
İlk devreyi Trabzonspor’un avantajıyla kapadık. Fakat son hafta, oldukça denk geçen maçlar içinde, rakibine gücünü kabul ettiren tek takım Bursaspor’du.
Şampiyonlar Ligi yükü kalkınca Bursa rahatlamış sanki. Gençlerbirliği’ni Ankara’da 5-1 yendiler. Ertuğrul Sağlam’ın arayıp da bulamadığı maç senaryosu, erken öne geçip Sercan’ı kullanabileceği senaryo. Gençlerbirliği beraberliği tutamayınca Bursa’nın kontrataklarına maruz kaldı. Sercan da böylece Sağlam’ın gözünde işlevsel hale geldi ve 83 dakika sahada yer aldı. Ve haftanın en güzel gollerinden birini attı. Kendine özgü dripling ve adam geçme özelliklerini Tanjuvari bir gol vuruşuyla (Neuchâtel maçının dördüncü golü) taçlandırdı.
Bursaspor dışında bu hafta net bir üstünlük kurabilen yok. Trabzonspor’un 3-0’lık Karabükspor galibiyeti son dakikalarda, Karabük’lü Engin’in kendi kalesine attığı golle mümkün oldu. Aynı şekilde Kayserispor da kâğıt üstünün kolay maçında Bucaspor’u son dakikalara sıkışan iki golle yenebildi. Eskişehirspor’un 2-0’ı Batuhan’ın makyavelist golüyle ve Kasımpaşaspor’un çok kaçırmasıyla mümkün oldu.
Galatasaray’la Fenerbahçe 1-0’lık galibiyetleri zor aldılar. Manisa da İBB’yi 1-0 yenerken İBB’nin kaçırdıkları dikkat çekti. Diğer iki maç ise berabere bitti.
Galatasaray’da Hagi’nin sürprizlerinden bahsetmek lazım. Konya’da Neill’ı (golde katkısı vardı) sağ beke, Hakan Balta’yı orta sahaya almış (muhteşem bir asist yaptı). Serdar Özkan’a (idare etti) bir şans daha tanımış. İyileşen Çağlar sol beke geçmiş (maçın en iyilerindendi). Ve en önemlisi, forvete de genç Anıl’ı koymuş. Anıl, kolay hücum edemeyen Galatasaray’da topla ve pozisyon içinde çok sık görünmedi. Buna karşılık, üç etkili gol pası ve maçın tek golünü atarak “talihsiz” bir başlangıç yaptı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.