
Hayır, durmuyor; ben İstanbul topraklarına (ayrı bir Cumhuriyet olarak) ayak bastığımdan beri lapa lapa, tipi olarak, atıştırma, kuşbaşı ve her nevi diğer cinsten olanı hiç durmadan yağıyor. Arada lacivert kadife perdemi aralayıp terasa göz atıyorum bitmiştir belki diye; hayır, tik şezlonglar hâlâ karış karış karla örtülü.
Elbette hastayım (ben narinim, sizler gibi değilim, bu havalarda kolayca hastalanıveriyorum): durmadan ıhlamur, adaçayı içip Cihangir’deki lokantalardan saat başı çorba söylüyorum. Öksürmekten arta kalan zamanlarımda televizyona bakıyorum. Anladığım kadarıyla Türkiye’deki her kızın Murat Boz’u öpmek için yaşadığı günlerdeyiz. Bir de Kıvanç Tatlıtuğ var elbette... Türklerin sarışınlara olan fetişi hiç bitmiyor.