1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 12:09
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 19.07.2009
Ayşe Hür
Doğu Türkistan ne yana düşer?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - Doğu Türkistan ne yana düşer? Ayşe Hür - Doğu Türkistan ne yana düşer? Ayşe Hür - Doğu Türkistan ne yana düşer? Ayşe Hür - Doğu Türkistan ne yana düşer? Ayşe Hür - Doğu Türkistan ne yana düşer? Ayşe Hür - Doğu Türkistan ne yana düşer? Ayşe Hür - Doğu Türkistan ne yana düşer? Ayşe Hür - Doğu Türkistan ne yana düşer?
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin
İDEOLOJİK ADLANDIRMALAR . Çin’in ‘Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de Han ve Uygur kökenli yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği olaylar yatıştı ama geçen haftaki sözümüzü tutup, bu konuda birkaç söz edelim. Öncelikle şunu belirtmekte yarar var: ‘Türkistan’, ilk olarak 7. yüzyıldan itibaren Arap coğrafyacılarının kullandığı ‘Türklerin yaşadığı yer’ anlamına gelen ideolojik bir terim. Uygurların yaşadığı bölgeye ‘Doğu Türkistan’ denmesi, ‘Batı Türkistan’ diye ülkenin olduğunu ima ediyor. Bugün dünyanın pek çok ülkesinde Türkler yaşadığına göre Batı Türkistan, Türkiye, Almanya, Fransa, Avustralya ya da başka bir yer olabilir. Kısacası, bu haliyle ‘Batı Türkistan’ tam bir metafor.

Aynı şekilde, Çinlilerin bölgeye verdikleri ‘Yeni Topraklar’ anlamına gelen ‘Şin–Çiyang’ (Türkçe’de Şincan veya Sincan) adı da gayet ideolojik. ‘Soydaşımız’ Uygurlar (ki bu konuda lehte ve aleyhte onlarca teori var ancak bu teorileri bu yazıda tartışmayacağız) yaşadıkları topraklara ‘Şincan’ değil ‘Doğu Türkistan’ denmesini istedikleri için ben de bu isteğe uyacağım.

Yakup Bey’in hanlığı


Türkistan’ın Çin’in kontrolüne geçmesi 1759 yılında Ming Hanedanı’na son veren Quing (okunuşu Çinğ)Hanedanı döneminde olmuştu. Qing Hanedanı’nı kuran Mançular çok etnisiteli Çin İmparatorluğu’nda azınlık grubundan oldukları için çok etnisiteli bir ülkenin nasıl idare edileceği konusunda duyarlı davrandılar. Yine de, merkezi iktidarla yerel halk arasında bugüne dek süren gerilimlerin temeli Quing döneminde atıldı. Afyon Savaşları (1839-1842), Taiping (1851-1864) ve Nian (1851-1868) isyanları ile zayıflayan Quing döneminde, ağır bir ekonomik ve mali krize giren bölgede, Uygurlar tam 42 kez ayaklandılar. Bu isyanlar sonucu Kuçar, Yarkent, Kaşgar ve İli Vadisi’nde bağımsız şehir devletleri kurulduysa da Çin egemenliğine tamamen son verilemedi.

Bu konuda ilk ciddi adım 1865’te Yakup Han’ın Ruslar tarafından işgal edilmiş Hokand Hanlığı’nı 1865’te sona erdirip kendini ‘Atalık Gazi Bedevlet’ ve ‘Halife’ ilan etmesiyle atıldı. Yakup Bey 1866’da Hoten’i, 1867 de Kuça’yı,1868 de Turfan’ı, 1872’de Urumçi’yi ele geçirdikten sonra, İli Vadisi hariç bölgede başkenti Aksu şehri olmak üzere Kaşgar ve Yarkent’te egemenliğini ilan etti. Yakup Bey’in istikrarı sağladıktan sonraki ilk işi Rusya ve Hindistan’ın egemeni Britanya ile dostane münasebetler kurmak oldu. Diğer yandan, İngilizlerin de teşvikiyle Osmanlı Padişahı Abdülaziz’e (1861-1876) bir elçi göndererek, yardım ve himaye talep etti. Pan İslamist düşüncelerin filizlenmeye başladığı bu dönemde Abdülaziz bu çağrıya kayıtsız kalmadı. Enderun’dan Murat Efendi’nin başkanlığındaki dört muvazzaf ve dört emekli subayı 2 bin piyade tüfeği, altı sahra topu ve cephane yapımında kullanılan barut ve malzemeleriyle birlikte Bombay üzerinden Doğu Türkistan’a gönderdi. Heyet Kaşgar’da 100 pare top atışı ile karşılandı, Doğu Türkistan’ın önemli şehirlerinde Abdülaziz adına hutbeler okundu, paralar kestirildi. Osmanlı Devleti’nin Yakup Han’a ‘Emir’ unvanını vermesi şerefine yapılan törende İngiliz temsilcileri de hazır bulunmuştu, çünkü o günlerde İngilizler bölgeyi Rusya ile Çin arasında bir tampon olarak görüyorlardı.

Bölgenin Çin kontrolüne geçişi


Ancak bu ‘Altın Çağ’ kısa sürdü. Yakup Bey’in 1877’de ölmesinden sonra bölge Mançu Hanedanı’nın valisi Zuo Zongtang’ın kontrolüne geçti. Zuo’nun kuvvetleri sadece bölgeyi kontrol etmekle kalmadılar, Rus kuvvetlerinin geri çekilmesini de sağladılar. Zou, bölgede istikrarı sağlamak için bölgeyi Çin’in geri kalanından izole etti. 1884 yılında bölgenin adı, Çin’in 19. Vilayeti olarak ‘Yeni Topraklar’, manasına gelen ‘Şin-Çiyang’ a (Türkçeye Şincan veya Sincan diye geçti) çevrildi. Her ne kadar bu tarihten sonra Türk ve Türkistan kelimelerinin kullanılması, bu adla gazete dergi çıkarılması Türkiye’den ve İslam ülkelerinden gazete, kitap getirilmesi yasaklandıysa da Sun Yat Sen liderliğindeki 1911 Devrimi ile Çin’de Cumhuriyet yönetimi kuruluncaya kadar bölgede önemli bir rahatsızlık yaşanmadı. Ama Cumhuriyet dönemi, Uygurların ayrılıkçı taleplerinin netleşmesinde önemli bir dönüm noktası oldu. Çünkü Çin ulus devletinin kurucu babası Sun Yat Sen, Han kökenliydi ve her ne kadar azınlıkların kendi kimliklerini gerçekleşmesine sıcak bakıyorsa da, ona göre, Uygurlar Hanların alt etnik gruplarından biriydi. Hanların bölgenin verimli tarım alanlarına göç ettirilmesi, bölgenin Han bürokratları tarafından yönetilmesi bu dönemde başladı.

Ceditçiler-Kadimler çatışması


Uygurların buna tepkisi kimlik mücadelesine hız vermek oldu. Bu konuda iki temel akım çarpışıyordu. ‘Cedidçiler’ (Yenilikçiler) denen grup seküler milliyetçilerdi, ‘Kadimler’ (Eskiler) ise Hotan Emiri’nin başını çektiği radikal dinci hareketti. 1930’da Han Maksud’un ölümünden sonra bölge valiliğine getirilen Jin Shuren’in Kumul’u ele geçirip, vergileri arttırması ve Han Çinlilerinin bölgeye yerleştirilmesi sistematik hal almasıyla birlikte Uygurlar yeniden ayaklandılar. 1931 tarihli Kumul İsyanı ile birlikte Müslüman Çinliler olan Huilerin egemen olduğu Gansu eyaletinin feodal beyi ‘Ma’ Chung-Ying bölgeyi işgal etti. (‘Ma’ bir unvandı.) ‘Ma’ Chung-Ying’in ve Huili feodallerin gaddarane idaresi Uygurların Müslüman Huilere karşı antipatisini arttırdı. Bu durum, Uygur milliyetçiliğinde İslam’ın rolünü azaltırken etnik vurguyu güçlendirdi, yani ibre Kadimcilerden Cedidçilere doğru döndü.

Şarki Türkistan İslam Cumhuriyeti


Mart 1933’te Muhammad Emin Buğra ve iki kardeşi Tarım Havzası’nda Hotan Emirliği’ni ilan ettiler. Rusların yardımıyla sona erdirilen bu oluşumu Eylül ayında Cedidçilik, bağımsızlık, reformculuk ve milliyetçilik idealleri ile Sabit Damolla ve eski Kumul Hanlığı Veziri Hoca Niyaz’ın 12 Kasım 1933’te ilan ettiği Şarki Türkistan Türk İslam Cumhuriyeti izledi. (Bazı kaynaklara göre devletin adı Müstakil İslami Şarki Türkistan Cumhuriyeti idi. Devletin ilk parasında ‘Uyghurstan Cumhuriyeti’ yazdığını iddia eden kaynaklar var ama bugün Doğu Türkistanlı milliyetçiler Uyguristan terimini kullanmaktan kaçınıyorlar.)

Sabit Damolla ve Hoca Niyaz, Doğu Türkistan’ın Rusya yanlısı Çinli Valisi Şen-şi-sey ile ittifak içinde Aksu merkezli, Tarım Havzası’nın kuzeyinden Hotan’a kadar uzanan bölgede egemen oldular. Ama o yıllarda bölgeyi adeta Rusya yönetiyordu, çünkü Şen-şi-sey Rus yanlısı bir bürokrattı. Öyle ki, ordu, polis, sağlık, eğitim teşkilatı başta olmak üzere tüm kamu yöneticileri de facto 20 kadar Rus subayına bağlı çalışıyordu. Ülkede Rus ajanları, araştırmacıları, tüccarları cirit atıyordu. Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti, yıllardan beri bölgeyi sarmış olan yolsuzluk, rüşvet, karaborsacılık, enflasyonla boğuşurken, Başbakan Sabit Damolla, SSCB, Afganistan, İran, Türkiye ve Hindistan’a (o yıllarda Britanya’nın sömürgesiydi) elçiler göndererek yardım almaya çalıştıysa da çağrılarına karşılık bulamadı.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Okurlara açıklama metni - 20.05.2012
  2. Özür - 29.04.2012
  3. Ermeni Soykırımı’nda Alman rolü - 22.04.2012
  4. 1909 Adana İğtişaşı/ Faciası/ Katliamı - 15.04.2012
  5. Osmanlı’nın sevgilisi lalenin sergüzeşti - 08.04.2012
  6. Ali Şükrü Bey ve Topal Osman - 01.04.2012
  7. ‘Milli’ aşk ve nefret hikâyeleri - 25.03.2012
  8. Geleneğin icadı: Newroz ve Nevruz - 18.03.2012
  9. Dr. Tulp’un Anatomi Dersi’ni izlediniz mi - 11.03.2012
  10. Milli Görüş Hareketi ve Erbakan - 04.03.2012
  11. Vagon-Li Olayı ve ‘öz dil’ zorbalığı - 26.02.2012
  12. Muzır kelimeler ve II. Abdülhamid - 19.02.2012
  13. - - 12.02.2012
  14. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  15. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer! *
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "Doğu Türkistan ne yana düşer?" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 12:09:58