Bir haber kanalında Hizbullah davasının avukatı ile BDP Milletvekili Sırrı Sakık yayında. Sakık, ilkönce Hizbullah ve JİTEM bağlantısından dem vurarak Hizbullah’ın birçok faili meçhul cinayetin sorumlusu olduğunu ve devletle işbirliği yaptığını söylüyor. Arkasından söz alan Hizbullah avukatı Sıtkı Zilan ise yeni bir başlangıçtan ve Abdullah Öcalan’ı da içine alacak genel aftan bahsediyor; hatta Öcalan’ı anarken söze “sayın” diye başlıyor. Ama bu arada haberin moderatörü her iki konuğa da, ısrarla, geçmişteki gibi bir PKK-Hizbullah çatışması olup olmayacağını soruyor. Bu soruya yanıt verirken BDP’li Sakık endişeli, Hizbullah sanıklarının bırakılmasında yeni bir çatışma ortamı yaratmak isteyenlerin parmağı olduğunu, bir ölçüde, düşünüyor ve bunu ima ediyor. Ama Zilan bu konuda çok net; artık Kürtleri hiç kimsenin birbirine kırdırtamayacağını söylüyor ve yeni bir sayfa açtıklarından bahsediyor; Zilan’ın bu sözlerini Sakık anlıyor ve biraz sakinleşiyor ama haberin moderatörü henüz ikna olmuş değil; haklı da; çünkü Hizbullah geçmişte bölgede yalnız PKK’ya karşı değil, demokratik Kürt hareketine, sivillerine karşı, devletin yürüttüğü baskıcı ve katliamcı politikalara paralel işler yaptı. Hatta, devlet tarafından, önemli ölçüde, kullanıldı.
Türkiye’de İslam, devletten ve onun siyasi aparatlarından bağımsız olarak henüz yeni doğuyor.
Şu günlerde bir ucubedir gidiyor ama ben size gerçek ucubelerden bahsedeyim: Türkiye’nin ideolojik iki büyük ucubesi vardır: Biri Kemalizm diğeri de Türk-İslam sentezi.
(Burada her türlü saptırmaya karşı bir not düşmek zorundayım: Kemalizm derken Mustafa Kemal’den ayrı hatta ona rağmen uydurulmuş bir ideolojiden bahsediyorum.
Yazının devamını okumak için tıklayın.