1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 11:51
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 16.01.2011
Ayşe Hür
20 heykel ve üç anıtın makûs talihi
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - 20 heykel ve üç anıtın makûs talihi Ayşe Hür - 20 heykel ve üç anıtın makûs talihi Ayşe Hür - 20 heykel ve üç anıtın makûs talihi Ayşe Hür - 20 heykel ve üç anıtın makûs talihi Ayşe Hür - 20 heykel ve üç anıtın makûs talihi Ayşe Hür - 20 heykel ve üç anıtın makûs talihi Ayşe Hür - 20 heykel ve üç anıtın makûs talihi Ayşe Hür - 20 heykel ve üç anıtın makûs talihi
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin
20 heykel ve üç anıtın makûs talihi

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın gelişmiş demokrasilerde rastlanmayan bir tavırla, “ucube” diyerek imhası için talimat verdiği Kars’taki İnsanlık Abidesi’nin akıbetini merakla beklerken Osmanlı’nın sonundan bugüne dek uzanan anıt ve heykel serüvenimize tekrar göz atalım dedim. 18 Ekim 2009 tarihli “Bir millet ki heykel yapmaz...” başlıklı yazımda anlattığım gibi Osmanlı döneminde heykel, İslamiyet’in heykeli ‘put’ sayarak yasaklaması yüzünden sevilmemişti. Laik Cumhuriyet’in heykellerinin büyük çoğunluğu ise başta Atatürk olmak üzere siyasi şahsiyetlere ve devlet adamlarına aitti. Bu heykellerin çoğu ise kişiye yukarıdan bakan, otoriter bir tavrı yansıtan yapıtlar olarak halka uzak kalmıştı.

Resmî anıt estetiğinden çağdaş sivil estetiğe dönüşüm ilk kez 1973’te Cumhuriyet’in 50. yılını kutlama etkinlikleri kapsamında İstanbul’a 20 adet heykelin dikilmesiyle başlamıştı. Bu heykeller devletin siparişi olmasına ve işin içinde devlet bürokrasisinin bulunmasına rağmen propaganda amaçlı ele alınmamış ve anıt heykel olarak sınırlandırılmamıştı. Sonuçta ortaya ilginç heykeller çıkmıştı. Bu önemli gelişmeye rağmen bakın daha sonra bu 20 heykelin başına neler geldi?

***


Çıplak İstanbul olur mu?


Bunlardan hikâyesi en iyi bilinen
Gürdal Duyar’ın denizden yeni çıkmış, saçlarını geriye doğru savurarak oturmuş çıplak bir kadını tasvir eden Güzel İstanbul adlı eseri. Karaköy’de Yüksek Kaldırım Caddesi’nin bittiği noktadaki küçük alana yerleştirilen heykel, bir süre sonra ‘müstehcen’ olduğu gerekçesiyle hükümet ortağı Milli Selamet Partisi’nin (MSP) Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın tepkisini çekti. Çünkü heykel yakındaki genelevlerle ilişkilendirilmişti. Erbakan heykele karşı antipatisinde yalnız değildi. Belediye Başkanı Ahmet İsvan da heykeli beğenmediğini söylemişti. Ancak onun gerekçesi ‘çıplaklık’ değil, ‘zevksizlik’ idi. Vali Namık Kemal Şentürk’e göre ise heykelin yeri uygun değildi. Bu kadar mühim şahsiyetin memnuniyetsizliğinden sonra heykelin kurtuluşu yoktu. Sonuçta 18 Mart 1973’te yerinden kaldırıldı. Ancak iş bununla bitmedi. Basında çıkan yazıları ihbar kabul eden savcılık, heykeli diken komite üyeleri hakkında soruşturma açtı. Sonunda, sanatçıların, aydınların tepkisi etkisini gösterdi ve heykel, bugünkü yerine, Yıldız Parkı’nın ücra bir köşesine atılarak, şehrin namusu azıcık da olsa kurtarıldı.


Halk ve yöneticiler el ele

Diğerlerinin kaderi ise, ‘bilinmeyen’ güçler tarafından çizildi. Muzaffer Ertoran’ın, 1960’lı yılların ‘Alamancı işçiler’inin acılı göç hikâyelerini temsil eden Tophane’deki İşçi adlı heykelinin önce elleri kırıldı, sonra yüzü ziftlendi. Nusret Suman’ın Saraçhane’de Belediye Sarayı’nın yanına yerleştirilen Mimar Sinan adlı beton heykeli 1980’de kayboldu. Namık Denizhan’ın Divan Oteli’nin karşısındaki yeşil alana diktiği İkimiz adlı heykel 12 Eylül’den sonra, sahibi tarafından tahrip olduğu gerekçesiyle kaldırıldı. Mehmet Uyanık’ın Beşiktaş’a dikilen Birlik isimli beton heykeli 1986’da dönemin ANAP’lı Belediye Başkanı Mümtaz Kola’nın “Gereksiz, hiçbir anlamı yok, yıkın” emri sonucu kompresör tabancasıyla yıktırıldı. Bihrat Mavitan’ın Hilton Oteli’nin Harbiye’deki giriş kapısı önündeki alana yerleştirilen Yükseliş adlı alüminyum soyut çalışması 1984’te belediyenin tercihli yol yapımı sırasında kayboldu. Ferit Özşen’in Yağmur isimli metal heykeli Arnavutköy’de Akıntı Burnu’na yerleştirildi. Heykel, yol çalışmaları sırasında –sanatçının isteği üzerine- belediye tarafından söküldü. Füsun Onur’un Fındıklı Parkı’ndaki soyut alüminyum kompozisyonu da 1985’te, Bedrettin Dalan döneminde parkın düzenlenmesi sırasında kaldırıldı.

 


Bronz yapma göz alır!


Kamil Sonad
’ın Gülhane Parkı’na yerleştirilen Çıplak adlı heykeli, 1984’te parkın yeniden düzenlenmesi sırasında yerinden söküldü. Seyhun Topuz’un 4. Levent girişindeki adsız heykeli 1984’te yol geçtiği gerekçesiyle yıkıldı. Tamer Başoğlu’nun tiyatro sanatçısı Bedia Muvahhit anısına Ahırkapı’da bir zamanlar park olan alana yerleştirdiği soyut heykel, çevredeki gazinolardan birinin bahçesinin içinde kaldı ve 1986’da ortadan kayboldu. Yavuz Görey’in Maçka Taşlık Parkı’na yerleştirilen soyut heykeli, muhtemelen bronz malzemenin kurbanı oldu ve 1984 yılı ortasında yok oldu. Metin Haseki’nin Gümüşsuyu Parkı’ndaki Negatif Form adlı küresi yerine konduktan birkaç gün sonra yine bronz malzemesine göz dikenler tarafından çalındı. Kuzgun Acar’ın Gülhane Parkı’ndaki Tavus adlı metal heykeli, 1984’te Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nce kaldırıldı.


İnatçı heykeller de var

Şaşıracaksınız belki ama bu yıkıcılığa inatla direnenler de var. Zerrin Bölükbaşının Harbiye Orduevinin bahçesi içinde kalan Figür adlı heykeli, Haluk Tezoran’ın Maçka’da yol kenarındaki Soyut heykeli, Hüseyin Anka Özkanın İnönü Stadyumu karşısındaki Dolmabahçe Parkı’na yerleştirdiği ‘ilk ve son soyut heykeli’, Zühtü Müridoğlu’nun Fındıklı Parkı’ndaki Dayanışma adlı betonarme heykeli, Ali Teoman Germaner’in Bebek Parkı’ndaki bakır-ahşap karışımı Soyut Heykel’i de ile Hakkı Karayiğitoğlu’nun Bahar adlı heykeli Emirgân Korusu’ndaki Sarı Köşk’ün önünde yaşamaya devam ediyor.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Okurlara açıklama metni - 20.05.2012
  2. Özür - 29.04.2012
  3. Ermeni Soykırımı’nda Alman rolü - 22.04.2012
  4. 1909 Adana İğtişaşı/ Faciası/ Katliamı - 15.04.2012
  5. Osmanlı’nın sevgilisi lalenin sergüzeşti - 08.04.2012
  6. Ali Şükrü Bey ve Topal Osman - 01.04.2012
  7. ‘Milli’ aşk ve nefret hikâyeleri - 25.03.2012
  8. Geleneğin icadı: Newroz ve Nevruz - 18.03.2012
  9. Dr. Tulp’un Anatomi Dersi’ni izlediniz mi - 11.03.2012
  10. Milli Görüş Hareketi ve Erbakan - 04.03.2012
  11. Vagon-Li Olayı ve ‘öz dil’ zorbalığı - 26.02.2012
  12. Muzır kelimeler ve II. Abdülhamid - 19.02.2012
  13. - - 12.02.2012
  14. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  15. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer! *
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "20 heykel ve üç anıtın makûs talihi" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 11:51:04