
Fenerbahçe gibi bir aktörün devreye girmemesine rağmen çok hareketli bir transfer dönemi geçirdik. 60’ın üzerinde yeni imza var; bunların yarısından fazlası Süperlig’e ilk defa geliyor.
Transferin şampiyonu deyince, bu ara dönemde Bucaspor, Konyaspor, Ankaragücü, Gençlerbirliği ve Sivas öne çıkıyor. Bunlar altıdan fazla futbolcuya imza attıranlar. Ne tesadüf, hepsi sonuncu Kasımpaşa’nın üstünde dizi halde durmaktalar. Bir de Galatasaray var. O da yedinci sırada.
Fakat futbol meydanında ilk hafta itibariyle Beşiktaş’la Kayserispor’u önde görüyoruz. Az ama öz imzadan yana tavır koyan bu iki takım sahaya da kalite farklarını yansıttılar. Beşiktaş malûm, ligin en kaliteli kadrosuna sahip. Canı isterse Ernst’i oynatmayabiliyor misal. Bucaspor’u beş golle darmadağın ettiler ve zirvede puan kaybı yaşayan iki takıma yaklaştılar.
Kayserispor da müthiş başladı. İBB’ye üç attılar peşinen. Fakat bir tereddüt var: İBB kadrosu komple yanlış ayakkabıyla çıkmış, Beşinci dakikadan itibaren sırayla ayakkabı değiştirmeye başladılar ve takriben 25 dakika kadar pratik olarak sahada dokuz ilâ 10 personelle mevcudiyet gösterdiler. İlk gol tıpkı İstanbul’daki ilk maçta olduğu gibi, Cihan’ın kenarda olduğu sırada geldi. Ayrıca, golde topu yeni transfer Amrabat getirdi, tamam, ama Vinicius’un kendi kalesine vurduğu topun direkten dönmesi ve yine Ekrem Ekşioğlu’nun kendi kalesine tamamlaması İBB’nin bu golü var etmekte Kayseri’den çok daha arzulu olduğunu gösteriyor. Amrabat genel olarak çok etkiliydi. Hani Quaresma’dan bir eksiği, ikide bir makas pas atmaması herhalde. Yoksa o da tribün oyuncusu. Asıl Selim Teber’i tebrik etmek lazım Kayseri’de.
Yazının devamını okumak için tıklayın.