Balyoz darbe planı, Türkiye için birçok şeyi yeniden tarif edecek gibi gözüküyor.
Şunu artık rahatlıkla söyleyebiliriz; Türkiye’de sol, Balyoz’la “titreyip kendine gelecek”.
Balyoz’un ekonomi politikalarını anlatan bölümü dikkat çekici. Bu bölümler T“K”P ya da İşçi Partisi programlarından esinlenmiş gibi duruyor ama darbecilerin ekonomi anlayışı Türkiye’deki yasal “sol” partilerden çok daha cesur ve radikal.
Kalkınma, Cumhuriyet’in ilk yılları ve İzmir İktisat Kongresi için verilen yanlış ve maddi hatalarla dolu referansları geçiyorum. Ekonomi politikası olarak savunulan tezler, Doğan Avcıoğlu-Yön anlayışı temelli, ancak bu anlayışı da aşan otarşik-devletçi çizgiye oturuyor. Örneğin
“Devletin para basma yetkisini kullanması IMF ve Dünya Bankası yoluyla engellenmiş ve bu yetki haksız bir şekilde bankalara ve parayla para kazanan küresel sermaye gruplarına aktarılmıştır” deniyor. Şimdi yiğidi öldür hakkını ver; Avcıoğlu bu kadar cahil değildi. Bir kere IMF’nin, “para basma yetkisinin” ne olduğunu bilirdi.
Burada, Merkez Bankası’nın bir yağma aracı olarak devletin –iktidarın- istediği zaman, savaş harcamaları için ve “yerli” işbirlikçilerinin –sermayenin- ihtiyacı doğrultusunda para basması ve/veya senyoraj hakkını kullanması durumundan bahsetmek istemişler herhalde. Yoksa tamam dolarizasyon oldu ama devletin para basma yetkisi devam etti hep.
Yazının devamını okumak için tıklayın.