1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 12:29
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 03.04.2011
Ayşe Hür
Milli cellatlar, cellat mukallitleri
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - Milli cellatlar, cellat mukallitleri Ayşe Hür - Milli cellatlar, cellat mukallitleri Ayşe Hür - Milli cellatlar, cellat mukallitleri Ayşe Hür - Milli cellatlar, cellat mukallitleri Ayşe Hür - Milli cellatlar, cellat mukallitleri Ayşe Hür - Milli cellatlar, cellat mukallitleri Ayşe Hür - Milli cellatlar, cellat mukallitleri Ayşe Hür - Milli cellatlar, cellat mukallitleri
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Milli cellatlar, cellat mukallitleri

Kayseri’de 18 ay önce kaybolan üç çocuğun vahşi bir cinayete kurban gittiğinin anlaşılması üzerine 1984’den beri fiilen, 2003’ten itibaren de resmen uygulanmayan idam cezası yeniden gündeme geldi. Gün geçmiyor ki, bir televizyon programında ‘asmak yetmez, derilerini yüzmeli, çengele asmalı’ makamında bir konuşma duyulmasın.

Bu furyada, PKK’nın hapisteki lideri Abdullah Öcalan’ın da idam edilmesini hayal eden siyasiler sayesinde, tartışmanın süreceği anlaşılıyor. Bu alt metni bir yana bırakırsak, idam cezasının ne adi ne siyasi suçtan caydırıcı olmadığına dair onlarca araştırma, bulgu, istatistik olduğu halde ve Türkiye hâlâ 1961-1984 arasındaki siyasi idamların utancını yaşarken, bu kampanyaya katılanlar arasında hukukçuların, gazetecilerin, siyasi parti liderlerinin bulunması gerçekten tüyler ürpertici. Üstelik bu kişiler, gazetelere “terörle mücadele sırasında 1000 kişiyi öldürmüş olabilirim” diyen ‘özel harekâtçı’ Ayhan Çarkın’ın, savcılıktaki 10 saatlik bir sorgulama sonrasında elini kolunu sallayarak adliyeyi terk etmesine ses çıkarmadılar. Aynı kişiler, binlerce cinayetin faili olduğu sanılan JİTEM’in kurucusu emekli jandarma albayı Arif Doğan, televizyon kanallarında verdiği cinayet emirlerini haykırarak anlatırken de sus pus oturmuşlardı. Siirt’teki Kasaplar Deresi’nden çıkan insan kemikleri de kimseyi hoplatmadı. Halbuki en az Ahmet Şık ve Nedim Şener için gösterdiğimiz kadar tepki vermeliydik bunlara.

Mademki ülkemizde ölüme, öldürmeye, cellatlara bu kadar yoğun sempati duyuluyor, bu hafta, görev yaptığı 25 yılda 5 bini aşkın kişiyi astığı anlaşılan ‘milli celladımız’ Ali’nin hikâyesini anlatalım. Belki, idam cezası meraklılarından bazılarını, karar veren olmak yerine cellat olmaya özendirebiliriz, ya da tersinden bakarsak, ahkâm kesmekle uygulamak arasındaki farkı düşündürebiliriz.

‘Cellat Ali’ ile resmen tanışmamız, Mustafa Kemal’e yönelik ‘İzmir Suikastı Davası’ sonrasında İstiklal Mahkemesi tarafından idama mahkûm edilen 13 kişinin asılması vesilesiyle olur. İdamlar 13/14 Temmuz 1926 günü gece yarısı başlamış, saat 03.00’e kadar sürmüştür. Suikastı düzenlediği iddia edilen Ziya Hurşit, Laz İsmail, Gürcü Yusuf ve Çopur Hilmi suikast yapmayı planladıkları Gaffarzade Oteli’nin köşesinde, suikasta destek verdiği iddia edilen diğerleri Hükümet Meydanı, Sarı Kışla’nın önü ve Deparak civarında idam edilmişlerdi. Bu girişimle dolaylı ilişkisi olan İttihatçılar ise 26 Ağustos 1926 tarihinde Ankara’da Cebeci Hapishanesi’nde idam edileceklerdi. (22 ve 29 Haziran 2008 tarihli Taraf‘ta bu konuda iki yazı yazdığım için burada ayrıntıya girmiyorum.)

 

Cellat Ali’nin sıfatları

Feridun Kandemir İzmir Suikastinin İç Yüzü (Ekicil Tarih Yayınları, 1955) adlı kitabında İzmir’deki celladın, “Selanik Kıptisi Ali” olduğunu yazar. Osman Selim Kocahanoğlu Atatürk’e Kurulan Pusu/İzmir Suikastının İç Yüzü (Temel Yayınları, 2005) kitabında, Cemal Avcı İzmir Suikastı ve Bir Suikastın Perde Arkası (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2007)adlı akademik çalışmasında “Kara Ali” tanımını kullanırken, Yılmaz Karakoyunlu Üç Aliler Divanı (Doğan Kitapçılık, 2020) adlı romanında Cellat Ali’den “Selanikli Çingene” olarak bahseder. Uğur Mumcu’nun Gazi Paşa’ya Suikast (um:ag Vakfı Yayınları, 2002) adlı kitabında ise kahramanımız “Selanikli Kıpti Ali” olmuştur.

Kemal Tahir Kurt Kanunu‘nda (İthaki Yayınları, 2005) tanımlamayı biraz renklendirir. ‘Karaoğlan’la başlar, ‘Kötü Çingen’le devam eder, ‘Karaböcek’le bitirir. Arada bir sürü aşağılayıcı sözle takviye edilir bunlar. Ayrıca bir de açıklama yaptırır kahramanına: “Baba mirasıdır, bu zanaat bize.(...) Talat Paşa’nın asıcısı idi, rahmetli babamız Karaköçek (...) Çok adam asmıştır efendim hürriyette (...) alnından öpmüştür Talat Paşamız ‘Aferin ulan Karaköçek’ diye...” (s. 257-262)

Kemal Tahir, böylece ‘Çingene cellat’ ile Ermenilere karşı işlediği suçların ideolojik değil kökensel olduğunu ima etmek için olsa gerek, ‘Çingene’ olduğu iddia edilen Talat Paşa arasında bir bağ kurar. Böylece bir taşla iki kuş vurulur.

 

Kara değil, bembeyaz

Cellat Ali kimliği konusunda gerçeğe en yakın resmi, Ankara Üniversitesi’nde İzmir Suikastı Davası’na ilişkin söylem analizi ile doktorasını kazanan Ahmet Hilmi Balcı sunar. Balcı “İzmir Kızlarağası Hanı’nın karşısındaki yolun üzerinde dükk�nı bulunan sahaf Ali Haydar Toprak” tarafından kendisine anlatılan hikâyeyi anlatır bize. Cellat Ali’yle bir süre komşu olan Ali Haydar Toprak’a göre Cellat Ali diye anılan kişinin 1934’ten sonra soyadı Ağu ya da Ağı olup (ki 19 Mayıs 1957 tarihli Milliyet gazetesindeki bir haberden soyadının Ağı olduğu anlaşılıyor) bir Çingene veya Kıpti değil; sarışın, mavi gözlü ve açık tenli bir Makedonya göçmenidir. Yine Toprak’a göre Feridun Kandemir’in dediği gibi çevik bir yapıya sahiptir ancak Kemal Tahir‘in kurguladığı gibi cellatlığı babadan miras değildir.

 

Balkanlardan Konya’ya

Ali Haydar Toprak’ın bizzat Ali Ağı’dan öğrendiğine göre küçük yaşta babasız kalan Ali ve annesi, 1912-1913 Balkan Savaşı sırasında Anadolu’ya doğru yola çıkarlar.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Okurlara açıklama metni - 20.05.2012
  2. Özür - 29.04.2012
  3. Ermeni Soykırımı’nda Alman rolü - 22.04.2012
  4. 1909 Adana İğtişaşı/ Faciası/ Katliamı - 15.04.2012
  5. Osmanlı’nın sevgilisi lalenin sergüzeşti - 08.04.2012
  6. Ali Şükrü Bey ve Topal Osman - 01.04.2012
  7. ‘Milli’ aşk ve nefret hikâyeleri - 25.03.2012
  8. Geleneğin icadı: Newroz ve Nevruz - 18.03.2012
  9. Dr. Tulp’un Anatomi Dersi’ni izlediniz mi - 11.03.2012
  10. Milli Görüş Hareketi ve Erbakan - 04.03.2012
  11. Vagon-Li Olayı ve ‘öz dil’ zorbalığı - 26.02.2012
  12. Muzır kelimeler ve II. Abdülhamid - 19.02.2012
  13. - - 12.02.2012
  14. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  15. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer! *
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "Milli cellatlar, cellat mukallitleri" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 12:29:30