Geçenlerde bizim çocuğun veli toplantısındayız. Konunun sırası gelince öğretmen blok ders uygulamasına geçtiklerini ve hem kendisinin hem de öğrencilerin bundan memnun olduklarını ifade ediyor. Başka konulara geçiyoruz. Derken bir süre sonra bir başka şubenin öğretmeni elinde bir kâğıt kalemle çıkageliyor ve blok dersin kaldırılması için imza topladıklarını söylüyor. Bizim öğretmen de biraz önce bize söylediklerini tekrarlayarak kibarca reddediyor. Diğer öğretmen –herhalde– beklemediği cevap karşısında allak bullak olarak çıkıp gidiyor.
Bizim öğretmen bizlere “Hiçbir şey değişmez. Müdür ne derse o olur” diyor.
Türkiye’de bu hep böyle. Yani sadece okulda değil her yerde müdürün dediği oluyor. Tabii müdürler değişiyor ama bu kural değişmiyor. Şike soruşturması sürecinde bir süre önce Meclis’te grubu bulunan partilerin –maaş konusu dışında tabii– hiçbir zaman biraraya gelemedikleri halde ortak yasa teklifinde buluşmalarına bizim gibi sıradan faniler hiçbir anlam veremedi. Aslında anlaşılmayacak bir şey yok, demek ki bizim göremediğimiz müdürler var göremediğimiz bir yerlerde.
Birkaç sene önceydi, sanırım şu G-8 (ağız alışkanlığı, şimdi 20 oldular galiba) toplantılarından birinden hemen önce birisi göstericilerin daha sıkı tedbirlerle engellenmesi talebine, toplantıya katılacaklardan biri karşı çıkmış, o gösterilerin supap vazifesi gördüğünü söylemişti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.