1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 22 Mayıs 2012 Salı 12:43
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 11.12.2011
Ayşe Hür
Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen Ayşe Hür - Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen Ayşe Hür - Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen Ayşe Hür - Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen Ayşe Hür - Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen Ayşe Hür - Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen Ayşe Hür - Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen Ayşe Hür - Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen

Bir çeşit McCharty dönemine giriyoruz. Hemen her sabah yeni bir operasyonla uyanıyoruz. İnternette, basında sansür ve oto sansür kol kola gidiyor. Slogan atan, yürüyüş yapan, yumurta atan, saçını kesen, duvara slogan yazan, elinde kırık şemsiye taşıyan, evinde sol kitaplar bulunduran gençler; konferans veren aydınlar, haber yapan gazeteciler, kitap yazan yazarlar onlarca yıl hapis cezası talebiyle tutuklanıyor. Karakollarda kötü muamele artıyor. Herkes telefonunun dinlendiğinden kuşkulanıyor. Bu gelişmeleri protesto eden bazı kampanyalarda imzam yoksa bunun nedeni, imza toplayanların neden olduğu iletişim sorunları. Bu yüzden, şiddet içermeyen eylemleri cezalandıran zihniyeti şiddetle protesto ettiğimi peşinen ilan ediyorum.

Bu gelişmeler sürerken Şike Yasası ile yeniden gündeme gelen Fethullah Gülen bu konularda ne düşünüyor diye merak ettim, çünkü ülkenin güvenlik bürokrasisinde Gülen hareketinden gelenler egemen. İnternet araştırmasında şunları gördüm: Fethullah Gülen son olarak Muhteşem Yüzyıl dizisinin başkahramanı Kanuni’nin 46 yıllık saltanatında sadece 1,5 yıl sarayında kalmasına çok üzülmüş. (Gülen’i teselli edecekse söyleyeyim, bu bilgi külliyen yanlış. Kanuni, seferde sekiz yıl sekiz ay, sarayında ise 37 yıl dört ay geçirdi.) Gülen ayrıca Alevilik (daha doğrusu Nusayrilik) ve PKK ile ilgili çok sert açıklamalar yapmış ve bu açıklamalar söz konusu çevrelerde büyük tepki uyandırırken merkez medyada hiç yer bulamamış.

Bunun üzerine, bu hafta Fethullah Gülen’in aile, devlet, millet, Batı, terör, Alevilik, Kürt meselesi gibi konulara dair görüşlerini özetlemeye karar verdim. Bazılarınız niye bu kadar geciktiğimi sorabilir. Belki sol geçmişimden miras “ana çelişki- tali çelişki” saçmalığı yüzünden, belki bir çeşit oto sansürden, belki dinî cemaatleri şeytanlaştıran ulusalcı koroya katılma endişesinden. Ama en çok da konuyu tarihten çok güncele dair gördüğümden. Nitekim bu yazı da bir tarih yazısı olmadı.

Öncelikle şunu belirtmeliyim. Fetullah Gülen’in okumuşlara hitap eden kitaplarındaki görüşleriyle, video konferanslarındaki görüşleri arasında ciddi farklılıklar var. Işık Evleri’nde ne tür konuşmalar yapıldığı ise benim için bir muamma. Ben doğal olarak kitaplar, videolar ve bu konuda yazılmış tezlerden yararlandım. Sonuçta ortaya çıkan yazı, konuya giriş mahiyetinden ileri gitmedi. Demek ki, ilerde konuya tekrar dönmek gerekecek. Gelelim başlıklara: 


Din ve ahlak

Fethullah Gülen için ahlâk dinin özü, din de ahlâkın esasıdır. Din hayatın hemen her alanını kuşatır. Dini sadece inançtan ibaret görenler onu bütün benliğiyle kabul edememiş “kültür Müslümanları” sayılır ki bu kişilerin makbul olmadığı açıktır. Ancak, Gülen’in sözünü ettiği din, herhangi bir din değil, İslam dinidir. Fethullah Gülen için İslam dini sadece ahlakın değil aynı zamanda güvenlik, asayiş, kontrol, eğitim, terbiye, disiplin, inanç, güç, vazife, mutluluk gibi kavramların da kaynağıdır ya da onunla ilişkilidir. Gülen’e göre kendisinden önceki dinleri kaldıran ve kıyamete kadar hükmü sürecek olan İslam dini, zamanı ve mekânı aşan derin anlamları ile gelecekte, dünya çapında bir yenileşmenin gerçekleştiricisi olacak; yeryüzünü bütünüyle fethedecek, hatta Müslüman “boş durmayıp” gökyüzünü de fethetmenin yollarını arayacaktır. Dünyayı fethettiğinde de, sadece Türkiye’de değil bütün dünyada yaşayanlar için Peygamberimizin o muzaffer günleri (Asr-ı Saadet) geri gelecektir. 
 


Aile, cemaat

Elbette bu kendiliğinden olmayacaktır. Dünyayı Asr-ı Saadet’e ancak eğitim götürecektir. Ancak sadece çocuk değildir bu eğitimin nesnesi, tüm ailedir, ailenin genişlemiş hali olan cemaattir, giderek tüm toplumdur.

Fethullah Gülen, anne ve babalardan “gerçek muallimler”e (yani Işık Evleri’ndeki ağabeylere, ablalara) kadar uzanan bir çizgide ve herkesi bağlayacak biçimde bu vazifenin dağılımını yapar. Gülen için bu terbiyecilerin/ mürşidlerin görevi, yuvadan okula, kahveden kışlaya, bütün vatan sathını mektep haline getirip, bütün yurtta bir kültür seferberliği ilân etmek, ferdi (Gülen düşüncesinde “birey” değil “fert” vardır), “habis ur ve mikroplardan” temizleyip, böylelikle talebeyi aşağıdan çekip yukarılara yükseltmek, en ulvi, en yüce huylarla bezeyip müspet istikamette en verimli tohumları atmaktır.

Fethullah Gülen’e göre ailenin genişlemiş hali ama ondan çok daha uhrevi bir yanı olan cemaat fertlerin maddî menfaat, mal mülk sevdası, makam mansıp hırsını dizginlerken, cemaat dışında yaşamak insanı günaha sokar, şerre ve şeytana yaklaştırır.

Ahlaklı ve dayanışmacı bir toplumu inşa etme açısından Gülen’in özel bir önem verdiği millî/ içtimaî terbiye kavramı, İttihatçıların ideologu Ziya Gökalp’in Türk milletinin eğitimi üzerine yazdığı makalelerde önemle üzerinde durduğu millî terbiye kavramına çok benzer.
 


Kadın

Fethullah Gülen’e göre “Kadın ile erkek arasında mukayeselere girmek (yani feminizm) münasebetsizliktir. Kadın-erkek yaradılış ve dünyadaki misyonları açısından birbirinden farksızdırlar ve bir bütünün birbirine muhtaç iki yüzü gibidirler”. Ancak “Allah kadını başka değil, erkeğe eş olarak yaratmıştır”. “Ahenkli ve dayanıklı bir yuva, istikbal vaat eden bir milletin temel öğesidir.” Gülen’e göre “İslamiyet kadına diğer dinlerden çok farklı ve yüce bir makam vermiştir ve kadının çalışmasında İslami açıdan bir engel yoktur; ancak fiziki ve ruhi özellikleri düşünülünce onun için de insanlık için de en uygun işlev anneliktir ve evin çekip çevrilmesidir”. Buna rağmen Gülen kadının asker de, hekim de olabileceğini kabul eder, “yeter ki işi dinini yaşamasına engel olmasın”. Ancak nedense cemaatin kadın müritlerini ya da erkek müritlerin eşlerini kamusal alanda görmek pek mümkün olmaz ve kadınlar cemaat hiyerarşide en altta yer alır.


Disiplin, otorite ve devlet

Fethullah Gülen eğitimde disipline çok önem verir, disiplini anlatmak için askerî terimler kullanır. Yavuz Sultan Selim, II. Abdülhamid gibi padişahları, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeleri disiplin örneği olarak takdir eder.

Fethullah Gülen düşüncesinde otoriteye (babadan başlayarak devlete uzanan bir dizgede) saygı, toplumun “nizam” ve “asayişi” açısından gereklidir. Gülen’in devlet yorumlarında açık bir Gazali etkisi görülür. Gülen’e göre devletsizlik kargaşadır, istikrarsızlıktır. O otorite, adaletsiz ve zulmeden bir iktidar olsa bile (hatta sosyalist bir iktidar bile olsa), hiçbir durum asayiş ve nizamın bozulmasından kötü değildir. Gülen’e göre her “fert”, “devletin ayrılmaz bir parçasıdır” ve onun yaptığı, yapacağı her şey devlet adınadır. Üstelik hangi konu olursa olsun devlete sorulmadan hareket etmek yanlıştır ve devletten mutlaka tasdik alınmalıdır!
 


Ordu, darbeler ve 28 Şubat

Otorite ve devlet sevgisi yüzünden Fethullah Gülen kişisel yükselişinin miladı olan 12 Eylül 1980 sonrası dönemde, diğer İslâmî hareketlerin tersine, devlet yanında yer almış ve darbeyi destekleyici açıklamalar yapmıştır.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Okurlara açıklama metni - 20.05.2012
  2. Özür - 29.04.2012
  3. Ermeni Soykırımı’nda Alman rolü - 22.04.2012
  4. 1909 Adana İğtişaşı/ Faciası/ Katliamı - 15.04.2012
  5. Osmanlı’nın sevgilisi lalenin sergüzeşti - 08.04.2012
  6. Ali Şükrü Bey ve Topal Osman - 01.04.2012
  7. ‘Milli’ aşk ve nefret hikâyeleri - 25.03.2012
  8. Geleneğin icadı: Newroz ve Nevruz - 18.03.2012
  9. Dr. Tulp’un Anatomi Dersi’ni izlediniz mi - 11.03.2012
  10. Milli Görüş Hareketi ve Erbakan - 04.03.2012
  11. Vagon-Li Olayı ve ‘öz dil’ zorbalığı - 26.02.2012
  12. Muzır kelimeler ve II. Abdülhamid - 19.02.2012
  13. - - 12.02.2012
  14. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  15. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  İDAŞ’a ABD’li ortak geliyor
  Katarlılar, otel için partner arıyor
  Akbank’a ‘en iyi banka’ ödülü verildi
  Avea, Facebook’ta Türkiye birincisi
  TEB’den KOBİ’lere İnternet desteği
  Pegasus’un Bakü seferleri başladı
  ÇAYKUR’dan yılda 15 milyon tasarruf
  A&T yedinci şubesini açtı
  Papandreu’ya feta eleştirisi
  ABD, pazara girişte kolaylık sağlamalı
  Alman işçilere 20 yılın zammı
  Sarrazin, son kitabında bu kez Yahudileri hedef aldı
  İran ticareti üç yılda 30 milyar dolara çıkacak
  O DA TELEFON ÜRETTİ
  TOKİ’nin alanını daraltmamız lazım, çok açıldı

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
Murat Belge - 22.05.2012
Böyle bir 19 Mayıs
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 22.05.2012
Bayrak ve muhalefet
MEDYAİRONİK
Alper Görmüş - 22.05.2012
Devlette ve medyada gayrımüslim algısı
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 22.05.2012
Mahmud ile Yezida, bir de kalaşnikof
BU YAKA
Rengin Soysal - 22.05.2012
Gördüğüne inanmayıp, görmediğine inanma çağı
SOLAÇIK
Melih Altınok - 22.05.2012
Yarın darbe olsa
DAR KAPI
Kurtuluş Tayiz - 22.05.2012
Uludere soruşturması siyasi blokaj altında
TELESİYEJ
Telesiyej - 22.05.2012
Elif Şafak, okurunu kredi kartına ve tüketime teşvik ediyor!
AĞLARIN İÇİNDEN
Fatih Uraz - 22.05.2012
Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa
-
Ferhat Uludere - 22.05.2012
Tiyatroyu ve eleştirmenleri eleştirmek
BENİM TARAFIM
Barbaros Altuğ - 22.05.2012
Altın gümüş pırlanta...
-
Akın Özçer - 22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 22.05.2012
Keskûsorûzer! *
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen" başlıklı köşe yazısı
22.05.2012 12:43:52