1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 12:16
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 30.10.2011
Ayşe Hür
Göçük altında Cumhuriyet Bayramı
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - Göçük altında Cumhuriyet Bayramı Ayşe Hür - Göçük altında Cumhuriyet Bayramı Ayşe Hür - Göçük altında Cumhuriyet Bayramı Ayşe Hür - Göçük altında Cumhuriyet Bayramı Ayşe Hür - Göçük altında Cumhuriyet Bayramı Ayşe Hür - Göçük altında Cumhuriyet Bayramı Ayşe Hür - Göçük altında Cumhuriyet Bayramı Ayşe Hür - Göçük altında Cumhuriyet Bayramı
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Göçük altında Cumhuriyet Bayramı

Cumhuriyet’in 88. Yıldönümü’nü, aynen geçen yıl olduğu gibi, daha önceki yıl olduğu gibi, hatta beş yıl önce olduğu gibi Kürt Meselesi, Ergenekon Davası, anayasa tartışmaları, insan hakları ve demokrasi önündeki engeller, AB ile tıkanan ilişkiler, komşularla bozulan ilişkiler.. gibi çok temel ve derin sorunların gölgesinde ‘kutladık’.


Bu yılın evvelki yıllardan farkı, bu sorunların aslında ne kadar önemsiz, ne kadar anlamsız olduğunu bir tokat gibi yüzümüze çarpan Van depreminin acısı, çaresizliği, utancı idi. Başta Van halkı olmak üzere herkese baş sağlığı diliyorum.


22 Ağustos 2010 tarihli “İstanbul depremini beklerken” başlıklı yazımda hikâyesini anlattığım 1966 Varto Depremi’ne kıyasla devletin tavrı çok olumlu. Ama aynı devletin KCK tutuklamalarına, PKK’nin ise misillemeye devam etmesi ülkenin tamamını deprem yerine çevirmek üzere.
Böyle bir ortamda ilginizi çeker mi bilmiyorum ama bu haftaki yazım, AKP’nin deprem bahanesiyle iptal ettiği Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının tarihçesine dair.

***

İlk Cumhuriyet Bayramı, sanıldığı gibi 1924’te değil, 1925 yılında kutlanmıştı; çünkü 1924 yılı, devletin kuruluşunu Meclis’in açılışı mı yoksa Saltanat’ın kaldırılması mı sembolize ediyor meselesini tartışmakla geçmişti. Sonunda Cumhuriyet’in İlanı’nda karar kılınmıştı. Yakup Kadri (Karaosmanoğlu) 1925’teki kutlamaları (ki Hipodrom’da resmigeçit, TBMM’de kabul töreni, Ankara Palas’ta balodan ibaretti) “tereddütlü”, 1926’dakini “biraz gevşek”, 1927’dekini “dâhili vakalardan dolayı mahzun” diye nitelemişti. 1928 yılı “geçen yıllardan daha iyi” olduysa da, 1929-1932 arası, dünyayı saran ekonomik buhran yüzünden mi yoksa henüz Cumhuriyet’in faziletleri idrak edilmediğinden midir bilinmez, pek sönük geçmişti. Yine de 1928’de törenlere Yunanistan Başbakanı Venizelos’un katılımı ve Türkiye ve Yunanistan futbol takımları arasında maç yapılması; 1931’de törenlere Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı Litvinof’un katılımı, 1932’de ise İran Dışişleri Bakanı Furugi Han’ın katılımı pek memnuniyet yaratmıştı.


Efsanevi kutlamalar

Cumhuriyet’in ilanının 10. yılı olan 1933’te bütün bu kötü tarihçeyi temize çekmek ve rejime iman tazelemek için kollar sıvandı. Bugünden baktığımızda anlamakta güçlük çekeceğimiz bir heyecanla ele alınan 10. Yıl kutlamalarının çalışmaları aylar önce başlamıştı. 9 Haziran 1933 günü Abdülmuttalip (Öker), Hakkı Tarık (Us), Hasan Cemil (Çambel), Hasan Reşit (Tankut), Necip Ali (Küçüka) beylerin hazırladığı 12 maddelik “Cumhuriyet İlanı’nın 10. Yıl Dönümü Kutlama Kanunu” uyarınca, kutlamalar üç gün sürecek, hükümet kutlamalardan 10 gün önce ve 10 gün sonra devlete ait ulaşım araçlarında indirim yapacak, kutlamalara ilişkin kitap ve broşürlerden posta ücreti alınmayacak, diğer gönderiler indirimli olacak, memurlara maaşları ayın 28’inde ödenecekti.

Kutlamalar için o günler için çok büyük miktar olan 230 bin liralık bir bütçe ayrılmış, 10. Yıl Dönümü Kutlama Komitesi’nin başına CHF Genel Sekreteri Recep (Peker) Bey getirilmişti. Erzurum Milletvekili Nafi Atuf (Kansu) Bey ile Milli Savunma Bakanı, İçişleri ve Milli Eğitim müsteşarları da komitenin üyeleriydi. Recep (Peker) Bey, parti örgütüne 31 Ağustos 1933 tarihinde gönderdiği yazıda, yapılacak işlerin büyük boyutta, hareketli, renkli, zekâ ürünü, anlamlı çalışmalar olması gerektiği belirtmiş; partililerin kendilerine, ailelerine ve çocuklarına yeni elbise, şapka, palto gibi giysileri alma işini Cumhuriyet Bayramı’na denk getirmeleri istenmiş; bunun gelenekselleştirilmesinin “maksada büyük hizmet olacağı” eklenmişti.

Komite ayrıca “olayın büyük heyecanını halka duyurmak için her vasıtadan yararlanmak”, “yurdun her tarafında en az bin konferans ve beş yüz temsil vermek”, “büyük meydanlarda radyo yayını yapmak”, “gazetelerde inkılâbın anlamı ve büyüklüğünü anlatan sözler, grafikler, temsili resimler” yayımlamaya da karar vermişti. Ayrıca konferans, basın, dekorasyon, tören, temsil ve radyo komiteleri kurulacaktı.

Komiteler hemen işe koyuldu. 10. Yıl anısına hatıra paraları, pullar bastırıldı. Milli Eğitim Bakanlığı 200 bin adet madalya ve 200 bin adet broşür hazırlattı ve belediye teşkilatı olan yerlere gönderdi. Köylere ayrıca 20 bin Türk bayrağı gönderildi. CHF de kendine kırmızı zemin üzerine her biri ayrı uzunlukta olan, beyaz renkli mızrakla süslü bayrak hazırlattı. Mızraklardan her biri ‘Cumhuriyet’in bir ilkesini’ (yani CHF’nin altı okunu) temsil ediyordu. Halk arasında CHF bayrağının ilerde milli bayrakla yer değiştireceği dedikoduları yapılıyordu...

 


Kemalist güzelleme: 10. Yıl Marşı

Komite ayrıca Cumhuriyet’in simgesi olacak bir marş hazırlanmasına karar vermişti. (İddialara göre bu marş söylenmesi pek zor olan ve milli temalardan çok dinî temalara yaslanan İstiklal Marşı’nın yerine ısmarlanmıştı.) Sonunda güftesini Behçet Kemal (Çağlar) ve Faruk Nafiz (Çamlıbel) beylerin, bestesini Cemal Reşit (Rey) Bey’in yaptığı 10. Yıl Marşı seçildi. Tüm dünyaya bir zamanların ‘Hasta Adamı’nın nasıl dirildiğini ve 10 yılda ne büyük işler başardığını anlatmayı amaçlayan marş önce Halkevi’nde Recep Bey ve diğer mühim şahısların önünde; sonra 500 kişilik bir topluluğun önünde, nihayet 14 Ekim 1933 günü Mustafa Kemal’in huzurunda Müstakil Jandarma Taburu’nca seslendirildi ve Mustafa Kemal’in marşı çok beğendiğini söylemesi üzerine ülkeye takdim edildi.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Okurlara açıklama metni - 20.05.2012
  2. Özür - 29.04.2012
  3. Ermeni Soykırımı’nda Alman rolü - 22.04.2012
  4. 1909 Adana İğtişaşı/ Faciası/ Katliamı - 15.04.2012
  5. Osmanlı’nın sevgilisi lalenin sergüzeşti - 08.04.2012
  6. Ali Şükrü Bey ve Topal Osman - 01.04.2012
  7. ‘Milli’ aşk ve nefret hikâyeleri - 25.03.2012
  8. Geleneğin icadı: Newroz ve Nevruz - 18.03.2012
  9. Dr. Tulp’un Anatomi Dersi’ni izlediniz mi - 11.03.2012
  10. Milli Görüş Hareketi ve Erbakan - 04.03.2012
  11. Vagon-Li Olayı ve ‘öz dil’ zorbalığı - 26.02.2012
  12. Muzır kelimeler ve II. Abdülhamid - 19.02.2012
  13. - - 12.02.2012
  14. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  15. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer! *
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "Göçük altında Cumhuriyet Bayramı " başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 12:16:25