
On birinci haftanın ilgi çekici istatistiklerinden biri teknik direktör değiştiren takımlarla ilgili: Altısı hep birlikte bir puan alabildiler. Onu da, Kayserispor’u ağırlayan Gençlerbirliği becerdi.
Döngünün olağanüstü simetrisinden bakarsak: Bülent Uygun’u gönderen Bucaspor Samet Aybaba’yla Karabük’e 3-0 yenildi. Rıza Çalımbay’ı gönderen Eskişehir Bülent Uygun’la Fenerbahçe’ye 4-2 yenildi. Mesut Bakkal’ı gönderen Sivasspor da Rıza Çalımbay’la İBB’ye 4-0 yenildi (Bülent Uygun geçen sezonun başında Sivas’taydı diyerek, döngüyü tamamlayabiliriz). Ayrıca, Hikmet Karaman’la tırmanışa geçen Manisaspor da, muhtemelen bu maçı kaybetse bizzat döngüye girecek Ziya Doğan’ın Konyaspor’una kendi evinde 1-0 yenildi. Ve Galatasaray Trabzonspor’a 2-0 yenildi.
Galatasaray zaferi Trabzon’un üst üste getirdiği beşinci galibiyet (Bursa’nın Antalya’da takılmasıyla liderliği de getirdi). Beş galibiyetin içinde iki derbi mevcut. Ve fakat gol averajı da dikkat çekici: 15’e bir. Tek golü Gençlerbirliği’nden yediler.
Buna karşılık Galatasaray’ın da mevzuu dikkat çekici: Ligde (11 haftada) toplam golü 14 (Trabzon’un son beş haftasına yetişemiyor). Yani ilk 12 takım arasında bir tek sekiz gollü Gaziantepspor’u geçebiliyor. Ama genel averaj gibi daha geçerli bir açıdan bakınca, – 1’le onun da gerisinde kalıyor.
Maçları en gollü geçen takım ise Fenerbahçe (maçlarını izleyenler 43 gol gördü). Bu haftaki 4-2’lik Eskişehir galibiyeti de Fenerbahçe açısından gayet olağan bir skor (daha önce de 3-2, 4-2, 6-2 gibi eserleri var). 11 maçın altısında üç veya daha fazla gol atmayı başardılar; 29 golle maç başına üç ortalamayı zorluyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.