
“Zirveyi biz belirleriz,” sözünün somutlandığı bir durum: Kayserispor üç hafta içinde Trabzonspor’u zirveden alıp Fenerbahçe’yi oraya yerleştirdi.
Fakat durum tabii hiçbir zaman bir klişeyle açıklanamaz. Ligin ilk yarısını Trabzonspor’un dokuz puan gerisinde bitiren Fenerbahçe iki de derbi gördüğü altı (ilk yarının son maçıyla birlikte yedi) haftalık periyotta hiç puan kaybetmeyerek o noktaya geldi.
Fenerbahçe’nin en büyük avantajı, takım savunmasına destek vermeyen oyuncu istihdamını, Alex sayesinde asgaride tutabilmesi. Alex ofansif bir kalabalığa muhtaç olmaksızın pozisyon ve gol üretebiliyor. Böylece Fenerbahçe risksiz bir hücum olanağına kavuşuyor. Bu anlamda çok kıymetli bir silah Alex. Beşiktaş 35 dereceden kaleye vuran karizmatik oyuncularla ceza sahasındaki 5 diğer oyuncusunu harcayadursun, Alex demarke olabilen tek arkadaşını golle burun buruna getirecek hizmeti sağlayabiliyor. Yahut işte, Kasımpaşa maçında olduğu gibi bir frikikle işi bitirebiliyor.
Kayserispor beraberliği sonrası Şenol Güneş’in de dediği gibi, Trabzonspor gol bulmak için riskli bir dizilişe muhtaç: Burak, Jaja, Umut, Alenzinho, Yattara gibi savunması zayıf bir gruptan en az dört kişiyi birarada oynatıyor ve epeydir –bilhassa özgüveni patlama yapalı beri- performansı düşen kaleci Onur’un da etkisiyle, gol yemeden bir maç bitiremiyor. Bu altı haftalık süreçte Trabzon dokuz gol yedi, Fenerbahçe üç.
Böylece iki takım 23. hafta sonunda aynı puanda buluştular. Üç puan arkadan da Bursaspor geliyor. Son dönemde düşen grafiğiyle Bursaspor şampiyon adaylarından ziyade, Kayserispor’la mücadele edecek gibi bir görüntü oluşmuştu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.