
Başbakan Recep Tayip Erdoğan, 18 Mayıs 2011’de Siirt’te yaptığı seçim konuşmasında “Kürtlerin dini Zerdüştlüktür diyor. Kim diyor İmralı diyor ve onun izinde olanlar. Şimdi Cuma namazını kılıyorlar. Cuma’ya gitmiyorlar, devletin imamı arkasında durmuyorlar. Bir yerde durup kadın erkek karışık namaza duruyorlar. Bunun bir adabı var. Cuma cem demektir. Biraraya gelmektir. Bunlar birlik ve beraberliği bozmak için bu yola başvuruyorlar” demişti.
Abdullah Öcalan’ın böyle deyip demediğini bilmiyorum ama bazı okurlar bu konudaki fikrimi sorunca, seçim ortamının ağır atmosferini kültür konularıyla dağıtmak iyi olur diye düşündüm ve bu haftayı İslam kaynaklarınca “Mecusilik” (Ateşperestlik) diye de adlandırılan Zerdüştlüğe ve Zerdüştlüğün Türkiye’deki temsilcisi Yezidiliğe ayırdım.
***
Eski Farsça yani Pehlevice Zerdüşt kelimesinin etimolojisi konusunda çeşitli iddialar var. Karmaşık bir konu olduğu için derinleşmeden söylersem, büyük ihtimalle Yunanca Zarathushtra’dan gelen Zerdüşt, çeşitli doğu dillerinde “yaşayan yıldız”, “muhteşem altın”, “altın krallık” anlamına geliyor.
Zerdüşt, eski İran’ın tanınmış ailelerinden Spitama’ya mensup bilge kişi. Hangi çağda yaşadığı konusunda da sayısız iddia var. Bunlar, MÖ. 6 binli yıllardan başlayarak İsa’nın doğumuna kadar uzanıyor. Ama en güçlü tahminler Zerdüşt’ün, MÖ. 6. yüzyılda yaşadığı yolunda.
Zerdüşt, Tanrı Ahura Mazda’nın mesajını dünyaya taşıyan bir peygamber. Zerdüştlük hem tek tanrılı bir din hem de ateşe tapmak gibi özellikler taşıyan pagan bir din. Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlığı etkileyen Zerdüştlük MÖ. 559-330 yılları arasında İran’da hüküm süren Ahemeniş hanedanı döneminde büyük taraftar bulmuş.
Büyük İskender’in kılıcı
Büyük İskender’in MÖ. 330 yılında Ahemeniş’in başkenti Persopolis’i fethetmesinden sonra İran Helen kültürünün etkisine girince, Zerdüştlük kenara itilmiş. Ancak Sasaniler Dönemi’nde (MS. 224-551) İran’ın resmî dini haline gelen Zerdüştlük, 7. yüzyıldan itibaren Müslümanlığın etkisiyle zayıflamış. Öyle ki, 8. yüzyıldan itibaren Zerdüştler İran’ı terk ederek Hindistan’a (esas olarak Bombay civarına) göç etmek zorunda kalmışlar. 19. yüzyılda İran’ın Kirman ve Yezd şehirlerinde yaklaşık 7-8 bin Zerdüşt’ün yaşadığına dair kayıtlar var. Bugün bu küçük grubun varlığını koruyup korumadığını bilmiyorum ama Hindistan’daki Parsiler arasında Zerdüştlük hâlâ yaşıyor.
Öküz derisine yazılan kitap
Zerdüştlüğün Kutsal kitabı Avesta’nın orijinalinin ateşe daldırılmış tahta çubukla on iki bin öküz derisi üzerine yazıldığını kabul ediliyor. Rivayete göre, Büyük İskender’in İran Seferi sırasında bu nüshaların 17 cildi yakılmış, geri kalan ciltler, İskender’in ordularının önünden kaçarak Hindistan’ın Bombay bölgesine sığınan Farisiler tarafından saklanmış. Bu metinler Sasaniler döneminde 21 cilt halinde tekrar biraraya getirilmiş, ancak İran’ın İslam ordularınca istila edildiği dönemde bu kitaplar yine dağılmış.
Avesta ve açıklamaları
Pehlevice gibi eski bir dilde kaleme alınan Avesta’nın anlaşılmasındaki bu güçlük dolayısıyla, ilk dönemlerde de onun tefsirine ya da yorumuna ihtiyaç duyulmuş. Avesta ile ilgili yapılan bu yorumlara Zend (Pehlevice’de yorum, şerh) denmiş. İran’da İslam’ın yayılmasından sonra ise, bölge halkının Zerdüştlükten kopmaması için o bölgelerdeki eski eserlerin anlaşılması ve tahrip edilmemesi için Zend Avesta’nın da açıklaması, şerhi yazılmış ve buna Pazend denmiş. Bir de Zerdüşt’ün el yazısı olan Gata’lar (bir çeşit hadis kitabı) var. Gata’lar, yüzyıllar içinde başına gelmedik iş kalmayan Avesta’daki boşlukları doldurmak amacıyla kutsal kitaba yedirilmiş. Bitmedi, bir de Azer Farhzat adlı bir Zerdüşt’ün bir gurup öğrencisi ile hazırladığı Dinkerd adlı dokuz ciltlik bir “Avesta yorumu” var. I. ve II. cildi tahrip olan kitaptan günümüze, III. Cildin bir kısmıyla, diğer ciltler günümüze ulaşabilmiş. Dolayısıyla günümüze ulaşan 141.000 kelimelik Avesta metinlerinin orijinal olduğu epey şüpheli.
İyilik ve kötülüğün savaşı
Zerdüşt dini, Ahura Mazda’ya ibadeti, meleklere saygıyı, şeytanlar gibi kötü güçlere laneti ve iyilikte yarışı vazediyor. İyilikle (Spenta Mainyu) kötülük (Angra Mainyu) arasındaki savaşı dünyanın sonuna kadar sürecek, sonunda tanrı Ahura Mazda galip gelecek, dünyanın sonu onun otoritesini tesis ettiği gün olacak diyen Zerdüştlükte, ateş önemli bir ibadet unsuru ancak, İslam’daki beş vakit ibadet, sırat köprüsü, ölümden sonra sorgulanma, ödüllendirilme ve cezalandırılma (cennet-cehennem) kavramlarının benzerleri de var. Ateş Zerdüşt ibadetinde önemli bir unsur ve bu yüzden Zerdüştlere Müslümanlar “Ateşe Tapanlar” diyorlar.
Melek Tavus’un halkı: Ezidiler
Ezici çoğunluğu Sünniliğin Şafii kolundan olan Kürtlerle ilişkilendirilecek Zerdüştlükten ilham alan inanç kümesi ise, Türkiye kamuoyunda yanlış biçimde “Şeytana Tapanlar” olarak adlandırılan Ezidiler. Dünya yüzünde, büyük bir çoğunluğu Irak, Suriye, Lübnan, Mısır, Cezayir, İran, Gürcistan, Rusya ve Ermenistan (Gümrü ve Erivan’ın köylerinde) olmak üzere yaklaşık 1,5 milyon Ezidi’nin yaşadığı tahmin ediliyor. (Ancak bu sayıyı 500 bine kadar indiren kaynaklar da var.) Ezidilerin dili ağırlıklı olarak Kürtçenin Kurmanci lehçesi. Ancak Ortadoğu cemaatlerinde Arapça konuşanlar da var.
Yezidi mi, Ezidi mi?
Ezidilik, Zerdüştlük, Musevilik, Müslümanlık (özellikle Alevilik), Hıristiyanlık (özellikle Nasturilik) gibi tek tanrılı dinlerle, Maniheizm ve Mazdaizm gibi pagan inanışlarından ve tasavvuf felsefesinden izler taşıyan bir çeşit “bağdaştırmacı” (senkretik) bir inanış. Türkiye’deki Ezidilerin nüfus kâğıtlarında din hanesi boş bırakılıyor.)
Ezidi adının etimolojisi ile ilgili pek çok iddia var. Bunlardan en bilineni İslam tarih yazımında kötülük ve kalleşliğin simgesi olarak kabul edilen Muaviye’nin oğlu Yezid’den geldikleri. Bu nedenle de Türkiye’de Ezidi terimi değil Yezidi terimi yaygın.
Ezidiler bu etimolojiyi kendilerini “ötekileştirmek” için yapıldığı gerekçesiyle reddediyorlar. Bilindiği gibi Hz. Ali’nin oğlu Hüseyin ve 77 yakını, 10 Ekim 680’de, Yezid’i halife olarak tanımadığı için, Kerbela denen yerde susuzluğa mahkûm edilerek öldürülmüş ve bu olay hâlâ tüm şiddetiyle süren Şii-Sünni çatışmasını başlatmıştır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.