
Baştan söyleyeyim: Söz verdiğim konuların hepsi yok bu yazıda. Neden? Zira Yıldıray Oğur (Yazı İşleri Bakanı) Taraf’ın diğer yazarlarının da okunduğunu iddia ediyor! Böylece hiç bir zaman benim istediğim kadar yer (yani iki ya da taş çatlasa üç tam sayfa) bana ayrılamıyor!
Yoksa ben de istemez miyim az sonra aşağıda kısıtlı kelime dağarcığımla anlatmaya çalışacağım Yaşar Kemal davetinde gördüğüm ve adını kimsenin bilmediği genç hanımın çarliston, boncuklu elbisesi şöyle endamına yakışır büyüklükte basılsın?
İlk parti, ilk şampanya...
Tüm medeni Batılı memleketlerde olduğu gibi Şarkın İncisi, güzide şehrimizde de aralık 15’ten sonra işler duruyor, tatil başlıyor. Partiler de davetler de Hiristiyan geleneklerimize uygun biçimde bu tarihlere konuyor. Amen.
Cumartesi akşamı Yaşar Kemal’e verilen nişanın kokteyli ile resmî tatil partisi sezonum da açıldı. Aslında tek başına uzun bir yazı dizisi bile çıkabilecek olan Fransız Sarayı’ndaki bu geceden twitter’ımsı satır başları.
• Gecenin en şıkı: Vallahi lila gömleği, bir ton koyu örme kravatı ve açık mavi kemik çerçeveli gözlükleri ile Oral Çalışlar şık ötesiydi! Sinekkaydı tıraşı ile adeta kendinden genç bir role hazırlanan aktördü!
• Gecenin en güzeli: Simsiyah elbisesi, simsiyah topuzu ve sade pırlanta takıları ile en ön sırada yerini alan Türkan Şoray gecenin de gönlümüzün de sultanıydı.
• Gecenin en lezzetlisi: Bugüne kadar yediğim (ki epeyce yedim şu gencecik yaşımda) en güzeller arasında sayacağım mini eclair...
• Gecenin cimrisi: Fransız hükümeti! Hatta her şeyin sorumlusu Sarkozy! Şampanyayı damlalıkla ikram eden Fransız mı olur? Sanırım Fransa’yı boykot da bu yüzden başladı. Ben de katılıyorum. Cumhurbaşkanımız haklı.