II
Hayır, hayır, bitirmeden ölürsem eğer,
Bitirmeden ölürsem, şarkılarımı;
Doymadan ölürsem,
Doymadan müziğe ve dansa
Doymadan müziğe ve aşka,
Doymadan müziğe, dansa ve aşka,
Ve yasalara, kurallara aykırı konuşmaya,
Bozarak, kesip kırparak
Yahut uzatarak okumaya sahnede
Kaderin benim için yazdıklarını...
Yani söylemeden, ölürsem, söylemeden
Söylemek istediğim tüm bluesları,
Kurmak istediğim tüm hayalleri,
Görmek istediğim tüm rüyaları,
Atmak istediğim tüm çığlıkları
O zaman, cennette şişko azizlere değil,
Kibirli mi kibirli erdemlilere değil,
Cahil mi cahil krallara ve zenginlere değil,
Aptal ve ruhsuz güzellere değil,
Kalpsiz jigololara değil, değil, değil,
Cehennemdeki fukara mücrimlere
Söylemek isterim, yarım kalmış blueslarımı,
Çirkinlere söylemek isterim cehennemde,
Uşaklara, dadılara, seyislere söylemek isterim,
En yenilerini, en güzellerini şarkılarımın!
Ve alevlerin üstüne boşaltmak isterim cehennemde,
Daha yeryüzüne inmemiş,
Daha dudaklara değmemiş
Blues sağanaklarımı, blues ırmaklarımı,
Blues tufanlarımı!
İsa da bunu yapardı, blues yakacak olsaydı,
Musa da bunu yapardı, Muhammet de, eminim,
Lincoln da, Whitman da, Gandi’ de,
Tolstoy da bunu yapardı, Thoreau da
Blues yakacak olsaydı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.