Oynanan son El Clasico, Barcelona özelinde futbolun selametini düşünenlere derin bir nefes aldırdı. Son yıllarda Barcelona’nın rakibine bariz bir üstünlük sağlamasından sonra, bu sezon Real Madrid’in üst düzey bir performans göstermesi ve hâlihazırda klasmanda Katalan rakibinden burun farkıyla da önde olması, “Bu sene galiba farklı olacak. Acayip hırs yapmışlar” gibi yorumlara sebebiyet veriyordu.
Ancak gelgelelim, Madrid temsilcisi El Clasico tarihinin en erken golünü atarak müsabakaya 1-0 galip başlamasına rağmen, ilerleyen dakikalarda rakibinin her zamanki oyununu oynamasına ve kendisini farklı yenmesine engel olamadı. “Her zamanki oyunu” dedik. Gerçekten de Barcelona diğer rakiplerine karşı oynadığı oyundan farklı bir oyun şekli sergilemedi. Maçın hemen başında mağlup duruma düşmesine ve rakibinin “acayip hırsına” rağmen serinkanlı futboluyla yine galip gelmesini bildi.
Bu sonuç beni yıllar öncesine götürdü. 1978 senesi. Trabzon Şalpazarı’nda yaşıyoruz, babam da Şalpazarı Lisesi’nde beden eğitimi öğretmeni ve lisenin voleybol takımını çalıştırıyor. Komşu nahiye Beşikdüzü’nde (sonradan iki nahiye de ilçe oldular) liseler arası bahar turnuvası düzenleniyor. İlçemiz Vakfıkebir, Beşikdüzü ve Şalpazarı’nda faaliyet gösteren liselerin takımları turnuvada oynayacaklar ve Şalpazarı Lisesi takımı da altın çağını yaşıyor. Akıllara zarar imkânsızlıklara rağmen Trabzon şampiyonu oluyor filan.
Turnuvada iki grup var. Birinde Şalpazarı Lisesi önüne geleni yere seriyor, diğerinde Vakfıkebir Lisesi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.