1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 12:25
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 19.12.2010
Ayşe Hür
Kürtlere özerklik sözü verildi mi
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - Kürtlere özerklik sözü verildi mi Ayşe Hür - Kürtlere özerklik sözü verildi mi Ayşe Hür - Kürtlere özerklik sözü verildi mi Ayşe Hür - Kürtlere özerklik sözü verildi mi Ayşe Hür - Kürtlere özerklik sözü verildi mi Ayşe Hür - Kürtlere özerklik sözü verildi mi Ayşe Hür - Kürtlere özerklik sözü verildi mi Ayşe Hür - Kürtlere özerklik sözü verildi mi
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Bir süredir Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesindeki BDP’li belediyelerin yöneticileri, Türkiye’nin 1993 yılında ulusal mevzuatına dâhil ettiği ancak hâlâ uygulamadığı Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na (AYYÖŞ) atıfta bulunarak “demokratik özerklik” konusundaki taleplerini dile getiriyorlar. Sizler bu yazıyı okurken, 18-19 Aralık 2010 tarihinde Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Diyarbakır’da düzenlediği ve benim de konuşmacı olarak katıldığım Demokratik Özerklik Çalıştayı devam ediyor olacak. 19-24 Ekim 2008 tarihlerinde Taraf’ta yayımlanan “Osmanlı’dan Bugüne Kürtler ve Devlet” başlıklı yazı dizisinin 3. bölümünde, “Atatürk Kürtlere özerklik sözü verdi mi” sorusuna cevap vermeye çalışmıştım ama gelen okur mektuplarından anladığım kadarıyla, konuya ilişkin merak devam ediyor. Taraf’ın internet sayfasında bulmak kolay olmadığı için sözkonusu yazıyı (ufak tefek değişikliklerle) tekrar yayımlıyorum.

*** 

Amasya Protokolleri

Yıllardır bazı Kürt çevreleri, Mustafa Kemal’in, Kürtleri Milli Mücadele’ye kazanmak için özerklik vaadinde bulunduğunu ancak daha sonra bundan caydığını iddia ederler. Bildiğimiz kadarıyla, özerklik vaadine değinen belgelerden ilki (çünkü henüz gün ışığına çıkmamış pek çok belge bulunduğunu tahmin edebiliriz) 4-11 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi’nden hemen sonra hazırlanan Amasya Protokolleri (Buluşması, Mülakatı) diye bilinen siyasi metindir. İstanbul adına Bahriye Nazırı Salih Paşa ve Padişah’ın başyaverleri Naci (Eldeniz) Paşa ile Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adına Mustafa Kemal, Rauf (Orbay) ve Bekir Sami (Kunduh) paşalar ülke sorununu, bu arada Kürt sorununu konuşmak için 18-22 Ekim 1919 günlerinde Amasya’da buluşmuşlardı. Nutuk’tan öğrendiğimize göre burada, üçü kayıt ve imza altına alınmış, ikisi gizli sayıldığı için kayıt altına alınmamış beş protokol hazırladılar. Gizli protokollerde ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz ama bunlardan Kürt sorununa değinen 22 Ekim 1919 tarihli İkinci Protokol’deki bazı ifadeler, 1960’lı yıllara kadar kamuoyundan özenle saklandı.  


Irk Hukuku

Gözlerden saklanan cümleler, aşağıda koyu renkle (sadeleştirerek) gösterdiğimiz cümlelerdi: “Beyannamenin [Sivas Kongresi Sonuç Bildirisi] birinci maddesinde Osmanlı Devleti’nin düşünülen ve kabul edilen sınırının Türk ve Kürtlerin oturduğu araziyi kapsadığı ve Kürtlerin Osmanlı toplumundan ayrılmasının imkânsızlığı izah edildikten sonra bu sınırın en asgari bir talep olarak kabul edilmesinin temini lüzumu müştereken kabul edildi. Bununla birlikte Kürtlerin gelişme serbestliğini sağlayacak şekilde ırk hukuku ve sosyal haklar bakımından daha iyi duruma getirilmelerine izin verilmesine ve yabancılar tarafından Kürtlerin bağımsızlığını gerçekleştirme amacını güder gibi görünerek yapılmakta olunan karıştırıcılığın önüne geçmek için bu hususun şimdiden Kürtlerce bilinmesi hususuuygun görüldü...”

Protokoldeki bu ifadelerin en önemli yanı, Kürtlerin “ırk hukuku” tanımıyla, onların farklı bir etnisiteden geldiklerinin Mustafa Kemal ve muhatapları tarafından kabul edilmesiydi. Bu sözlerin Milli Mücadele’ye Kürtleri katmak için verildiği açıktı. Bu sansürü 40 yıl sonra gün ışığına çıkaran tarihçi Faik Reşit Unat Başbakanlık Arşivi’ndeki belgenin aslını 1961 yılında Tarih Vesikaları Dergisi’nde yayımladığında Kürtlerin bu tür tartışmalara girecek cesaretleri yoktu, çünkü siyasi açıdan çok zayıftılar. Son yıllarda Kürt aydınları ısrarla şu soruyu soruyor: İkinci Protokolün bu bölümleri neden gözlerden kaçırılmak istendi? Cevabı tahmin etmek zor olmasa gerek.  


Hâkimiyet milletindir!

Daha Milli Mücadele’nin sıcak savaşları sürerken Ankara’da, TBMM’de 20 Ocak 1921’de kabul edilen 23 maddelik kısa Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun “İdare” başlığı altında toplanan 12 maddesi, vilayet ve kazaların özerkliğinin nasıl hayata geçirileceğine ayrılmıştı. Bu maddeler ileriki yıllarda (ve bugün), etnik temele dayalı bir özerklikten söz edilmediği halde bazı Kürt çevreleri tarafından “Anayasa ile Kürtlere özerklik verildiği” şeklinde yorumlandı. Mustafa Kemal’in çeşitli tarihlerde özerklikle ilgili açık veya üstü kapalı ifadeleri düşünüldüğünde, bu kanının bir temeli vardı, ancak 1921 Anayasası’nın ömrünün kısa sürmesi, bu maddelerin hem Kürtleri Milli Mücadele’ye kazanmak hem de o günlerde silah ve para yardımıyla Milli Mücadele’yi destekleyen Sovyet Rusya’yı ikna etmek için konduğunu gösteriyordu.  


Fransız ve İngiliz arşivleri

Fransız arşivlerinde çalışan Hasan Yıldız’a göre Dersim bölgesinde patlak veren Koçgiri Ayaklanması’nı takip eden günlerde, Van, Mardin, Bitlis, Diyarbakır yöresindeki Kürtler 25 Kasım 1921’de ortak bir bildiri ile TBMM’den özerklik talebinde bulunmuşlardı. Mustafa Kemal, Halil Bey başkanlığındaki Kürt heyeti ile görüşmek üzere, o sıralarda Türkiye’de bulunan Libyalı dinî lider Şeyh Senusi başkanlığında bir heyeti görevlendirmiş, ancak Kürt heyetinin temsili niteliği olmadığı anlaşılınca, görüşme sonuçlanmamıştı.

İngiliz Arşivleri’nde çalışan Robert Olson’a göre ise 24 Mart 1922 tarihinde, İstanbul’daki Britanya Komiseri Sir Horace Rumbold tarafından Britanya Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a gönderilen bir raporun ekine göre, TBMM’nin 10 Şubat 1922 tarihli celsesinde Kürtlere özerklik verecek 18 maddelik bir kanun hakkında ciddi tartışmalar yapılmış, Kürt üyelerden 64’ü “hayır” oyu vereceğini söyleyince, Meclis’te büyük kargaşa çıkmıştı.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Okurlara açıklama metni - 20.05.2012
  2. Özür - 29.04.2012
  3. Ermeni Soykırımı’nda Alman rolü - 22.04.2012
  4. 1909 Adana İğtişaşı/ Faciası/ Katliamı - 15.04.2012
  5. Osmanlı’nın sevgilisi lalenin sergüzeşti - 08.04.2012
  6. Ali Şükrü Bey ve Topal Osman - 01.04.2012
  7. ‘Milli’ aşk ve nefret hikâyeleri - 25.03.2012
  8. Geleneğin icadı: Newroz ve Nevruz - 18.03.2012
  9. Dr. Tulp’un Anatomi Dersi’ni izlediniz mi - 11.03.2012
  10. Milli Görüş Hareketi ve Erbakan - 04.03.2012
  11. Vagon-Li Olayı ve ‘öz dil’ zorbalığı - 26.02.2012
  12. Muzır kelimeler ve II. Abdülhamid - 19.02.2012
  13. - - 12.02.2012
  14. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  15. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer! *
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "Kürtlere özerklik sözü verildi mi" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 12:25:06