Bugün NATO zirvesi var ve Lizbon en tarihî buluşmalardan birisine sahne oluyor. Ama bu önemli buluşmaya gelmeden önce şu CHP-BDP ittifakı meselesine değinmek gerekiyor.
Böyle bir gelişme beklenmeliydi çünkü tam da şimdi Kürtlerin asimilasyon süreci başlıyor. Kürt hareketi yoluna artık tek parça olarak devam etmeyecek. Kürt siyasetinde “idealizm” dönemi bitiyor; pragmatizm dönemi başlıyor. Bu döneme uygun “adamları” zaten var. Şimdi onlar; “bu açılımı madem devlet yapıyor; devletin partisiyle de işbirliği yaparız” dönüşümünü savunmaya başladılar.
Bu dönemin Kürt asimilatörlerinin de kimler olacağı yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. CHP’nin bunlara milletvekilliği sözü vermesi çok güçlü ihtimal. Bu arada şu bizim “hayırcı” solun CHP ile seçim ittifakına gideceğinden kimsenin şüphesi olmasın; o pazarlık, daha Anayasa oylaması öncesi yapıldı.
CHP-BDP ittifakı, eğer gerçekleşirse, Kürtlerin şimdiye kadar kazandıklarını masa başında geri verecekleri bir süreç başlar. Tabii bu ittifakı başaranlar Öcalan’ın yakalanmasından sonraki en büyük –hatta ondan daha büyük- ikinci zaferlerine imza atarlar.
Bugün NATO zirvesindeki stratejik konsepte bakın; bu konsepte göre, ulusal orduların etkin siyasi güç olmasının bütün şartları ortadan kalkıyor. Bu, Türkiye için de Rusya için de geçerli. Lizbon’da, Füze Savunma Sistemleri ve Afganistan dışında tartışılacak en önemli maddelerden birisi, yeni NATO konseptine uygun, profesyonel orduya geçiş süreci. Şu an Türkiye’de tartışılan profesyonel ordu meseleleri NATO gündemi kaynaklı. Başbakan, “Füze Savunma Sistemi’nin komutasının bizde olması lazım” diyor; NATO yetkilileri bunu önemli bir ayrıntı olarak bile görmüyorlar; bu “komuta” sorununun sonra tartışılacağını söylüyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.