İki haftalık gol fazlası üstüne başlayan teknik direktör sirkülasyonu sonuç verdi; bu hafta 20 golün altına indik. Alarm verenler arasında saydığım Ziya Doğan’la Yılmaz Vural o günden bu yana bütün maçlarını kaybettikleri halde görevlerini sürdürüyorlar. Bu arada, güvende saydığım Schuster’de de kırmızı ışık yanmaya başladı.
Öyle görünüyor ki, sürecin sonuna gelmedik. Yılmaz Vural’ın Kasımpaşa yönetimiyle uyumu Türk futbol teamüllerinin dışında kalıyor. Vural bunu daha önce Antalya’da da başarmış, fakat yönetimden aldığı olanca destekle birlikte –ve takımın iyi oyununa rağmen- sezon sonu küme düşmüştü. Şimdi de onu görevde tutan, belli ki Kasımpaşa yönetiminin idealist ve müspet tavrı. Bakalım nereye kadar.
Diğer tarafta, Ziya Doğan’ın yönetimle arası taraftar homurtularıyla açılmaya başladı. Orada yolun sonu çok daha belirgin. Ona Konya’da biçilecek ömür artık sadece tabelayla ilgili görünüyor. Haftaya Manisa deplasmanı, Doğan’ın bir sonraki Kayseri maçını görmesini engelleyebilir.
Bir tarafta Manisa örneği dururken, cehennemî gidişatı çeviremeyen teknik direktörlerin ecel terleri dökmesi anlaşılabilir. Ama burada hep söylediğim gibi, Manisa örneği Hakan Kutlu’nun yerine Hikmet Karaman’ın gelmesinden ibaret değil ki. Manisa aynı esnada geçtiğimiz sezonun gol kralı Makukula ve Ömer Erdoğan gibi işlevsel oyuncuları da kadrosuna kattı.
Ve öbür tarafta, Buca örneğini de gözden kaçırmamak gerekir: Bucaspor’da Samet Aybaba üç haftada selefi Bülent Uygun’la aynı noktaya geldi işte. Üç hafta tek puanla geçince Samet Aybaba’da da kırmızı ışık yanmaya başladı. Alarm zemininde ilk maç deplasmanda Karabük, ardından Ankaragücü.
Yazının devamını okumak için tıklayın.