durur durur dalgalanır, sessizlik.
sessizlikle beraber,
durgun bir göl gibi uyuklayan
bilinçaltı,
o ham kader,
o olmuş, ama biçilmemiş tarla da
dalgalanır, dalgalanır...
dalgalar ulaşınca yüreğe,
yüreğin kıyısına,
oradan sözcükler koparırlar,
ritimler koparırlar,
ezgiler koparırlar.
ve içerden, derinden derine
çağıltılar duyulur,
mücrimlerden birinin
cehennemden kurtulup
cennetin eşiğinden içeri
atınca adımını,
meleklerin sevinç çığlıklarını,
çığrışmalarını andıran
sessiz çağıltılar,
rengârenk çağıltılar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.