1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 01:22
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 12.04.2009
Ayşe Hür
İttihat ve Terakki’nin Çocuk Askerleri
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - İttihat ve Terakki’nin Çocuk Askerleri Ayşe Hür - İttihat ve Terakki’nin Çocuk Askerleri Ayşe Hür - İttihat ve Terakki’nin Çocuk Askerleri Ayşe Hür - İttihat ve Terakki’nin Çocuk Askerleri Ayşe Hür - İttihat ve Terakki’nin Çocuk Askerleri Ayşe Hür - İttihat ve Terakki’nin Çocuk Askerleri Ayşe Hür - İttihat ve Terakki’nin Çocuk Askerleri Ayşe Hür - İttihat ve Terakki’nin Çocuk Askerleri
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin
TAŞ ATAN KÜRT ÇOCUKLARI .Bugün Diyarbakır, Adana, Mersin, Hatay, Mardin, Siirt, Şırnak, Van ve İzmir’de yaşları 13-17 arasında değişen 800 civarı Kürt çocuğu, Türkiye Cumhuriyeti’nin altına imza koyduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olarak, Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyenler örgüt üyesi gibi cezalandırılır” diyen maddesi yüzünden ‘yetişkin’ koşullarında yargılanıyor. Bugüne kadar 130’a yakın çocuğa 5’e yıla varan ağır hapis cezaları verildi. Bazı çocuklar yüzlerini kapatan bereler giydikleri için, bazıları ellerinde taş izi olduğu için, bazıları atletleri ıslak olduğu için, bazıları kalpleri hızlı çarptığı için cezaya çarptırılıyorlar. Bazıları yetişkin koşullarında hapiste tutuluyorlar.

DAĞA ÇIKARMAK MI?
Bu çocuklar, önce büyük şaşkınlık, sonra psikolojik sorunlar yaşıyorlar. Sonra büyüklerine, devlete, kanunlara güvenlerini, sonra da geleceğe dair umutlarını yitiriyorlar. Çocuk haklarını ihlal eden TMK uygulaması bugünkü haliyle devam ettikçe yarın aynı mağduriyeti bizim çocuklarımızın, kardeşlerimizin de yaşamayacağı garantisini kimse veremez.Dağdakileri silah bırakıp demokratik yaşama nasıl katacağımızı düşünürken, sadece slogan ve taş atan çocukların dağa çıkmalarını ister gibi davranmak gerçekten yaman çelişki. Bu vesileyle bu haftayı, İttihatçılar tarafından ‘milli’ amaçlarla örgütlenmiş ve cephelere sürülmüş Türk çocuklarıyla yine İttihatçılar tarafından ‘milli’ amaçlarla hayatları karartılmış Ermeni çocuklarına ayırdım.

İzcilikten paramiliter örgüte


Osmanlı İmparatorluğu’nda izcilik (keşşaflık) örgütlenmesinin ilk adımları 1910 yılının sonlarına doğru yayınlanan “Sayi ve Terakki” Mecmuası ile Lozan’da bulunan Ragıp Nurettin’in izcilik hakkındaki yazılarının basımı ile başladı. Soylu bir İngiliz ailesinin Hindistan doğumlu oğlu olan ve eğitimini Mekteb-i Sultani’de (bugünkü Galatasaray Lisesi) tamamlayan, futbolcu ve spor adamı Ahmet Robenson tarafından İstanbul’da kurulan ilk izci oymağının faaliyetleri, boru trampet takımları ile şehir içi turları ve doğa yürüyüşlerinden ibaretti. Bu ilk oymağı Darüşşafaka, Kadıköy Numune Mektebi, İstanbul Lisesi, Vefa ve Üsküdar liseleri takip etti. İstanbul dışında ilk izci teşkilatını kuran iller ise Bursa, Beyrut, İzmir, Sivas, Kayseri ve Kütahya idi.

8 Ekim 1912’de Balkan Savaşı başlayınca İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC), Edirne’deki İttihat Mektebi Müdürü Nafi Atuf (Kansu) ile arkadaşı Manastır’daki Öğretmen Okulu Müdürü Ethem Nejat’ı “mükemmel bir gençlik teşkilatı” kurmak üzere incelemeler yapmak için Avrupa’ya göndermişti. Atıf Bey dönüşte Enver Paşa’ya izciliğin bu iş için ideal bir faaliyet olduğunu, Batı’daki örnekleri gibi bir teşkilatın kurulabileceğini belirtti.

Bu iş için Belçika İzcilik Teşkilatı kurucusu İngiliz Harold Parfitt ülkeye davet edildi. Parfitt, 9 Nisan 1914’de Keşşaflık Cemiyeti İzci Ocağı’nı kurduktan sonra Darü’l-Muallimin-i Aliye’de (Yüksek Öğretmen Okulu) izcilik dersleri, yürüyüşler, kamplar, oymak beyi kursları ile izciliği kurumsallaştırmaya başladı. Ocağın 22 Mayıs 1914’te hazırlanan 35 maddelik Nizamnamesi’nin 2. maddesine göre “İzci oymakları (tabur) teşkil edilerek, bunlar vasıtasıyla gençliğin “açıkgöz, çevik, becerikli, yiğit, tehlikeci, fedakâr, vatanperver olarak yetiştirilmeleri, aynı zamanda tesanüd (dayanışma), yasacılık (disiplin), mes’uliyetperverlik ve namusperestlik duygularıyla müteallik (donanmış) olmaları” sağlanacaktı. Ocağın ilk ‘Başbuğ’ u Enver Paşa, ‘Kalgay’ı (Başbuğun yardımcısı) ise Harold Parfitt oldu.

Başbuğ Enver Paşa


Ancak izcilik örgütüyle gençliğin tamamına ulaşılamayacağı düşünüldüğünden, 15 Haziran 1914’de Osmanlı Güç Dernekleri’ni kurdu. Diğer gençlik örgütlerinin aksine, geçici kanunla kurulan ve Enver Paşa’nın “gençlerin siyasetle uğraşmasının yasaklanmasını” isteyen talimatı ile sanki İTC ile irtibatı yokmuş havası verilmeye çalışan Osmanlı Güç Dernekleri (OGD) aslında Harbiye Nezareti’ne bağlıydı. OGD’nin başbuğluğuna yine Harbiye Nazırı Enver Paşa getirildi. Diğer yöneticiler ise Doktor Nazım, Eyüp Sabri (Toprak), Burdur Milletvekili Atıf, Trabzon Milletvekili Resuhi ve Ziya beylerdi.

Başlangıçta, beyaz tenis şapkası giyen bu gruplar, kimi çevrelerce Müslüman çocukların İngilizler tarafından Hıristiyanlaştırılması olarak algılandı. İzcilerin kısa pantolon giymeleri öncelere tutucu kesimlerce tepkiyle karşılandı ancak Darülfünun Emini’nin (Rektör) izciliği desteklemek amacıyla izci kıyafetini giyip kısa pantolonla dolaşmasıyla tepkiler azaldı. Derneklerde, milli duyguların yoğunlaşması için sözlerini Türkçülük akımının ideologlarından Ziya Gökalp’in şiirleriyle bestelenmiş marşlar ile İsveçli bestesi Felix Körling’e ait Şakıyan Üç Genç Kız (Tre Trallade Jantor) şarkısından uyarlanan Dağ Başını Duman Almış marşı söyleniyordu.

Alman modeli genç dernekleri


Savaş devam ederken “Osmanlı gençliğini savaş içinde silah altında tutmak ve bir milis örgütü etrafında toplamak” amacıyla yeni bir örgütün kurulması fikri ortaya çıktı. Bu para-militer örgütün fikir babası, Osmanlı ordularını Prusya usulüne göre örgütlemek için gelen Alman Goltz Paşa’ydı. Goltz’un tavsiyesiyle Almanya’da Kaiserlich Deutshe Jugendwebr veya Jugendwehr gibi gençlik örgütlerinin kuruluşunda ve idaresinde çalışmış Miralay von Hoff İstanbul’a getirildi. Alelacele paşalığa terfi ettirilen von Hoff ve yardımcısı Selim Sırrı’nın (Tarcan) önderliğinde Nisan 1916’da Osmanlı Genç Dernekleri kuruldu.

Hey Onbeşli Onbeşli!


Harbiye Nezareti’ne bağlı olan dernek, 12-17 yaş arası Müslim ve gayrimüslim gençlerin üye edildiği Gürbüz Derneği ile 17 ve yukarı yaşlardaki gençlerin üye yapıldığı Dinç Derneği şeklinde örgütlenmişti. Edirne’den Kudüs’e, Bitlis’ten Basra’ya kadar geniş bir alanda teşkilatlanan Genç Dernekleri’nin sayısı 1917’de 706’ya ulaşmıştı. Dinç Derneği üyeleri, 1917’de çıkarılan ve 1315 (1899) doğumluların askere alınmasını öngören bir kanun uyarınca askere alındılar. Daha sonra adlarına “Hey Onbeşli, Onbeşli, Tokat yolları taşlı…” türküsü yakılan bu gençlerin akıbetlerini ne yazık ki bilmiyoruz.

Kazım Karabekir’in Gürbüzler Ordusu


Milli Mücadele döneminde Kastamonu’da Gençler Kulübü, Çerkeş’te Gençler Mahfili adları altında Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerine yardım eden bazı gençlik örgütlenmeleri biliniyor. Ama en ilginç örgütlenme Kazım Karabekir’in ‘Gürbüzler Ordusu’.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  2. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
  3. Cumhuriyet’in ‘azınlık raporu’ - 22.01.2012
  4. Halide Edip ve Ermeni yetimleri - 15.01.2012
  5. Hamza Grubu’ndan MAH ve MİT’e - 08.01.2012
  6. Noel Baba’ya karşı Geyikli Baba - 01.01.2012
  7. Nisan 1915’te Van’da neler oldu? - 25.12.2011
  8. Franz Werfel ve ‘Musa Dağ’da Kırk Gün’ - 18.12.2011
  9. Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen - 11.12.2011
  10. Kimyasal silahların kısa tarihçesi - 04.12.2011
  11. Özür literatüründe Almanya ve Japonya örneği - 27.11.2011
  12. 150. Yıldönümünde Abdülmecid - 20.11.2011
  13. Atatürk’ün 15 yıl süren cenaze töreni - 13.11.2011
  14. Berzenciler, Barzaniler ve Talabaniler - 06.11.2011
  15. Göçük altında Cumhuriyet Bayramı - 30.10.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İkı devlet çıktı meydane
  Kent, Coca-Cola’yı Kuzey Amerika’da uçurdu
  Baransu’yu izleyen MİT’çilere suçüstü
  Savcı Kılıç uğurlandı
  Kayıp genç kız boğazı kesilmiş olarak bulundu
  600 bin lirayı damacanalarla çaldılar
  TARAF’A MİT OPERASYONU
  Karacanlar’a vergi operasyonu
  Kar İstanbul’a geri döndü
  Hayat bizden daha absürd
  Konteynerin içindeki deprem
  ‘Ezan okuyacaksan camiye gidebilirsin’
  İran: ABD’yi her yerde vurabiliriz
  Para karşılığı mitinge katılmışlar
  Mavi Marmara’ya yol ver

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "İttihat ve Terakki’nin Çocuk Askerleri" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 01:22:40