1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 12:22
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 16.05.2010
Ayşe Hür
İzmir’de ‘ilk kurşun’u kim attı
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - İzmir’de ‘ilk kurşun’u kim attı Ayşe Hür - İzmir’de ‘ilk kurşun’u kim attı Ayşe Hür - İzmir’de ‘ilk kurşun’u kim attı Ayşe Hür - İzmir’de ‘ilk kurşun’u kim attı Ayşe Hür - İzmir’de ‘ilk kurşun’u kim attı Ayşe Hür - İzmir’de ‘ilk kurşun’u kim attı Ayşe Hür - İzmir’de ‘ilk kurşun’u kim attı Ayşe Hür - İzmir’de ‘ilk kurşun’u kim attı
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Genellikle ‘sıcak’ gündemi takip etmeye çalıştığımı biliyorsunuz. Ama bu haftanın popüler konusu olan CHP meselesine ilerde de değinebileceğimi düşünerek, kronolojiyi takip etmeye karar verdim. Dün, 15 Mayıs 1919’da Yunan askerlerinin İzmir’e çıkışının 91. yıldönümüydü. Ben de yıllardır tartışılan “Milli Mücadele’yi başlatan ilk kurşunu kimin attığı” meselesine bakmak ilginç olabilir diye düşündüm. Amacım, Yunan düşmanlığını körüklemek değil elbette. Sadece, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, büyük bir ekonomik krizle boğuşan Yunanistan’a yaptığı dostluk ziyaretinin tam da bu güne gelmesi, aynen anayasa referandumunun 12 Eylül’de yapılacak olması gibi pek anlamlı göründü. İlerde iki ülke arasındaki güncel sorunların tarihçesine de değinmek istiyorum. Şimdilik Başbakan Erdoğan’ın gezisinin 91 yıllık düşmanlık parantezini bir daha açılmamak üzere kapamasını dilemekle yetineceğim.


Mondros’un hediyesi

30 Ekim 1918 günü Limni Adası’nın Mondros Limanı’na demir atmış Agamemnon Zırhlısı’nda imzalanan Mondros Mütarekesi’nin İtilaf Güçleri’ne, gerekli gördükleri her yere asker çıkarma hakkı veren 7. maddesi uyarınca, 6 Kasım 1918 günü, bir İngiliz savaş gemisinin İzmir Limanı’na geleceği haberi duyulduğunda özellikle şehrin “gâvur” mahallelerinde büyük bir heyecan doğmuştu. İrili ufaklı kiliseler çanlarını, fabrikalar, vapurlar sirenlerini çalıyordu. Saat 15.00 sıralarında orta boy bir İngiliz savaş gemisi limana girdi ve Kramer Palas’la Pasaport arasında demirledi.

Karaya çıkan kumandan Dixon’a birkaç Ortodoks papaz eski bir Yunan geleneği uyarınca bir tepsi içinde tuz ve ekmek sundular. Dixon, Vali Vekili “Sakallı” Nurettin Paşa’ya ziyarette bulunmak üzere Hükümet Konağı’na giderken, başlarında Stefanopulos adlı bir Rum doktor olan bir grup, Rum Metropolitlik merkezi Aya Fotios Kilisesi’ne ve Anadolu Bankası’na Yunan bayrağı çektiler. Bir diğer grup ise Ege’de ve İzmir’de gözleri olduğu bilinen İtalyanlara gözdağı vermek için Garoni adlı bir İtalyan tarafından işletilen Pathe Sineması’na Yunan bayrağı asmaya kalkışmış, Garoni karşı çıkınca da sinemayı tahrip etmişlerdi. Ancak Rumlar sevinçte ölçüyü kaçırınca halkı kontrol altına almak için Adalar Valisi Papazafiropolus İzmir’e gönderilmişti.


İttihatçı yorgunu halk

Bunlar olurken, savaşlardan yorulan halktan ve İttihatçı-İtilafçı çatışması içindeki kanaat önderlerinden ciddi bir tepki gelmemişti. Örneğin Hukuk-u Beşer gazetesinin sahibi ve başyazarı Hasan Tahsin, köşesinde “memleketi kan, sefillik içinde bırakmış ve en sonunda önemli bir serveti yüklenerek adi hırsızlar gibi bilinmeyen bir yere giden” İttihatçıların halk arasında nüfuzlarını koruduklarını ve düşünceleri baskı altında tuttuklarını yazmıştı. İttihatçıları ülkeyi felakete sürükleyen ne idüğü belirsiz bir grup olarak niteleyen Müsavat’ın 17 Ocak 1919 tarihli nüshasında “Elimizi Kuran’a basarak soruyoruz: Allah için söyleyiniz. İttihat ve Terakki denen cellâtlar kitlesinin bu memleket halkına yaptığı zulmü, kâinat sahnesine gelip hangi Haccac yapabilmiştir? Hangi vahşi hayvanat sürüsünün bu kadar insan parçaladığı, kan içtiği görülmüştür? El aman zulmün çetin ve zağlı (cilalı) tırnaklarından el aman!” diye yazıyordu. 22 ocak tarihli Köylü gazetesinde ise “Büyük şehirlerde İttihat ve Terakki’nin ruhunu yaşatmak için el altından yapılan gayretler hiç de maziyi unutmaya değil, eski mevki hırsını tekrar elde etmeye matuftur” deniyordu. “El altından yürütülen gayretler”den kasıt, İTC yerine kurulan muvazaa partisi, Teceddüt Fırkası’nın faaliyetleriydi. Kısacası, İzmirli kanaat önderleri ve halkın büyük kesimi İttihatçılardan öylesine yaka silkmişti ki, İtilaf Kuvvetleri’nin işgalini bir kurtuluş gibi görüyordu.


Paris’te alınan kararlar

İzmir’de hava böyleyken, 12 Ocak 1919 tarihinde başlayan Paris Barış Konferansı’nda İzmir’e, Yunan askerlerinin çıkarılması kararı alındı. Bunda İngilizlerin kontrol etmeleri zor olan İtalyanlar yerine, kontrol edebilecekleri Yunan askerlerini tercih etmesinin rolü vardı. Bu haberin duyulması üzerine İttihatçıların Türk Ocağı aracılığıyla İzmir’de yaptıkları direniş toplantılarının İstanbul’da yarattığı etki, 26-30 nisanda bölgeye bir Nasihat Heyeti göndermekle sınırlı kaldı.

14 mayısta Amiral Calthorpe, İzmir Valisi’ne ve Kumandanı’na Yunan birlikleri karaya çıkmadan 36 saat önce İzmir istihkâmlarının İtilaf Güçleri’ne teslim edilmesini emreden bir nota gönderdi. Benzer nota, İstanbul’daki Damat Ferit Paşa Hükümeti’ne de verilmişti. İzmir Valisi ‘Kambur’ İzzet Bey, Islahat ve Köylü gazetelerinde halkın telaş etmemesi için haberler yayımlatmaya çalışırken, 17. Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa, Foça, Urla istihkâmlarını Fransa’ya, Kösten Adası istihkâmlarını İngiltere’ye ve Yenikale istihkâmlarını da Yunan güçlerine teslim etmişti bile. O sırada iznini geçirmek için İzmir’de bulunan ve daha sonra Milli Mücadele’nin ilk cephesini oluşturacak olan Kazım (Özalp) Bey bile, eli silah tutanların Ödemiş’e çekilmesini önerdikten sonra Fransız tüccarı kimliğiyle trene binip İzmir’den uzaklaşmıştı. Yani hâlâ kimsenin düşmana ‘ilk kurşun’u atmaya niyeti yoktu.


Maşatlık toplantısı

Bunlar olurken, 12 mayısta Selanik yakınlarındaki Eleftheron Limanı’ndan nakliye gemilerine binen Yunanistan’ın en seçkin birliği 1. Piyade Tümeni’nin komutanı Albay Nikolaos Zafirios’un komutasındaki üç piyade alayı ve iki topçu taburundan oluşan bir tümen, İtalyan donanmasından korumak üzere yanlarına verilen üç İngiliz, dört Yunan torpidosu eşliğinde 14 mayıs günü öğle üzeri Midilli Adası’nın Yera Körfezi’ne demirledi.

Filonun kurmay heyeti, Leon Torpidosu’yla İzmir Limanı’na geldiğinde, şehrin önde gelenlerinden Mustafa Necati, Moralızâde Halit ve Ragıp Nurettin Beylerin kurduğu Redd-i İlhak Cemiyeti’nin halkı Yahudi Mezarlığı’ndaki (Maşatlık) toplantıya çağıran bildirisi de şehirde dağıtılıyordu. Ancak o gece meşalelerle Maşatlık’ta toplanan Türkler, umutsuzca ağlaşmış, bir karar alamadan dağılmışlardı.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Okurlara açıklama metni - 20.05.2012
  2. Özür - 29.04.2012
  3. Ermeni Soykırımı’nda Alman rolü - 22.04.2012
  4. 1909 Adana İğtişaşı/ Faciası/ Katliamı - 15.04.2012
  5. Osmanlı’nın sevgilisi lalenin sergüzeşti - 08.04.2012
  6. Ali Şükrü Bey ve Topal Osman - 01.04.2012
  7. ‘Milli’ aşk ve nefret hikâyeleri - 25.03.2012
  8. Geleneğin icadı: Newroz ve Nevruz - 18.03.2012
  9. Dr. Tulp’un Anatomi Dersi’ni izlediniz mi - 11.03.2012
  10. Milli Görüş Hareketi ve Erbakan - 04.03.2012
  11. Vagon-Li Olayı ve ‘öz dil’ zorbalığı - 26.02.2012
  12. Muzır kelimeler ve II. Abdülhamid - 19.02.2012
  13. - - 12.02.2012
  14. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  15. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer! *
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "İzmir’de ‘ilk kurşun’u kim attı" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 12:22:31