
Trabzonspor ilk yarı liderliğini bir hafta önceden garantiledi. Bu ciddi bir durum: 16 maçta 12 galibiyet gibi sağlam bir temeli var; ve uzun vadede, müspet –ve istisnai- “seriler yakalayan” rakiplerle dahi aranın açılmasına dayanıyor.
Büyükşehir, Trabzon’un beşinci İstanbullu kurbanı oldu. İstanbul’dan 15 tam puan, İstanbul’a Bizans gözüyle bakan Trabzonluyu kuşkusuz mest etmiştir. Fakat bunun bir de muhasebe defteri var: Beş İstanbullunun kendi aralarındaki 20 maçta karşılıklı verdikleri puana Trabzon’a verdiklerini de eklerseniz, bütün bu verileni de Trabzon’un artı hanesine koyarsanız* mevcut tablo ortaya çıkar. Buna ekleyecek iki şey var: 1- Trabzon ilk yarıyı lider bitirdiği beş sezonun dördünde şampiyon oldu. 2- İlk yarıyı lider bitirip şampiyon olamadığı tek sezon, teknik direktör Şenol Güneş’ti.
Üçbüyük saltanatın bu sezon her ferdiyle çuvalladığı ikinci haftayı geride bıraktık. Hepsi de 2-0’la bertaraf oluyordu az kalsın; Fenerbahçe son saniyede tek golü bulup simetriyi bozdu. Bu da Fenerbahçe’nin diğerlerinden biraz daha iyi olmasıyla açıklansın.
Peki, en acısı hangisi?
Fenerbahçe düzelttiği grafiğiyle iyiden iyiye liderlik hevesine kapılmıştı. Beş haftada dört galibiyetle çıktı Ankaragücü’nün karşısına. Ankaragücü’nün ligde son galibiyeti yedi hafta evvel Galatasaray’a (ama son galibiyeti kupada, yine Fenerbahçe’ye) karşı... Ankaragücü 10 kişiyle geride kaldı. Buna karşılık, dört kişinin arasında bir tek Sestak’la golü bulacak mahareti de sergiledi. Fener ise Niang’ın kaçırdıklarına yanacak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.