1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 10 Şubat 2012 Cuma 00:15
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Cemil Ertem EKONOMİ POLİTİK 31.08.2010
Cemil Ertem
‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Cemil Ertem - ‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz Cemil Ertem - ‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz Cemil Ertem - ‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz Cemil Ertem - ‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz Cemil Ertem - ‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz Cemil Ertem - ‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz Cemil Ertem - ‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz Cemil Ertem - ‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz
Cemil Ertem köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Türkiye “evet” ve “hayır” diye ikiye bölünmüş görünüyor, ama bütün o tartışmalarda ortak bir kelime var: demokrasi. Her iki taraf da, diğerinden daha fazla demokrasi istediğini söylüyor. Hele yeni CHP yönetiminden birini dinleseniz, yalnız Türkiye’de değil, dünyada demokratikleşememiş, geri kalmış ne kadar ülke, bölge varsa, orada başa bir demokrasi misyoneri gibi geçmesi gerektiğini düşünürsünüz. “İşçi sınıfının doğrudan yönetimi” falan gibi komün kalıplarını TV’lerde savunan CHP PM üyelerine bile rastladım. Aslında iyi bir şey bu. Demokrasi fukarası bu ülkede herkesin birdenbire demokrat kesilmesi, ellerini açarak yağmur duasına çıkmış gibi “demokrasi... demokrasi...” diye bağırmaya başlaması, önemli ve sevindirici bir gelişme. Sıkıyönetim, isyanları katliamla bastırma, her türlü yasağı yaygınlaştırıp kurumsallaştırmak için arkasındaki yargı gücünü harekete geçirme konularında şampiyon olan bir partinin böyle aniden demokrasi yönünde mutasyona uğraması çok daha sevindirici. Ama galiba, en azından temsilî demokrasinin günümüzde hangi şartlarda gerçekleşeceğini bilmemiz gerekiyor.

Temsil, ulus-devlette cumhuriyetin yönetsel ağırlığını “herkes” adına yönetici azınlığa teslim eder. Temsil, aynı zamanda, çokluğu dolaylı da olsa yönetime bağlar. Yani temsil, mekanizması doğru kurulursa ve devletin kurumları demokratikleşirse, çoğunluğun iradesini iktidara taşır. Bu yüzden, burjuva devrimleriyle oluşan ulus-devlet egemenleri, demokratik temsili hem istemiş hem de ondan korkmuştur. Temsil, onlar için, mutlak demokrasinin tehlikelerine karşı bir aşıydı. Ama bir yere kadar: Demokrasi mikrobunun çoğalması, cumhuriyeti tehlikeye atabilirdi. 18. yüzyılda burjuva devrimlerinin politik egemenliğini ve ideolojisini oluşturan birçok yazar, “demokrasi” yerine “cumhuriyetçilik” kavramını bu yüzden tercih etmişti.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Cemil Ertem Makaleleri:
  1. Mısır; nedenler ve sonuçlar... - 30.01.2011
  2. İttihatçı liberalizm - 23.01.2011
  3. Değişim değil; değişim karşısındakiler komplo... - 21.01.2011
  4. Lübnan ve Türkiye’deki hedef: (niye) Hizbullah - 16.01.2011
  5. Güncel soru ve örneklerle yeni habercilik üzerine - 14.01.2011
  6. Sahi o jetleri niye uçurdunuz siz! - 09.01.2011
  7. İşte şu an tam buradasınız! - 07.01.2011
  8. 2011 notları –2 - 02.01.2011
  9. 2011 notları –1 - 31.12.2010
  10. Denizyıldızları ve örümcekler –2 - 26.12.2010
  11. Denizyıldızları ve örümcekler –1 - 24.12.2010
  12. Muhtariyetten Demokratik Özerkliğe... - 19.12.2010
  13. CHP ve Berlusconi üzerine... - 17.12.2010
  14. Devrim ve sol şimdi nerede - 12.12.2010
  15. Yeni Osmanlıcılık tartışmalarına ‘eskiden’ yanıt - 10.12.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Cemil Ertem - "‘Temsilî demokrasi’ mi dediniz" başlıklı köşe yazısı
10.02.2012 00:15:14