1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:38
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK 09.01.2009
Cemil Ertem
Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız!
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Cemil Ertem - Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız! Cemil Ertem - Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız! Cemil Ertem - Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız! Cemil Ertem - Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız! Cemil Ertem - Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız! Cemil Ertem - Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız! Cemil Ertem - Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız! Cemil Ertem - Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız!
Cemil Ertem köşe yazılarını web sitenize ekleyin
2009 yalnız kriz ve savaşla anılmayacak herhalde. Hem iktisatçıların hem de siyaset bilimcilerin bütün bildiklerini gözden geçirecekleri bir yıl olacak.

Türkiye’de “Ergenekon uydurma, sonuna kadar gidilmeyecek ki” diyenler “sonu” derken kendilerini kastetmiyorlardı herhalde. Bu işin artık sonu başı yok. Türkiye’nin önemli bir döneminin karanlık dehlizlerine ışık tutuluyor, bu dehlizlerde gezinen aktörler ortaya çıkıyor.

Bu meselenin öyle üç-beş tetikçi ve çeteyle sınırlı olmasını dileyenlerin dilekleri yerine gelmiyor. Zaten bu olamazdı; çünkü Türkiye leoparı kuyruğundan tuttu; o kuyruğu artık aklı olmayan bir toplum, ülke bırakır. Türkiye’nin, her şeye rağmen, o kadar aklı var. Birde şu “1” numara tartışmasını bıraksak; belli işte “1” numara konjonktüre göre değişen hiyerarşik bir müessese. Muhtemelen şimdi içeride ya da sorguda olanlardan biri ya da birkaçı çeşitli dönemlerde bu işlevi/görevi üstlenmiştir. Ama son dönemin ya da şu anın “1” numarası kim dersiniz; onu da Ergenekon’un ya da dünyadaki benzerlerinin örgütlenme şemasına bakarak çıkartabilirsiniz; çok basit. Burada önemli olan bu yapının bir çeteden ziyade toplumsal bir olgu olduğu gerçeğidir. Yani şu Ergenekon dediğimiz “şey” insanlardan ziyade müesseselerden ve o müesseseleri ortaya çıkaran dinamiklerden oluşuyor. Tıpkı Althusser’in (1970:48) ideolojisi gibi. Yaygın, maddi, içselleştirilmiş bir durum bu. Bundan dolayı hem “sol” hem de sağ. Bireyleri de kurumları da aynı seviyede ve oranda kapsıyor. Bu ideolojik durum ortaya çıktığı/çıkartıldığı anda tarihsel olanı –hem geçmişi hem de geleceği- içermediği için kapsamında, Ergenekon’da olduğu gibi, sağ da solda olabiliyor. İşte bu anlamda hem bu uğursuz teşkilatın içinde olanlar hem de içinde olanların başına gelenlere bakıp buna hayret eden, dolayısıyla üzülenler aynı –tarihsiz- ideolojinin kurbanı.

Yani basit bir anlatımla içinde bulundukları ve öznesi oldukları toplumun nereden gelip nereye gittiğinin farkında değiller. “Ya bu adamlar-kadınlar içinde çok iyi tarih, iktisat, siyaset bilimi bilenler var” demeyelim; tarihsiz –maddi- ideolojinin esiri olmak böyle bir şeydir. Yani ne demeli, çatlak olsa da, hiçbir felsefeci ve toplumbilimci, bundan dolayı, Althusser’i anmadan ideoloji kavramını anlatamaz.

Zaten faşizm dediğimiz olgu, yalnız devlet baskısı ve zulmü değildir. Devlet baskısı ya da bir azınlığın çoğunluk üzerindeki baskısı, –Ergenekonculardan birinin gözaltına alınırken dediği gibi-, diktatöryal bir durumu ya da eğilimi ifade eder. Ama faşizm yalnızca böyle bir diktatörlük değildir. Faşizm, tarihsiz, dondurulmuş “ideolojinin” esiri bireyler yaratarak iktidar olur ve ilkönce toplumsal bir olgudur. Bu anlamda faşizm –demagojik olarak- ideolojik bir zenginliktir de.

Çünkü o, “o an” iktidar olabilmek için toplumu dondurur ve “ o anki” geçerli ideolojilerden işine yarayanı alır. Bu anlamda bütün faşizm iktidarları hem sağ ideolojik formasyonlardan hem de sol ideolojik formasyonlardan çok şey almışlardır. Nazilerin kendilerine Nasyonal-Sosyalist demeleri tarihsel bir espri değildir. İşte bugün bizde de –hadi bırakalım nasyonal ana muhalefet partisini- solun önemli bir kısmının Ergenekon sürecindeki “ne oluyoruz; burada biz de olmayalım sakın” korkusu tam da budur.

Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız.

 

Diğer Cemil Ertem Makaleleri:
  1. Kriz bitti! Dönüşüm başlıyor… - 01.09.2010
  2. ‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz - 31.08.2010
  3. Şu ‘cemaat’ meselesi - 27.08.2010
  4. ‘Büyük tehlike’nin farkına varalım! - 25.08.2010
  5. Kim kimin arkasında, bilelim - 24.08.2010
  6. Neyin kolektif iradesi - 20.08.2010
  7. ‘İktisatçıların’ raporları ve Schacht çözümü üzerine - 18.08.2010
  8. ‘Halk kendi siyasetine sahip çıkıyor, artık dönüş yok’ - 17.08.2010
  9. ‘Çocuk, bunlar jandarma, polis partisidir!’ - 13.08.2010
  10. Bir felaket senaryosunun halkaları - 11.08.2010
  11. “Görünmez elin” yeni beyaz devrimi - 10.08.2010
  12. Kahverengi nasyonal sosyalist cephe - 06.08.2010
  13. ‘Ulusal Birlik Hükümeti’ öyle mi - 03.08.2010
  14. Bir dönem bitiyor işte - 30.07.2010
  15. Askerle ‘siyasi istikrar’ olmaz! - 27.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Evet, ne yazık ki, burada siz de varsınız! - Cemil Ertem
03.09.2010 05:38:24