkaç satırdan ibaret.


İttihatçıların kanunları

Bu dönemde sadece İstanbul’da 15 binin üstünde işçinin katıldığı grevler günlerce, aylarca sürmüştü. Ülke ekonomisinin giderek dışa bağımlı hale geldiği o dönemde, yabancı sermayeyi ürkütmemek için alelacele çıkarılan geçici Tatil-i Eşgal Kanunu (Grev Kanunu), 31 Mart 1909 Olayı’ndan sonra kalıcı hale getirildi. 1913’te Babıâli Baskını’ndan sonra iktidara tamamen el koyan İTC, Balkan Savaşları’nı bahane ederek tüm işçi eylem ve örgütlerini yasakladı. Ama bütün bu baskılar işçi hareketleri tamamen sona erdiremedi.

İşte bu tarihçe içinde kadın işçilerin, onların arasında da gayrımüslim kadın işçilerin özel yeri var. Bu kadınların çoğunluğunun 1880’lerde Uşak’ta 600 halı tezgâhında çalışan üç bin kadın ve beş bin genç kızdan söz eden kaynaklar var. 1897 yılında İstanbul’daki kibrit fabrikasında çalışan 201 işçinin 121’i, Bakırköy Bez Fabrikası’nda çalışanların yarısının kadın olduğunu biliyoruz. Adana, Ankara, Konya, Sivas ve Kayseri’de sekiz bin kadın evde yün dokumacılığıyla uğraşıyordu. Bitlis’teki dokuma tezgâhı sayısı 1907’de beş bine ulaşıyordu. İzmir’de 1906 yılı verilerine göre, iki bin el tezgâhında 3.500 kadın, 750 kız çocuğu halı dokuyor, 750 erkek işçi yıkama ve boyama gibi yan işleri gerçekleştiriyordu.


Uşak’ta makine kırıcı kadınlar

Ancak sınıf bilincinin inşasının kolay olmadığını gösteren örnekler de var. Avrupa’da makinelerin işçilerin zararına kullanıldığına inanan işçilerin başını çektiği Luddist, yani “makine kırıcılığı” eylemlerinin Osmanlı ülkesindeki ilk örneği 1839 yılında görülmüştür ama en önemli olay 1908’de Uşak’ta yaşanmıştı. Ev tezgâhlarında ancak beş-altı bin ilmek dokuyabilen Uşaklı Müslüman kadın dokumacılar The Oriental Carpet Manufacturers Limited adlı şirket tarafından Uşak, Kula, Gördes ve Demirci gibi geleneksel halıcılık merkezlerine açılan 17 halı imalathanesinde günde 14 bin ilmek dokuyan Rum ve Ermeni kadınlara o kadar kızmışlardı ki, 13 Mart 1908’de, Uşak’ta 1500 kişilik bir kadınlar grubu, üç mekanik ve buharlı yün eğirme fabrikasını basarak makineleri tahrip etmişler, yün ve iplikleri yağmalayarak fabrika binasını ateşe vermişlerdi.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Okurlara açıklama metni - 20.05.2012
  2. Özür - 29.04.2012
  3. Ermeni Soykırımı’nda Alman rolü - 22.04.2012
  4. 1909 Adana İğtişaşı/ Faciası/ Katliamı - 15.04.2012
  5. Osmanlı’nın sevgilisi lalenin sergüzeşti - 08.04.2012
  6. Ali Şükrü Bey ve Topal Osman - 01.04.2012
  7. ‘Milli’ aşk ve nefret hikâyeleri - 25.03.2012
  8. Geleneğin icadı: Newroz ve Nevruz - 18.03.2012
  9. Dr. Tulp’un Anatomi Dersi’ni izlediniz mi - 11.03.2012
  10. Milli Görüş Hareketi ve Erbakan - 04.03.2012
  11. Vagon-Li Olayı ve ‘öz dil’ zorbalığı - 26.02.2012
  12. Muzır kelimeler ve II. Abdülhamid - 19.02.2012
  13. - - 12.02.2012
  14. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  15. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer! *
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı!" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 11:45:37