Bugün bayram; bayramlar barışı ve eşitliği anlatır. Bayramların savaşı ve bir egemenliği anlatması, hatırlatması sözkonusu olamaz. Bu anlamda, askerî zaferler, ulusal egemenlik günleri kalıcı bayramlar değildir. Aslında böyle günler gerçek anlamda bayram bile değildir.
Dinî bayramlar insanlık tarihinin kalıcı barış günleridir. Hiçbir ulusal bayram yoktur ki; dökülen kanın arkasından ya da başka ulusların, halkların acılarının içinden çıkmamış olsun. Bunun için ulusal bayramlar, ulus-devletlerin egemenliği ve diktatörlüğü süresince vardır. Avrupa’da faşizmler döneminde, dinî bayramların yanında, çeşitli uydurmalarla “resmî” ulusal bayramlar icat edilmiştir. Bu bayramlar, dinin, bir ırka, ulusa dayanmayan birleştirici etkisi yerine egemen ulusun etrafında zora dayalı bir bütünleşme oluşturma gayreti ile uydurulmuştur.
Mesela; 30 Ocak 1933’ten itibaren Almanlar, bütün Nazi dönemi boyunca bu tarihi “iktidar günü” olarak kutlamışlardır. Yine 16 Mart, Hitler iktidarının uydurduğu, “ulusal” kahramanlık günü bayramıdır. 20 Nisan Hitler’in doğum günüydü ve tabii ulusal bayramdı. Almanya’da 1 Mayıs bu dönemde “ulusal birlik” günü olarak kutlanmıştır. Bugün insanlık dinî bayramlar dışında yalnız ortak olarak 1 Mayıs’ı kutlamaktadır. Çünkü 1 Mayıs, barış ve eşitlik ile birlikte daha adil bir dünya isteminin günüdür artık. Avrupa, bugün ayrışmayı ve savaşı anlatan bütün ulus-devlet bayramlarını kutlamayı bırakıyor. Almanya, bırakın bu günleri kutlamayı toplumsal hafızasından silmeye çalışıyor. Bir ülke yenildiği ve silahlarını teslim ettiği günü kutlar mı; işte Almanya, geçmişte ulus-devlet saldırganlığı ile yaptıklarından o kadar çok utanıyor ki; zorunlu olarak 1.
Yazının devamını okumak için tıklayın.