F-35, diğer adıyla, Joint Strike Fighter (JSF) projesi ABD’nin geliştirdiği en pahalı ve en kapsamlı savaş sanayii yatırımı. Ama ABD bu projeyi tek başına yürütmüyor. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu sekiz NATO ülkesi, yaklaşık 400 milyar dolarlık bu savaş projesine ortak. Ama şimdiye değin, F-35 projesinin başına gelmeyen skandal kalmadı. Projenin sır olması gereken birçok yönü ortalığa döküldüğü gibi, projeye ortak olmayan Çin’in ve Rusya’nın, projenin birçok ayrıntısını, bildiği ve F- 35’lerden çok daha gelişmiş uçaklar üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. JSF projesinin maliyeti tartışılırken yapılan bir simülasyon tatbikatında Rus uçaklarının F-35’lerden çok daha marifetli olduğu da görüldü.
Böylece, ek yatırım ve teknoloji maliyetleriyle yarım trilyon dolarlık bir bütçeye ulaşan proje, tartışılan bir yatırıma dönüştü. Şimdi hem ABD Savunma Bakanlığı hem de projenin ana yürütücü firması Lockheed Martin şaşkın. Aslında JSF projesi o kadar önemli ve iddialı bir proje ki, NATO bu yatırıma, 21. yüzyılın ilk 50 yıllık bölümünde projenin sahibi ülkelerin savaş gücü olarak egemenliğini kesinleştirecek ve ürettiği teknoloji ile bu ülkeleri bir adım öne çıkartacak bir güç gösterisi olarak bakıyordu. F-35 projesine NATO’nun bu kadar umut bağlamasının bir başka nedeni de, ağ merkezli savaş kavramına yanıt vermesi. Yani F-35’ler tek bir komuta merkezinden idare edilemeyecek. Uçaklardaki yazılım “dost” ülkeleri ve güçleri vurmayacak şekilde oluşturulabiliyor. Uçaklar yine “dost” bilgi ağlarına girip her türlü veriyi anında sistemlerine dâhil edebiliyorlar.
F-35’lerle ilgili en önemli bilgi bu uçakların ABD’nin ürettiği son insanlı savaş araçları olması.
Yazının devamını okumak için tıklayın.