1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 17:13
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 29.11.2009
Ayşe Hür
Kurban bir İslâm inancı mıdır
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - Kurban bir İslâm inancı mıdır Ayşe Hür - Kurban bir İslâm inancı mıdır Ayşe Hür - Kurban bir İslâm inancı mıdır Ayşe Hür - Kurban bir İslâm inancı mıdır Ayşe Hür - Kurban bir İslâm inancı mıdır Ayşe Hür - Kurban bir İslâm inancı mıdır Ayşe Hür - Kurban bir İslâm inancı mıdır Ayşe Hür - Kurban bir İslâm inancı mıdır
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Kurban Bayramı dolayısıyla, kurban kültürü ile ilgili bir yazı yazmaya niyetlendiğimde, bu işin tarihçilik kadar kolay olmadığını gördüm. Yine gördüm ki, Kurban, insanlık tarihi kadar eski bir tarihe sahip ve tarihe baktığımızda, kurban sunmayan kültür yok denecek kadar az. İnsanoğlu Prehistorik dönemlerden günümüze kadar, totemlere, şeytana, ilâhi ve doğaüstü güçlere, hayali veya gerçek canavarlara, yanardağlara, şimşeklere, azgın okyanuslara ve daha nice güce adaklar adamış, kurbanlar sunmuş. Bazen doğal çevrimin sorunsuz sürmesi için, bazen verimliliği arttırmak, bazen doğayı ya da ilahları kızdırmamak, ya da kızgınlığını yatıştırmak, bazen şükranlarını sunmak, kefaret ödemek, bazen de sevgi ve sadakatini kanıtlamak için.  


Kurban sözcüğünün kökeni


Kurbanın ne kadar eski ve köklü bir gelenek olduğunu gösteren kanıtlar dillerin içinde saklı. Sevan Nişanyan’ın uzmanlık alanında ahkâm kesmek istemem ama yüzeysel bir araştırmayla öğrendiğime göre Sümer dilinde kurban için iki ayrı sözcük, ‘puhu’ ve ‘dinanu’ var. Kabala’nın en eski metni olan Seferha-Bahir’de kurbanın birleştiriciliğinden söz ediliyor. İbranicedeki ‘karev’ kökünden gelen ‘korban’ sözcüğü, üç noktayı; tanrı ve insanı, anne ve babayı ve metafizik dünyada erkek ve dişi unsurları birleştiriyormuş. Bunun dışında, Tevrat’ta ‘minha’, ‘iseh’, ‘zebah’, ‘olah’ gibi kurbanla ilişkili kavramlar olduğunu gördüm.

Arapçadaki ‘kurban’ kelimesiyle İbranicedeki ‘korban’ kelimesinin akraba olduğu anlaşılıyor. Arapçanın en eski şekillerinden biri olan Akadçadaki qarabu ya da karabu kökünün anlamı ‘yaklaşmak’, ‘yakınlık kurmak’, ‘dua etmek, yakarmak’. Arapçadaki kurban kelimesi de ‘krb’ kökünden gelip, ‘yakınlık’ ve ‘akrabalık’ anlamları taşıyor. Kur’an’da kurban bahsinde geçen ‘boğazlayarak kesme’ anlamına gelen ‘zebeha’ fiili de İbranicede ‘kan dökme’ anlamına gelen ‘zebah’la akraba olmalı. Bunun dışında, Allah’a yaklaşmak amacıyla kesilen belli cins ve nitelikte hayvanlar için kullanılan ‘uhdiye’, ‘dahiye’, ‘ıhdiye’ gibi terimler var.

Aynı kavram zenginliği Batı dillerinde de var. İlk akla gelenler sacrifice, sacrificie, victim, eucarastie, redemption sözcükleri/kavramları. Bunlardan en yaygın olanı ‘sacrifice’. Latincede ‘kutsal’ anlamına gelen ‘sacer’ ile ‘yapmak’ anlamına gelen ‘facere’ sözcüklerinin birleşmesinden oluşuyor. Yine Latincede bir şey sunmak, takdim etmek anlamına gelen ‘offere’ fiilinden türetilmiş ‘offering’, ‘offrande’, ‘opfer’ gibi sözcükler var. Bugün Batı kültüründeki sacrifice’ terimi, öldürülerek sunulanları yani ‘kanlı kurban’ları anlatırken, her ne şekilde olursa olsun (kanlı ve kansız) tüm sunular için ‘offering’ terimi kullanılıyor.

Çeşitli Türk kavimlerinin kanlı kurban karşılığı kullandığı kavramlar arasında ‘taylga’, ‘yağışlık tapıg’, ‘tablig’, ‘kudayı’, ‘kereh’, ‘tolu’, ‘dolu’ varken, kansız kurban anlamına gelen ‘saçı’, ‘saçu’, ‘saçılga’ sözcükleri yer alıyor.  


Habil ve Kâbil Kıssası


İlk kurbanın ne zaman ve hangi kültüre ait olduğunu ve ilk neyin kurbanın edildiğini bilmek kolay değil. Rivayete göre, Adem’in oğullarından Habil, kardeşi Kâbil’le aynı batında doğan kızla evlenmek istediğinde, Kâbil aynı batında doğan kızla evlenmek hakkının kendisinde olduğunu söyleyerek itiraz eder. Bu sorunu çözmek için Tanrı’ya kurban sunmaya karar verdiklerinde, Habil çoban olduğu için sevdiği besili bir koçu (bazı kaynaklara göre semiz bir sığırı), Kâbil ise çiftçi olduğu için mahsulünün değersiz kısmından bir başak demeti sunar. Gökten gelen ateş, Kâbil’in başak demetini yakarken Habil’in hayvanına dokunmaz. Bazı antropologlar pahada ağır olanın Tanrı katında da daha değerli olduğunu söylerlerse İslâmi yorumlarda gerekçe, Kâbil’in niyetinin ‘halis’ olmadığıdır.  


Kansız kurbanlar


Yine antropologlara göre, Hâbil avcı toplumların, Kâbil ‘tarım toplumlarının simgesidir. Kâbil’in kurbanı kansız, Habil’in kurbanı ise kanlı kurbanların ilk örneğidir. Ancak ister kansız ister kanlı olsun, tarih boyunca, insanoğlu, toplumsal kültürü açısından en değerli, en önemli gördüğü şeyleri kurban olarak sunmuş. Kansız kurban olarak, buğday pirinç, arpa, darı gibi hububatlar, su, bira, şarap, süt, kımız gibi sıvılar, o kültür için değerli malzemelerden yapılmış yemekler sunulduğu gibi, zenginler mücevherler, fakirler kilden yapılmış heykeller sunmuş. Bazı toplumlarda, kefaret bedeli olarak saç kesme, hadım olma, cinsellikten uzak durma, fahişelik yapmak da, kansız kurban sayılır. Eski Türklerde ölen kişinin atının kuyruğunun kesilmesi, İslâmiyet öncesi Arap toplumlarında ise hayvanların bir parçasının kesilmesi kan içerse bile, kansız kurban türüne örnek olarak gösterilmekte. Yahudilik ve Müslümanlıktaki sünnet uygulamalarının bile kansız kurbanın bir türü olan ‘kefaret kurbanı’ kavramının parçası olduğunu düşünenler var.  


Kanlı kurbanlar


Ama pek çok toplumda, kurban denilince ‘kan’ akla gelir. Çünkü tarih boyunca kanın, sözleşme, kutsallaştırma, korunma, arınma, büyü ve statü anlamları içerdiği biliniyor. En yaygın kanlı kurban uygulaması, hayvan kurbanı. Her toplum kendi kültürüne uygun nitelikte ve büyüklükte hayvanları kurban etmiş. Bazı toplumlar, kanatlı hayvanları, bazıları balıkları, bazıları develeri, bazıları küçükbaş hayvanları kurban ederken, Eski Türklerin kanlı kurban için tercih ettikleri hayvanların başında at ve koç geliyor. Bazı araştırmacılar, Eski Türklerde deve dışında her tür evcil hayvanın kurban edildiğini söylemekte, bunlara köpeği ve domuzu da eklemekteler.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  2. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
  3. Cumhuriyet’in ‘azınlık raporu’ - 22.01.2012
  4. Halide Edip ve Ermeni yetimleri - 15.01.2012
  5. Hamza Grubu’ndan MAH ve MİT’e - 08.01.2012
  6. Noel Baba’ya karşı Geyikli Baba - 01.01.2012
  7. Nisan 1915’te Van’da neler oldu? - 25.12.2011
  8. Franz Werfel ve ‘Musa Dağ’da Kırk Gün’ - 18.12.2011
  9. Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen - 11.12.2011
  10. Kimyasal silahların kısa tarihçesi - 04.12.2011
  11. Özür literatüründe Almanya ve Japonya örneği - 27.11.2011
  12. 150. Yıldönümünde Abdülmecid - 20.11.2011
  13. Atatürk’ün 15 yıl süren cenaze töreni - 13.11.2011
  14. Berzenciler, Barzaniler ve Talabaniler - 06.11.2011
  15. Göçük altında Cumhuriyet Bayramı - 30.10.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "Kurban bir İslâm inancı mıdır" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 17:13:13