Bizim müze zenginleşiyor. Aslında Balyoz darbe planı ortaya çıktıktan sonra olanlar Türkiye’nin resmini gösteriyor.
Taraf’ın ortaya çıkardığı belgeler cuntacıların şu an yargıda olmasını gerektiriyor. Ama onlar TV’lerden tehdit etmeye devam ediyorlar. Çetin Doğan, Abdullah Gül’ü uyarmış “sağ ve soldaki boşluklardan yararlanıp iktidara geldiniz, akıllı olun” diye. Sanıyorum Gül’de ona sen kimsin dememiş. Bir de Doğan “kaşınıyorlar” diyor; eh tabii sonumuz geldi. Hrant’tan başlamışlardı; acaba kiminle devam edecekler?
Ama artık şunu öğrendik;12 Eylül’den çok daha kanlı bir darbe planlayanlar, hiç de yalnız değil. Türkiye’de darbe zihniyeti ve siyaseti çok geniş bir çemberi bize anlatıyor. Balyoz darbe planı ortaya çıktıktan sonra dünkü gazetelere bakın; darbe belgelerine inanmayan, dünkü Genelkurmay’ın açıklamasının kopyası manşetler atanlar ortada. Burada artık bildiğimiz sağ ve sol ayrımı yok. En solcu benim iddiasındaki gazetenin bile Balyoz’dan haberi yoktu dün itibariyle.
Kafes, Balyoz gibi darbe teşebbüslerine, planlarına inanmamak, bunları bir çevrenin uydurması olarak görmek, kesinlikle hukuki ya da şüpheci bir tavır değil. Bu tavır son derece politik-ideolojik bir tavır. Bugün bırakın AB ülkelerini bir Latin Amerika ülkesinde bile böyle bir şey ortaya çıktığında yer yerinden oynar; o toplum kendisine böyle bir tezgâh kuranların üstüne yürür.
Yazının devamını okumak için tıklayın.