1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 11:58
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 27.03.2011
Ayşe Hür
Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi Ayşe Hür - Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi Ayşe Hür - Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi Ayşe Hür - Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi Ayşe Hür - Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi Ayşe Hür - Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi Ayşe Hür - Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi Ayşe Hür - Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi

İki gün önce, ‘Ergenekon zanlısı’ olarak cezaevine konulan Ahmet Şık’ın, Fethullah Gülen hareketinin Emniyet teşkilatı içinde örgütlenmesinden bahsettiği iddia edilen İmam’ın Ordusu başlıklı basılmamış kitabının metnini ellerinde bulunduran İthaki Yayınevi ile bilgisayarında bulunduran Radikal yazarı Ertuğrul Mavioğlu’na yönelik savcılık baskınları pek çok kişi gibi benim de aklıma Ray Bradbury’nin ilk kez 1951’de basılan Fahrenheit 451 adlı eserini getirdi.

 

Okuyan adam tehlikelidir

Kitap adını, kâğıdın Fahrenheit 451 derecede tutuşmasından alır. Fahrenheit, bizim kullandığımız Celcius gibi bir sıcaklık ölçüm birimidir. Ünlü Fransız sinemacı François Truffaut tarafından bazı değişikliklerle filme çekilen kitapta, insanların sadece televizyonda beyin yıkayıcı şovlar izlediği ve kitap bulunduranların izlenip yok edildiği, kitapların itfaiyeciler tarafından yakıldığı bir dünya anlatılır. Baş itfaiyeci Yüzbaşı Beatty, yardımcısı Guy Montag’a şöyle der: “...bitişik evdeki kitap, dolu bir silahtır. Yakın gitsin. Silah ateş etmesin. Adamın kafasını koparın. İyi okumuş bir adamın hedefi olmayacağını kim bilebilir ki? Ben mi? Ben böylelerini hazmedemem, bir dakika bile... Sonunda tüm dünyada evlerin hepsi yanmaz duruma getirilince, eski amaçla itfaiyecilere gerek kalmadı. O zaman onlara yeni bir görev verildi; barışın koruyucuları olarak, resmî sansürcüler, yargıçlar, infazcılar oldular. İşte sen ve ben bunlardan biriyiz...”

 

Kazım Karabekir’in kitabı

Pek çok gazetede Ahmet Şık’ın İmam’ın Ordusu‘nun Türkiye’de matbaada imha edilen ilk kitap olduğunu belirten haberler, köşe yazıları çıktı. Ancak bu iddia doğru değil. Daha önce de değindiğim gibi Türkiye’de daha matbaa aşamasında imha edilmiş ilk kitap Kazım Karabekir’in İstiklal Harbimizin Esasları kitabı.

Bilindiği gibi Mustafa Kemal ve Karabekir Paşa, Milli Mücadele’yi başarıya ulaştıran iki eski dost, iki kahraman asker, iki ihtilalcıdır. Ancak daha işin başından itibaren çok konuda farklı düşünen ikilinin yolları, 1923’te Cumhuriyet’in İlanı ve 1924’te Halifeliğin İlgası’ndan sonra kesin olarak ayrılmıştı. 1924/1925’teki başarısız Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TpCF) deneyimi ve 1926’daki İzmir Suikastı Davası’ndan sonra evinde bir nevi hapis hayatı yaşamak zorunda bırakılan Kazım Karabekir, 1933 yılında, Mahmut Soydan’ın çıkardığı Milliyet gazetesindeki “Ankaralı’nın Defteri” isimli sütununda “Millici” imzasıyla kendisini eleştiren yazılara “hakikatleri ortaya koymak için” yedi cevap göndermişti. O günlerde yapılan tahminlere göre, “Millici” ya Mustafa Kemal, ya da onun yakın dostları Falih Rıfkı (Atay) veya Mahzar Müfit’ti (Kansu) idi. Mektuplarından sonuncusu “devletin beynelmilel menfaatlerine aykırı olduğu” gerekçesiyle gazetede yayımlanmayınca Karabekir Paşa, Milli Mücadele dönemini kendi bakış açısından ele alan İstiklal Harbimizin Esasları kitabını yazmaya başlamıştı.

 

İnönü’nün ihbarı

Bundan sonrasını İstiklal Mahkemeleri’nin ünlü üyesi Kılıç Ali’nin hatıralarından izleyelim: İsmet İnönü bir gün Mustafa Kemal’e “Kazım Karabekir Paşa, nutkunuza cevap olarak bir kitap yazmış. Bugünlerde birkaç muhalif gazetede reklamı yapılarak yayımlanacakmış. Bu teşebbüsü önemli gördüğüm için kendisiyle görüşmeye ve gerçeği öğrenmeye çalıştım; fakat bir sonuç alamadım.” Kılıç Ali’ye göre İnönü’nün asıl endişesi kitapta kendisi hakkında da bazı ‘hakikatlerin’ olmasıydı. Mustafa Kemal bu bilgi üzerine, “Kılıç, sen madem bu akşam İstanbul’a gidiyorsun, orada bunu da öğrenmeye çalış. Gerçekten böyle bir şey var mı? Herkes böyle bir kitap yazabilir. Ancak İsmet Paşa’nın dediği gibi gösteri şeklinde niçin yapılsın? Bunları bir anla” demişti.

 

Kitaplar kireç ocağına

Kılıç Ali’nin aklına gelen yöntem ise matbaa sahibine bir miktar para verip, kitabın nüshalarını basılmadan elde etmekti. Kılıç Ali’ye göre 1.800 ya da iki bin lira karşılığında kitabın 3000 kadar nüshası Cağaloğlu’ndaki Sinan Matbaası’ndan alındı ve başka kaynaklardan öğrendiğimize göre Topkapı yakınlarında kireç ocaklarında yakıldı. Ancak İsmet İnönü bunu yeterli görmemiş, Kılıç Ali’ye, Kazım Karabekir’in elinde tüm nüshaların ve belgelerin kalması halinde tehlikenin yok olmadığını söylemişti. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın emri ile Kazım Karabekir’in Erenköy’deki köşkü ile Paşa’nın yakın arkadaşı Cafer Tayyar (Eğilmez) Paşa’nın ve başka birkaç kişinin daha evi basıldı. Ele geçirilen belgeler çuvallarla Ankara‘ya getirildi. Genelkurmay’da bir heyet ve Mustafa Kemal bu belgeleri inceledi. Kılıç Ali’nin iddiasına göre Mustafa Kemal belgelerin Kazım Karabekir’de kalmasında mahzur görmedi. Sadece “askeriye ile ilgili olanların Genelkurmay’a verilmesini” istedi.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Okurlara açıklama metni - 20.05.2012
  2. Özür - 29.04.2012
  3. Ermeni Soykırımı’nda Alman rolü - 22.04.2012
  4. 1909 Adana İğtişaşı/ Faciası/ Katliamı - 15.04.2012
  5. Osmanlı’nın sevgilisi lalenin sergüzeşti - 08.04.2012
  6. Ali Şükrü Bey ve Topal Osman - 01.04.2012
  7. ‘Milli’ aşk ve nefret hikâyeleri - 25.03.2012
  8. Geleneğin icadı: Newroz ve Nevruz - 18.03.2012
  9. Dr. Tulp’un Anatomi Dersi’ni izlediniz mi - 11.03.2012
  10. Milli Görüş Hareketi ve Erbakan - 04.03.2012
  11. Vagon-Li Olayı ve ‘öz dil’ zorbalığı - 26.02.2012
  12. Muzır kelimeler ve II. Abdülhamid - 19.02.2012
  13. - - 12.02.2012
  14. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  15. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer! *
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "Bir kaç ‘Fahrenheit 451’ hikâyesi" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 11:58:43