Fransa’da soykırımı inkârın suç sayılmasını öngören yasanın çıkması üzerine, Dink’in katillerinin göz göre göre korunmasının şokunu daha yeni yaşayan birçok yazar, gazeteci ve vatandaşın, soykırımı kabul etmeseler de, Fransa’nın değil, Türkiye’nin ne hata yaptığına bakılması gerektiğini savunması ümit verici.
Öte yandan, Fransa’daki yasanın kabul edilmesi, Türk devletinin resmî tarih anlayışıyla kendini özdeşleştirenlerin paniğe kapılmasına neden oldu.
O panikle iyice saçmalamaya başlıyorlar.
Örneğin, Spiegel-Online’a konuşan Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış.
Bu yasanın, Avrupa’nın sahip çıktığını söylediği tüm temel değerlerle çeliştiğini, düşünce ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmaya çalıştığını iddia ederken bakın bu görüşünü nasıl temellendiriyor:
“Bir tarihçinin, 1915’te gerçekten ne olduğu hakkında yeni belgeler, yeni kanıtlar bulduğu takdirde ne olacağını tahayyül edebiliyor musunuz? Bu kanıtları suçlu durumuna düşmeden Fransa’daki bir konferansta açıklaması ya da sadece bu konuda yazı yazması bile mümkün olmaz.”
Bu alıntıdan anlaşılabilecek tek şey şu:
Sayın Bağış da 1915’te Ermenilere bir soykırım uygulandığını düşünüyor, bugün eldeki belgelerin bu gerçeği gösterdiğini biliyor ama ifade özgürlüğüne sahip çıktığı için bunun aksini ortaya çıkarabilecek belgelerin ortaya çıkmasını engelleyecek bir yasaya karşı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.