Bu haftanın dış dünyada iki önemli gelişmesi var; birincisi tabii Tunus olayları ikincisi de Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun ABD ziyareti. Bu ziyaret birçok açıdan göründüğünden çok daha önemli. Çünkü Hu Jintao’nun ziyareti iki farklı kutupta duran iki farklı ülke başkanının biraraya gelmesi ile açıklanamaz...
Bu ziyaret, Çin ve ABD stratejik işbirliğinin, bir krizden çıkış stratejisi olarak, derinleşerek devam edeceğini bize gösteriyor. Jintao, ABD’ye gelmeden kısa bir süre önce Çin elindeki dolar rezervlerini zaten AB’nin kurtarılması için kullanmaya başlamıştı. Çin’in başta İspanya olmak üzere AB ülkelerini finanse etmeye başlamasının arkasında aslında ABD var. Çin, ABD’nin krizden çıkış stratejisini çok daha radikal bir biçimde uygulamasından ve bu uygulama sonucu doların fiili olarak bir rezerv para olmaktan çıkmasından çok korkuyor. Çünkü bu olursa Çin’in elindeki dolar zenginliği bir anda buharlaşacak.
Hu Jintao, 2005’ten başlattığı “yeni sosyalist kırlar” ve değişim çizgisini bir anda yitirebilir. Çünkü Jintao’nun bu çizgisi ilkönce kırdan başlayarak (Çin’de Mao’dan beri herşey ilkönce kırdan başlar) toplumsal refahı arttırmayı hedefliyordu. Çin yöneticileri yalnız ihracata dayalı bir dolar zenginleşmesiyle sonsuza kadar ayakta kalamayacaklarını biliyorlar. Çin, “sosyalist” piyasa ekonomisine inanıyor(!) ama bunun aslında pekâlâ “elitist” bir piyasa ekonomisi olduğunu da (gizliden) biliyordu. Yani kırdan başlayan bir “düzeltme”ye imza atmaya hazırlanan ABD ziyaretçisi Jintao, Çin’e özgü sosyalizm denen şeyin ABD’nin dolara ve militarizme dayalı egemenliği olduğunu pekâlâ biliyor. İşte Jintao’yu ABD’ye Obama’nın ayağına getiren budur.
Yazının devamını okumak için tıklayın.