1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 21:53
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ayşe Hür TARİH DEFTERİ 01.08.2010
Ayşe Hür
Tarih tekerrür eder mi?
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ayşe Hür - Tarih tekerrür eder mi? Ayşe Hür - Tarih tekerrür eder mi? Ayşe Hür - Tarih tekerrür eder mi? Ayşe Hür - Tarih tekerrür eder mi? Ayşe Hür - Tarih tekerrür eder mi? Ayşe Hür - Tarih tekerrür eder mi? Ayşe Hür - Tarih tekerrür eder mi? Ayşe Hür - Tarih tekerrür eder mi?
Ayşe Hür köşe yazılarını web sitenize ekleyin

“Siyasi konulardaki tutumundan dolayı kendisine ‘olumlu pasif’ lakabı takılmış olan Fahri Korutürk’ün Cumhurbaşkanı seçildiği 6 Nisan 1973’ten görevinin sona erdiği 6 Nisan 1980’e kadarki 7 yılda tam 16 hükümet kurulmaya çalışılmış, kurulmuş ya da bozulmuştu. Öyle ki, Korutürk bir röportajında, “Öldüğümde sorgu melekleri dünyada ne yaptın diye sorduklarında ‘herhalde hükümet buhranlarını çözmeye çalışmakla vakit geçirdim’ karşılığını vereceğim” demişti. Bu hafta, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin arifesinde yaşananları hatırlatmaya çalışacağım. Çünkü Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi “Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar/Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

Gençlik ve ordu içindeki sol eğilimli kalkışma hareketleri bahane edilerek TSK tarafından verilen 12 Mart 1971 Muhtırası’nın ardından petrol, haşhaş, genel af,  Kıbrıs gibi iç ve dış krizlerden enerji alan siyasi kutuplaşma, 1970’lerin sonlarında topluma da sirayet etmiş, daha doğrusu birazdan anlatacağım gibi ‘sirayet ettirilmişti’. 1977’de siyasi içerikli şiddet olaylarında 231 kişi ölürken, bu sayı, 1978’de 832’ye, Aralık 1978 ile Eylül 1979 arasında 898’e ve bu tarihten 1980 yılının Eylül ayına kadar 2.812’ye çıkmıştı. Son dönemlerde günde ortalama 20 kişi hayatını kaybediyor, bunun birkaç katı insan yaralanıyordu. Öldürülenler arasında ünlü gazeteciler, bilim adamları, sendikacılar, eski başbakanlar vardı. Kısacası ülke bir yangın yerine dönmüştü.


‘3 K’ stratejisi

Toplumsal çatışma için uygun zemin hazırlandıktan sonra, sıra kibriti çakmaya gelmişti. Bu iş için Alparslan Türkeş’in partisi MHP biçilmiş kaftandı. Bir süredir Necmettin Erbakan’ın partisi MSP’ye kaptırdığı Sünni seçmen kitlesini geri almak için ‘3 K’ (Kızılbaş, Kürt, Komünist) stratejisi uyarınca toplumsal gerilimi tırmandıran MHP, 17 Ocak 1978’de Bülent Ecevit’in azınlık hükümeti güven oyu alınca, siyasi söylemini iyice sertleştirmişti. Yeni strateji, Alevi ve Sünnilerin birlikte yaşadığı, Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde milliyetçi çevrelerin önderliğinde yaratılacak ‘iç savaş’ koşullarında ordu ve MHP’nin içinde olduğu bir iktidar bloğu oluşturulmasıydı.


Bombalı tahrik fiyaskosu

Bu stratejinin ilk adımı MHP’nin 15 Nisan 1978’de Ankara’da yapacağı Büyük Yürüyüş’tü. Yürüyüşten bir hafta önce, Pazarcık, Adana, Adıyaman ve Malatya’daki Sünni ve Alevi kesimlerden saygın kişilere Ankara’dan bombalı paketler gönderilmişti. CHP Pazarcık İlçe Eski Başkanı Memiş Özdal şüphelenerek paketi almadı ama PTT’de patlayan paket bir görevlinin ölümüne neden oldu. Adana’daki bir adrese gönderilen bomba ise etkisiz hale getirildi. O sırada tenzil-i rütbe ile Adıyaman Emniyet Müdür Yardımcılığı’na atanmış olan (geleceğin içişleri bakanı) Abdülkadir Aksu’ya gönderilen paket de alıcısına ulaşmadan İçişleri Bakanlığı tarafından ele geçirildi ve İngiliz Scotland Yard uzmanlarının yardımıyla imha edildi. Bunlara rağmen halk galeyana getirilemediği için, 15 Nisan Büyük Yürüyüş’ü fiyasko ile sonuçlandı.


Hamido suikastı

Ancak hesaplar Malatya’da tutacaktı. Cumhuriyet tarihi boyunca hep CHP’li belediye başkanlarıyla idare edilen Malatya’da, 1977 yılının Aralık ayında yapılan seçimlerde sağ eğilimli bağımsız aday ‘Hamido’ lakaplı Hamit Fendoğlu belediye başkanı seçilmişti. O yıllarda Fırat Nehri üzerine kurulan Keban ve Karakaya barajları yüzünden yerlerinden edilen binlerce kişi Malatya’nın varoşlarına yerleşmişti. İslamcı, milliyetçi, solcu örgütlerin eylemleriyle ortamın iyice gerginleştiği günlerde Malatya’nın çeşitli yerlerinde 17 bomba bulunmuştu. Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu ise, 7 Nisan 1978’de kendisine gönderilen bombalı paketi 14 Nisan’da aldığı halde işlerinin yoğunluğu yüzünden ancak ayın 17’sinde açmış, patlayan bomba ‘Hamido’yla birlikte iki torunu ve gelininin de ölümüne sebep olmuştu. Nihayet beklenen hareketlilik sağlanmıştı. 18 Nisan sabahı çevre il ve ilçelerden Malatya’ya akın eden 20 bin kişi Malatya sokaklarında ‘Dan dan, intikam!’, ‘Müslüman Türkiye!’, ‘Kahrolsun komünizm!’, ‘Katil Ecevit!’ sloganlarıyla şehri talan etti. 19-20 Nisan günlerinde devam eden çatışmalar sonucunda sekiz kişi öldü, 100 kişi yaralandı.


Sivas olayları

Bunu Sivas olayları izledi. 3 Eylül 1978 günü, Alevilerin oturduğu Alibaba Mahallesi'nde çıkan bir çocuk kavgası sırasında kendilerine ‘ülkücü gençler’ diyen bir grup tarafından iki kadının öldürülmesiyle başlayan olaylar, ertesi sabah farklı camilerde kılınan bayram namazları esnasında ‘Komünistler, Kızılbaşlar kardeşlerimizi öldürdü’, ‘Müslüman yok mu?’, ‘Allah’ını seven bizimle gelsin!’, ‘Kanımız aksa da zafer İslam’ın’ sloganları ile tırmandı. Bilanço dokuz ölü, 350 yaralı idi.


Kahramanmaraş Katliamı

Ama daha korkuncu yoldaydı. ‘Alevi yurdu’ diye bilinen Kahramanmaraş’ta, 3 Nisan 1978’de MHP’li Ülkücüler tarafından öldürülen Alevi Dedesi Sabri Özkan’ın cenaze töreninden beri süren gerginlik Aralık ayında zirveye ulaş(tırıl)mıştı.

‘Görevli’ olduklarını söyleyen birtakım kişiler, Alevilerin ve solcuların oturdukları semtlerde, bir tür nüfus sayımı yaptıklarını söyleyerek konutları dolaşmışlar, yeni numaralar verdikleri kapıları kırmızı boyayla işaretlemişlerdi. Bazı bölgelerde ise PTT görevlisi olduklarını söyleyen kişiler kapılara işaret koymuşlardı. Müftü de resmî araçla şehri dolaşıp kışkırtıcı konuşmalar yapmıştı.


Eşzamanlı film gösterimi

19 Aralık gecesi, ‘Esir Türkler Haftası’ vesilesiyle Ülkücü Gençlik Derneği (ÜGD) tarafından tüm Türkiye’de eşzamanlı gösterilen Sovyetler Birliği aleyhtarı ‘Güneş Ne Zaman Doğacak?’ adlı filmin gösterimi sırasında Kahramanmaraş’taki Çiçek Sineması’na düşük tesirli bir bomba atıldı. Bir grup Ülkücü ‘Müslüman Türkiye!’ sloganlarıyla CHP İl Binası’na saldırdı.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Ayşe Hür Makaleleri:
  1. Kemalist Sureler: Andımız ve Gençliğe Hitabe - 05.02.2012
  2. Türkiye’nin Cezayir konusunda alnı ak mı - 29.01.2012
  3. Cumhuriyet’in ‘azınlık raporu’ - 22.01.2012
  4. Halide Edip ve Ermeni yetimleri - 15.01.2012
  5. Hamza Grubu’ndan MAH ve MİT’e - 08.01.2012
  6. Noel Baba’ya karşı Geyikli Baba - 01.01.2012
  7. Nisan 1915’te Van’da neler oldu? - 25.12.2011
  8. Franz Werfel ve ‘Musa Dağ’da Kırk Gün’ - 18.12.2011
  9. Siyasetin ‘leitmotiv’i Fethullah Gülen - 11.12.2011
  10. Kimyasal silahların kısa tarihçesi - 04.12.2011
  11. Özür literatüründe Almanya ve Japonya örneği - 27.11.2011
  12. 150. Yıldönümünde Abdülmecid - 20.11.2011
  13. Atatürk’ün 15 yıl süren cenaze töreni - 13.11.2011
  14. Berzenciler, Barzaniler ve Talabaniler - 06.11.2011
  15. Göçük altında Cumhuriyet Bayramı - 30.10.2011
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ayşe Hür - "Tarih tekerrür eder mi?" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 21:53:02